İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 38. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

2006 merkezi bütçe kan.tas.(san.ve tic.bak.,rekabet kurumu,milli prodüktivite kurumu,küçük ve orta ölçekli sanayii geliştirme ve destekleme idaresi başk.,türk akreditasyon kurumu,tse,türk patent enstitüsü,çevre ve orman bakanlığı,orman genel müdürlüğü,devlet meteoroloji,özel çevre koruma kurumu bşk.)onüçüncü tur

Ahmet Ertürk

Aydın Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 38. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Aralık 2005 · 982 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet Ertürk (AK Parti), 21 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(SAN.VE TİC.BAK.,REKABET KURUMU,MİLLİ PRODÜKTİVİTE KURUMU,KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ SANAYİİ GELİŞTİRME VE DESTEKLEME İDARESİ BAŞK.,TÜRK AKREDİTASYON KURUMU,TSE,TÜRK PATENT ENSTİTÜSÜ,ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI,ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ,DEVLET METEOROLOJİ,ÖZEL ÇEVRE KORUMA KURUMU BŞK.)ONÜÇÜNCÜ TUR); konuşma 982 kelime.

Ahmet Ertürk (AK Parti, Aydın). “2006 merkezi bütçe kan.tas.(san.ve tic.bak.,rekabet kurumu,milli prodüktivite kurumu,küçük ve orta ölçekli sanayii geliştirme ve destekleme idaresi başk.,türk akreditasyon kurumu,tse,türk patent enstitüsü,çevre ve orman bakanlığı,orman genel müdürlüğü,devlet meteoroloji,özel çevre koruma kurumu bşk.)onüçüncü tur”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-erturk-22-2005-12-21-2006-merkezi-butce-kan-tas-san-ve-tic-bak-rekabet-kurumu-milli-produ (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA AHMET ERTÜRK (Aydın)Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Çevre ve Orman Bakanlığımızın 2006 yılı bütçe tasarısı üzerine AK Parti Grubu adına söz almış bulunmaktayım; öncelikle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son otuz kırk yıl içerisinde dünyada meydana gelen hızlı sanayileşme sonucu ortaya çıkan ekolojik bozulma ve çevre kirliliği, ülkemizde ve dünyada çevre bilincinin daha da öne çıkmasına ve bu konuda yapılan çalışmaların hızlanmasına neden olmuştur; çünkü, çevreye karşı duyarsızlığın telafi edilemez neticeler doğuracağı tüm dünyada görülmüş, bu durum dünya ülkelerini ortak çalışmalar yapmaya ve bu çalışmaları da bilinçli bir şekilde ortak akla doğru yönlendirmiştir.

Dünyada ve ülkemizde çevre ve ormancılıkla alakalı olarak politikaların olmazsa olmazı, koruma kullanma kavramıdır. Bu kavram, dünyada ve ülkemizde fevkalade önem kazanmıştır. Çevreyi değerleriyle, flora ve faunasıyla, deniziyle, gölüyle, dağıyla, ormanıyla, bütün zenginlikleriyle korumak ve kullanmak, biz vatandaşların birinci önceliği olmalıdır. Yeni gelişen ve yükselen bir değer de, artık çevreyi korumak yasalarla değil, bilinçli bireylerce gerçekleşmelidir. Ülkemizde, bu konuda bilinçlenme, son yıllarda Çevre ve Orman Bakanlığımızın gayretli çalışmaları, basın yayın ve sivil toplum kuruluşlarımızın katkılarıyla her geçen gün artmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde en önemli ve güncel konulardan birisi, katı atık kontrolü ve depolanması konusudur. Katı atık yönetiminde karşılaşılan en önemli problem, katı atık yönetim işletmelerinde çok sayıda küçük belediyelerin bulunmasıdır. Küçük belediyeler, atıkların bertarafı açısından belirli bir altyapıya, deneyimli personel ve yöneticiye sahip değillerdir. Bu nedenle, atıkların bertarafı için, büyük yönetim birimlerinin, mesela belediyeler birliği gibi üst kurumların kurulmasını teşvik etmek önem taşımaktadır. Böylece, sınırlı kaynaklardan maksimum avantaj sağlayacak şekilde yararlanılmasına imkân bulunabilir. Büyük ölçekli işletmeler ve böyle büyük tesisler ortaklaşa kullanılarak daha fazla verim elde edilebilir.

