İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 91. BİRLEŞİM · SALI

Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile karadeniz'in kirliliğe karşı korunması anlaşması (s.s.87)

Abdurrahman Müfit Yetkin

Şanlıurfa Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 91. Birleşim · 1. yasama yılı · 10 Haziran 2003 · 1.087 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Abdurrahman Müfit Yetkin (AK Parti), 10 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE KARADENİZ'İN KİRLİLİĞE KARŞI KORUNMASI ANLAŞMASI (S.S.87)); konuşma 1.087 kelime.

Abdurrahman Müfit Yetkin (AK Parti, Şanlıurfa). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile karadeniz'in kirliliğe karşı korunması anlaşması (s.s.87)”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 10 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdurrahman-mufit-yetkin-22-2003-06-10-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-karadeniz-in-kirlilige-karsi-korunmas (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA ABDURRAHMAN MÜFİT YETKİN (Şanlıurfa)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Komisyonu Arasında Merkez Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı hakkında, AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Karadeniz ekosisteminin geri kazanımını sağlamak ve doğal kaynaklarını iyileştirmek; Karadeniz'in deniz çevresinin kirlenmesini önlemek, azaltmak ve kontrol etmek; doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını ve kıyı alanlarında çevre dostu insan faaliyetlerinin teşvik edilmesini sağlayan yasal araçların geliştirilmesini sağlamak; bölgesel ve ulusal düzeylerde sektörlerarası etkileşimi başlatmak, biyolojik çeşitliliğin korunması ve ekosistem fonksiyonlarının sürdürülebilmesi ve yenilenmesini sağlamak; aşırı avlanma, kirlenme ve doğal olmayan türlerin yerleşimi gibi tehditlerin devam etmesini ve deniz yaşamına ve yaşam kaynaklarına zarar vermesini önlemek amacıyla, çevrenin korunması ve iyileştirilmesi alanında Karadeniz havzasında sürdürülebilir kalkınma için işbirliği yapmak ve Karadeniz kaynaklarının yoğun kullanımından dolayı su kalitesinin bozulmasına, biyolojik çeşitliliğin azalmasına engel olmak; Karadeniz su kalitesini, deniz ve kıyı ekosistemini iyileştirmek, bölgede sürdürülebilir kalkınma sağlamak ve Karadeniz deniz çevresini ve canlı kaynaklarını Karadeniz ülkeleri tarafından ortak bir çabayla korumak amacıyla, Karadeniz'e kıyısı olan Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya Federasyonu, Ukrayna ve Türkiye'nin çabalarıyla, Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi, yani, Bükreş Sözleşmesi ve eki protokollerden Karadeniz Deniz Çevresinin Kara Kökenli Kaynaklardan Kirlenmeye Karşı Korunmasına Dair Protokol, Karadeniz Deniz Çevresinin Petrol ve Diğer Zararlı Maddelerle Kirlenmesine Karşı Acil Durumlarda Yapılacak İşbirliğine Dair Protokol, Karadeniz Deniz Çevresinin Boşaltmalar Nedeniyle Kirlenmesine Karşı Protokol, 21 Nisan 1992 tarihinde Bükreş'te, Karadeniz'e kıyısı bulunan Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya Federasyonu, Türkiye ve Ukrayna tarafından imzalanarak, 15 Ocak 1994 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Sözleşmeye taraf ülkelerin çevre bakanları veya çevreden sorumlu bakanları, Nisan 1993'te, Odessa'da, doğal kaynakların rasyonel yönetimi ve iyileştirilmesi için kısa, orta ve uzun vadeli çevresel hedefleri içeren bir deklarasyon imzalamışlardır. Bu sözleşme ve deklarasyon çerçevesinde, GEF diye anılan, Küresel Çevre İmkânı Kaynaklı Karadeniz'in Çevresel Yönetimi ve Korunması Programı başlatılmış ve bu program çerçevesinde, organizasyon, kurumsal yapının geliştirilmesi, kirlilik izleme, acil müdahale, biyo çeşitlilik ve kıyı yönetimi gibi alanlarda birçok ulusal ve uluslararası çalışma gerçekleştirilmiştir.

Bu çalışmaların neticesinde, 30-31 Ekim 1996 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenen Bakanlar Konferansında, Karadeniz'in Rehabilitasyonu ve Korunması İçin Stratejik Eylem Planı kabul edilmiştir.

Diğer taraftan, Bükreş sözleşmesine âkit 6 Karadeniz ülkesi, Karadeniz çevresinin rehabilitasyonu, korunması ve Karadeniz bölgesinde sürdürülebilir bir kalkınma sağlanması amacıyla bölgesel strateji belirleyen Karadeniz'in Korunması ve Rehabilitasyonuna İlişkin Stratejik Eylem Planını 31 Ekim 1996 tarihinde İstanbul'da kabul ederek, Bükreş Sözleşmesi ve eki protokollerinde de yer alan taahhütlerini eyleme dönüştüreceklerini bir kez daha teyit etmişlerdir. Bu plan, kirliliği azaltmaya, canlı kaynakların yönetimini iyileştirmeye ve insanî gelişmeyi çevreye zarar vermeyecek şekilde teşvik etmeye yönelik tedbirleri ortaya koyan 59 adet taahhüt içermektedir ve çevresel iyileştirme projelerinin finansmanına yönelik adımlar atılmaktadır.

Değerli milletvekilleri, Bükreş Sözleşmesi ve eki protokolleri ile Stratejik Eylem Planı hükümleri çerçevesinde, Karadeniz Bölgesinde doğal kaynakların yoğun kullanımından dolayı su kalitesinin bozulmasına ve biyolojik çeşitlilik ile peyzaj değerlerinin azalmasına ve tahrip edilmesine engel olmak; Karadeniz su kalitesini, deniz ve kıyı ekosistemini iyileştirmek ve bölgede sürdürülebilir bir kalkınma sağlamak amacıyla çalışmalar, Karadeniz kıyı devletlerinin ulusal düzeydeki uygulamaları ve bölgesel düzeydeki ortak eylemleri ile Küresel Çevre İmkânı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, Birleşmiş Milletler Çevre Programı, Dünya Bankası, Avrupa Komisyonu ve Uluslararası Denizcilik Örgütü gibi bölgesel ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği halinde devam etmektedir.

Diğer taraftan, Karadeniz ekosisteminin korunması çalışmalarını uygulanabilir bir sistem çerçevesinde geliştirmek ve gerekli çalışmaları Bükreş Sözleşmesi uyarınca yapmak amacıyla, Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Komisyonu Daimî Sekreteryası, âkit tarafların icra organı niteliğinde her bir Karadeniz'e kıyıdaş ülkeden bir temsilcinin yer aldığı Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Komisyonuna destek sağlamak üzere kurulmuş olup, Karadeniz ülkeleri arasındaki koordinasyon Daimî Sekreterya tarafından yürütülmektedir. Türkiye, Karadeniz Komisyonuna ve Daimi Sekreteryaya evsahipliği yapmaktadır.

Bükreş Sözleşmesinin teknik yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için, Karadeniz Çevre Programı kapsamında Stratejik Eylem Planı hükümleri çerçevesinde kurulan faaliyet merkezleri ve bunlara bağlı danışmn grupları âkit taraf ülkelerinde yürütülmektedir.

Karadeniz Komisyonuna bağlı olarak, mevcut 6 faaliyet merkezi bulunmaktadır. Her bir faaliyet merkezi, bir âkit ülke tarafından yürütülmektedir. Bu kapsamda, kara kökenli kirleticilerin kontrolü faaliyet merkezinin çalışmaları ülkemiz tarafından, denizciliğin çevresel güvenlik yönleri faaliyet merkezinin çalışmaları Bulgaristan tarafından, kirliliğin izlenmesi ve değerlendirilmesi faaliyet merkezinin çalışmaları Ukrayna tarafından, entegre kıyı alanları yönetimi faaliyet merkezinin çalışmaları Rusya tarafından, biyolojik çeşitliliğin korunması faaliyet merkezinin çalışmaları Gürcistan tarafından, balıkçılık ve diğer deniz canlıları faaliyet merkezinin çalışmaları Romanya tarafından koordine edilmektedir.

Söz konusu faaliyet merkezleri tarafından koordine edilen danışma grupları, âkit tarafların temsilcilerinden oluşmaktadır. Bahsettiğim danışma grupları dışında, sekreterya bünyesinde yer alan ve veritabanı oluşturulması amacıyla bilgi ve veri değişimi danışma grubu ve su çerçeve direktifi danışma grubu, aktif bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedir.

Bükreş Sözleşmesi uyarınca her ülkenin üst düzey bir yöneticisi (müsteşar veya müsteşar yardımcısı) Karadeniz Sekreteryası tarafından gerçekleştirilen ve yılda en az bir defa yapılan komisyonerler toplantısında ülkesini temsil etmektedir. Komisyonerler toplantısında, danışma gruplarının yıl içinde yaptıkları çalışmalar, sözleşme ve protokollerde yapılması düşünülen değişiklikler ve Karadeniz Sekreteryasının yıllık bütçesi görüşülmektedir. Bugüne kadar, Karadeniz Sekreteryasının yıllık bütçesinin yüzde 40'ı ülkemiz tarafından, geri kalan kısmı ise, sözleşmeye taraf olan diğer ülkeler tarafından ödenmektedir.

Türkiye, ayrıca, Karadeniz deniz çevresinin ve doğal kaynaklarının korunması çabalarında, Bükreş Sözleşmesinin hazırlanması çalışmalarına başlandığı yıllardan bu yana, öncü devlet kimliğini daima korumuştur.

Değerli milletvekilleri, bu kapsamda, stratejik eylem planının revize edilmiş zaman dilimini uygulaması hususundaki ülke çabalarını yoğunlaştırmak, Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Komisyonu ile Daimî Sekreteryası ve yapısındaki diğer birimlerin işleyişini desteklemek ve komisyonun kapasitesini ve etkinliğini artırmasına destek vermek, Nisan 1992'de gerçekleştirilen Bükreş Konferansının kararlarınca oluşturulan komisyonun faaliyet merkezlerini ulusal düzeyde desteklemek, Karadeniz'in iyileştirilmesi için Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Küresel Çevre İmkânı Projesinin uygulanmasına aktif olarak katılmak, Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Komisyonu çerçevesinde veri toplama ve veri yönetimi sürecini geliştirmek ve kıyı ülkelerinin ilgili otoriteleri ve kurumları ile komisyon arasında düzenli bilgi ve veri akışı oluşturmak ve acilen bölgesel çevre izleme aktivitelerini başlatmak; çevre yönetimi, ekonomik çevre araçlarının tanıtılması ve yoğun kullanımı, kaynağı belli olmayan kirlilik kontrolü ve çevre yönetiminde sektörel entegrasyon gibi öncelikli önemi olan alanlarda ulusal ve bölgesel düzeydeki çalışmaları güçlendirmek; Tuna Nehrinin korunması, Uluslararası Komisyon ile Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Komisyonu arasında imzalanan mutabakat muhtırasının faaliyet alanını genişletmek, ileriye yönelik geliştirmek ve uygulamak; bölgedeki öncelikli çevre projelerinin uygulanmasını hızlandırmak ve bölge düzeyinde koordinasyon için önemli bir araç olan, yeni kurulan DABLAS Gücünü desteklemek; Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi ve diğer mevcut bölgesel araçların amaçlarını paylaşarak, tüm ülkelerle ve organizasyonlarla işbirliği yapmak ve Karadeniz'in çevre durumunu geliştirmek ve çabaları tamamlamak, hem Karadeniz Bölgesinin çevresinin iyileştirilmesi, 1960'lı yıllardaki su kalitesine ulaşılması ve hem de, Türkiye'nin öncü kimliğini devam ettirebilmesi ve bölgesel düzeyde taahhütlerini yerine getirebilmesi açısından çok önemli ve çok büyük önem arz etmektedir.

Bu anlaşmanın onaylanması için AK Parti olarak kabul oyu vereceğiz.

Bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

21 konuşma daha · 10 Haziran 2003

21 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook