2005 mali yılı bütçe kanun tasarısı (1 inci tur görüşmelerinde) tbmm,radyo-tv üst kurulu,cumhurbaşkanlığı,sayıştay,anayasa mah.
Genel Kurul, 35. Birleşim · 3. yasama yılı · 20 Aralık 2004 · 900 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemal Sağ (CHP), 20 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KANUN TASARISI (1 İNCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE) TBMM,RADYO-TV ÜST KURULU,CUMHURBAŞKANLIĞI,SAYIŞTAY,ANAYASA MAH.); konuşma 900 kelime.
Kemal Sağ (CHP, Adana). “2005 mali yılı bütçe kanun tasarısı (1 inci tur görüşmelerinde) tbmm,radyo-tv üst kurulu,cumhurbaşkanlığı,sayıştay,anayasa mah”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2004-12-20-2005-mali-yili-butce-kanun-tasarisi-1-inci-tur-gorusmelerinde-tbmm-r (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA KEMAL SAĞ (Adana)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2005 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısının Sayıştayla ilgili bölümü hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Geçen yıl yine bu kürsüden Sayıştay hakkında birçok eleştirilerde bulunmuştum. İlgililer bu uyarılarımı dikkate almış olmalılar ki, bu yıl eleştiri konusu az. Bu bizim için sevindirici bir durum; ama, ne var ki, bu yıl da özellikle hükümeti eleştireceğim iki ciddî konu gündemde kalmaya halen devam ediyor. Bu iki konuya az sonra değineceğim. Önce, Sayıştayın denetim ve idarî faaliyetleri hakkında biraz konuşmak istiyorum.
2003 yılında denetlenmesi gereken 7 229 adet saymanlığın geçen sene sadece yüzde 11'i denetlenmiş iken, bu yıl bu oran yüzde 13'e çıkmış durumdadır. Bu arada parasal hacim olarak da oran yüzde 79 olmuştur; yani, bir başka deyimle, Türkiye'deki kamu harcamalarının beşte 4'ü denetim altına alınmıştır. Ayrıca, 11 374 adet konu da yargılanarak karara bağlanmıştır. Öte yandan, Sayıştay, performans denetimine ağırlık vererek, bu bağlamda, tarihî eserlerin korunması, ormanların korunması, kıyıların kullanımı ve denetimi, e-dönüşüm Türkiye Projesi ve devlet hastanelerinde ilaç ve tedavi malzemeleri konularını denetleyerek rapora bağlamıştır.
Bir olumlu konuya daha değinip, eleştirilerime geçeceğim. AB fonları çerçevesinde, 17 twining, yani, eşleştirme projesinden bir tanesi Sayıştaya tahsis edilmiş. Böylece, 1 400 000 euroluk bir fon, denetim kapasitesinin güçlendirilmesi projesine ayrılmış durumdadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bakınız, biz CHP olarak, dün olduğu gibi bugün de pozitif muhalefet anlayışımızı yine devam ettiriyoruz, yapılan güzel ve olumlu şeyleri alkışlıyoruz; ancak, doğru bulmadıklarımızı da, iktidarın yanlış uygulamalarını da açıkça ortaya koymaya devam ediyoruz.
Bakın, geçen sene, Sayıştaya önem verdiğinizi, yargıya güvenmeye başladığınızı düşünmüştük. Geçen yıl bütçe büyüklüğü yüzde 2 artarken, Sayıştay ödeneklerini yüzde 14 artırmıştınız; ama, bu yıl bakıyoruz, genel bütçe büyüklüğü yüzde 6 artarken, Sayıştayın ödeneklerinde yüzde 2 azalma görüyoruz.
Bakın, yine, ikinci bir hususu açıklamak istiyorum sizlere. Sayıştay, bu yıl, denetçi yardımcısı sınavı açıyor. Bu sınavda 60 kişilik boş kadro varken ancak, 30 kişi kazandırılabiliyor ve ne yazık ki, bunun da 15'i, yine, başka kurumlara geçiyor. Neden; çünkü, işe yeni başlayan Sayıştay denetçi yardımcılarının maaşları sadece 800 000 000 lira.
Bu gençler, Sayıştay denetçi yardımcılığı yerine, eğer Başbakanlık uzman yardımcılığını tercih ediyorlarsa, herhalde burada bir yanlışlık var demektir. Bu gidişle, belki de, Sayıştay, emekli olanların yerini bile dolduramayacak.
Üçüncü bir konu: Geçen sene burada görüşülen Kamu Yönetimi Temel Yasasında -son maddesi bekliyor- Sayıştay bünyesine alınması planlanan Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu için ödenek ayrılmadığını görüyoruz. Eğer, bu, YDK'nın Sayıştaya katılmasından vazgeçildiğini ifade ediyorsa, bu, bir yanlıştan dönülmesi demektir. Yanlıştan dönmek bir erdemdir. Doğrusu da, zaten, Sayıştay gibi, yine, yetkilerini Anayasadan, Anayasanın 165 inci maddesinden alan Yüksek Denetleme Kurulunun, performans denetimini Türkiye Büyük Millet Meclisi adına yapan ve köklü bir kuruluş olan Yüksek Denetleme Kurulunun bağımsız olarak çalışmasına devam etmesidir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi de, eleştirmek durumunda olduğum iki önemli konuya geçiyorum. Bunlardan bir tanesi, yeni Sayıştay yasası tasarısıdır. Bildiğiniz gibi, Kamu Malî Yönetimi Kanununun birkısım hükümleri, bu yıl bütçe kanunuyla uygulamadan alınıyor. Öte yandan, Türkiye Ulusal Programında kamuda performans odaklı denetime geçilmesi öngörülüyor. Diğer taraftan, ülkemiz açısından, ne yazık ki, çok büyük tavizler sonucu -eğer, Rumlar izin verirse- başlayacağımız AB'ye giriş müzakereleri arifesinde bu yasa büyük önem taşımaktadır. Hem denetim standartlarının Avrupa'ya entegrasyonu hem IFAC muhasebe standartları açısından, üstelik, bir de malî reformla ilgili yasalar yönünden büyük önem taşıyan bu yasa, her şeyin ötesinde Sayıştayın da yeniden yapılandırılmasına olanak verecek ve bu kurumun fonksiyonlarını realize edecektir. Hal böyle iken, Sayıştay yasa tasarısının, hâlâ, Büyük Millet Meclisi gündemine alınmaması, kanaatimizce, hükümet adına bir nakısadır, eksikliktir.
İkinci önemli konu, 2003 yılında boşalan 5 ve daha sonra boşalan 3 Sayıştay üyeliği için seçimlerin hâlâ yapılmayışı, daha doğrusu, yaptırılmayışıdır. Evet, 8 üyenin seçimi, hâlâ, askıda tutulmaktadır. Seçim usulüne göre, bu yılın başında, Sayıştay Genel Kurulu, boşalan 8 üyelik için yasa gereğince 32 aday adayını belirleyip Büyük Millet Meclisine sunuyor; Başkanlık makamı da konuyu 2004 Ocak ayında Plan ve Bütçe Komisyonuna sevk ediyor. Komisyonda aday sayısı 16'ya düşürülecek, müteakiben Genel Kurulda da 8 üye seçilecek. Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığı, herhalde, aldığı gizli bir talimat gereği olsa gerek, bir türlü altkomisyonu oluşturup süreci devam ettirmiyor. Bu arada, Sayıştayda kilitlenme olmuş, Daireler Kurulu çalışamamış, Temyiz Kurulu çalışmaları aksıyormuş, kimin umurunda! Ama, ne olduysa, dört gün önce Plan ve Bütçe Komisyonunda altkomisyon oluşturulmuş durumda. Şimdi diyeceksiniz ki Sayın AKP'li arkadaşlarım, ne yapalım, komisyonun işleri çok yoğun, çok fazla, o yüzden buna sıra gelmedi... Keşke öyle olsa değerli arkadaşlarım. Hepimiz görmedik mi, yaşamadık mı, iktidarın önem verdiği birçok yasa tasarısı istenildiğinde sabahlara kadar toplanılarak komisyondan geçirilmedi mi! Yangından mal kaçırır gibi birçok yasa İçtüzük hükümleri zorlanarak kırksekiz saat geçmeden Genel Kurula getirilmedi mi! Birçok yasa tasarısının sırası değiştirilerek Cumhuriyet Halk Partisinin muhalefet yapması engellenmeye çalışılmadı mı!
Sayın AKP'li arkadaşlarım, sizin meseleniz zaman meselesi, yoğunluk meselesi filan değil. Sizin meseleniz, sağır sultan da duydu ki, aday adaylarının sizin açınızdan şayanı kabul olmamasıdır. Bunu biz dile getirdik, Sayın Genel Başkanımız defeatle dile getirdi, tüm medya yazdı; ama, sizde tık yok... Yazık, gerçekten yazık arkadaşlar!... Yasanın öngördüğü yetkiyi kullanan Sayıştayın belirlediği tüm isimler, kendi alanında temayüz etmiş, hepsi birbirinden değerli meslek mensuplarıdır.
Değerli arkadaşlarım, bir hukuk devletinde bu tür düşüncelere yer yoktur. O zaman hukuk devleti iddiası nerede kaldı, demokrasi inancı nerede kaldı, mesleğe saygı, hukuka saygı nerede kaldı?..
Burada akla hemen başka bir soru geliyor ister istemez değerli arkadaşlarım; o da şu: AKP olarak Anayasa Mahkemesi üyelerinin bir kısmının Büyük Millet Meclisi tarafından seçilmesini öngören düşüncelerinizi zaman zaman duyuyoruz; bunu medya da yazdı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
33 konuşma daha · 20 Aralık 2004