Çevre ve Orman Bakanlığımız, şu anda, yüzde 35'i değerlendirilebilen katı atıkların düzenli tesislerde depolanan, ancak yüzde 65'i "vahşi depolama" tabir edilen, yani hoyratça doğaya terk edilen bu atıklar yönünde bu sorunu çözmek için, katı atık yönetimi konusunda belediyelerimize vermiş olduğu hizmetleri teknik ve finansal olarak desteklemek için projeler geliştirmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekillerimiz; ülkemizde ormancılık çalışmaları son yıllarda önemli aşamalar kaydetmiştir. Orman teşkilatımız, yüzaltmış yıllık birikimi, tecrübesi, teşkilatlanma sistematiğiyle oturmuş bir yapıya sahiptir. Son yıllardaki gayretli çalışmalarıyla, orman teşkilatımız göz doldurmaktadır. Ülkemizin yüzde 27'sini kaplayan ormanların korunması, kullanılması ve işletilmesi, görev olarak bu işlevi gören hayatî kurumlarımızdan birisi olma işlevini sürdürmektedir.

1992 ile 2002 yılları arasına, yani, on yılın ortalamasına baktığımızda, yılda 75 000 dekar ağaçlandırma yapılabilirken, bu rakam son yıllarda 175 000 hektara çıkmıştır; 2006 yılında 300 000 hektara çıkarılması hedeflendiğini büyük bir sevinçle görmekteyiz.

Yine, fidanlık üretiminde de, 2002 yılında örneğin 115 000 000 fidan üretilmekte iken, bu rakam bugün 250 000 000'a ulaşmış, ilerleyen yıllarda da daha da artmasının hedeflendiğini de gene büyük bir sevinçle görmekteyiz.

Çevre ve Orman Bakanlığımızca yapılan ağaçlandırma faaliyetlerinde, yılda ortalama altı ay insanlar çalıştırılabilmektedir. 2006 yılında, bakanlığımız, 300 000 hektar ağaçlandırma ve 200 000'den fazla insana da iş verme konusunda büyük bir proje oluşturmuştur. Aydın'ın pek çok köyünde, ülkemizin pek çok köyünde bozuk baltalık alanlara, projelendirilerek, hatta hibe kredilendirilerek, fıstık çamı, kestane ve zeytin diktirilmesi çalışmalarına hız kazandırılmıştır.

Orman yangınları konusunda da çok büyük bir aşama kazanılmış; örneğin, 1993'lü yıllarda yılda 14 000 hektar nispetinde büyük yangınlarla ülkemiz karşı karşıya kalır iken, 2005 yılında bu nispet 2 700 hektara kadar indirilerek, ormancılık ve bakanlık tarihinde orman teşkilatımız, bakanlığımız çok büyük bir başarıyla yangınlar konusunda büyük bir ivme kazanmıştır.

Ormanlarımızın korunmasında devlet-millet işbirliğinin çok güzel bir örneğiyle, hükümetimiz ve bakanlığımız ve orman teşkilatımız güzel bir çalışma yapmış, klasik bekçilik sisteminden ormanların köy tüzelkişiliklerince korunması sistemine geçilmiştir. Gençleştirme alanlarının köy tüzelkişiliklerince korunması çerçevesinde bu yıl 1 280 köyle sözleşme yapılmış ve bu köylere de bu koruma karşılığında 5 000 000 Yeni Türk Lirası ödeme yapılmıştır.

Orman kadastrosu konusunda da, yılda 250-300 bin hektarlık çalışmalar yapılabilir iken, 3402 sayılı Kadastro Kanununda yapılan değişiklikle, orman kadastro çalışmalarının genel kadastro çalışmalarıyla birlikte, tek elden, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünce yapılması sağlanmıştır. Bu çerçevede, bu yıl 2 000 000 hektar alanda orman kadastrosu gerçekleştirilecek, 2005 yılı sonu itibariyle de ülke ormanlarımızın yaklaşık yüzde 93'üne tekabül eden kısmının tamamen kadastrosunun tamamlanacağı hedeflenmiş bulunmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekillerimiz; ülkemizin en önemli sorunlarında birisi de, sosyal ve hukukî yara olan, kanayan ve kanamaya devam eden 2/B konusudur. İnsanlarımız bu konuda devletimizle nizalıdır. Buna bir son verilmesi ve bir çözüm bulunması gerekmektedir. Bu da bizim öncelikli ve ivedi görevlerimiz arasında bulunmalıdır. 2/B komisyonlarının çok hızlı çalışması ve devamında mülkiyet ve sahiplilik problemi de şu an çözüm beklemektedir.

Bugün geldiğimiz noktada, halen, sivil toplum örgütleriyle, üniversitelerle, hukukçularla çalışmalar yürütülmekte, herkes değişik platformlarda fikirlerini ortaya koymakta ve bu konunun çözümü için bir noktaya birlikte ve beraberce gidilmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun efendim.

AHMET ERTÜRK (Devamla)Sayın Başkan, değerli milletvekillerimiz; diğer önemli bir konu da, kızılağaç, aşılı kestane ve fıstıkçamı sorunudur. Hem ormanlaşmanın sağlanması hem ormanın korunması hem de orman köylümüze köyünde gelir getirici fırsatların yaratılması bakımından, orman köylülerimizin köylerinde oturmalarına imkân yaratmamız bakımından ve asgarî geçim şartlarını sağlayacak katkıda bulunmamız için bu konuda Yüce Meclisin yaptığı çalışmalar, maalesef, orman köylülerimizin dertlerine, sorunlarına tam bir çözüm noktası getirememiştir; bu konuda da bir yasal düzenleme yapma gerekliliği vardır.

Sayın Başkan, değerli milletvekillerimiz; ülkemiz nehirleri, her geçen gün sanayileşmenin etkisiyle kirlenmekte ve insan sağlığını aşırı derecede tehdit etmektedir. Ülkemiz genelindeki nehirlerin kirlenmesinin önüne geçilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasının yanında, çevre çalışmalarının da hayata geçirilmesi çok büyük önem arz etmektedir; örneğin -değerli konuşmacılarımızın da izah ettikler gibi- Büyük Menderes Nehri -bizim Aydın İlimizde- bu kirlilikten en çok nasibini alan nehirlerin başında gelmektedir. Komşu Uşak ve Denizli İllerimizdeki tekstil ve deri sanayicilerinin kimyasal atıklarıyla kirlenen nehrimizde ve Büyük Menderes Vadisinde canlı hayatın bitmemesi için Bakanlığımız etkin çalışmalar yapmakta, Uşak ve Denizli İllerimizdeki devam eden 3 tane arıtma tesisini bitirmek için yoğun bir çaba harcanılmaktadır.

Çevre değerlerimizin ve ormanlarımızın gelecek nesillerden bize emanet olduğu bilinciyle, zor şartlarda görev yapan başta Sayın Bakanımız ve Bakanlık mensuplarına şükranlarımızı sunuyoruz. Bu uğurda hayatını kaybeden ormancılarımıza Allah'tan rahmet diliyoruz. Bütçelerinin hayırlı olması temennisiyle, Yüce Heyetinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

52 konuşma daha · 21 Aralık 2005

52 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook