2006 merkezi bütçe kan.tas.(san.ve tic.bak.,rekabet kurumu,milli prodüktivite kurumu,küçük ve orta ölçekli sanayii geliştirme ve destekleme idaresi başk.,türk akreditasyon kurumu,tse,türk patent enstitüsü,çevre ve orman bakanlığı,orman genel müdürlüğü,devlet meteoroloji,özel çevre koruma kurumu bşk.)onüçüncü tur
Aydın Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 38. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Aralık 2005 · 882 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Özlem Çerçioğlu (CHP), 21 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(SAN.VE TİC.BAK.,REKABET KURUMU,MİLLİ PRODÜKTİVİTE KURUMU,KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ SANAYİİ GELİŞTİRME VE DESTEKLEME İDARESİ BAŞK.,TÜRK AKREDİTASYON KURUMU,TSE,TÜRK PATENT ENSTİTÜSÜ,ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI,ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ,DEVLET METEOROLOJİ,ÖZEL ÇEVRE KORUMA KURUMU BŞK.)ONÜÇÜNCÜ TUR); konuşma 882 kelime.
Özlem Çerçioğlu (CHP, Aydın). “2006 merkezi bütçe kan.tas.(san.ve tic.bak.,rekabet kurumu,milli prodüktivite kurumu,küçük ve orta ölçekli sanayii geliştirme ve destekleme idaresi başk.,türk akreditasyon kurumu,tse,türk patent enstitüsü,çevre ve orman bakanlığı,orman genel müdürlüğü,devlet meteoroloji,özel çevre koruma kurumu bşk.)onüçüncü tur”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozlem-cercioglu-22-2005-12-21-2006-merkezi-butce-kan-tas-san-ve-tic-bak-rekabet-kurumu-milli-produ (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ÖZLEM ÇERÇİOĞLU (Aydın)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bütçesiyle ilgili, sanayi ve kalkınma politikaları açısından stratejik öneme sahip, ekonominin belkemiği olan KOBİ'lerin önemini ve sorunlarını dile getirmeye çalışacağım.
KOBİ'lerin Türkiye ekonomisindeki yeri gözönüne alındığında, yapılan destekleme politikalarının KOBİ'lerin önemine paralel olmadığı görülmektedir.
Türk KOBİ'lerinin ekonomideki yeri nedir; ülkemizde toplam işletmelerin yüzde 90'ı KOBİ'dir; toplam istihdamın yüzde 77'sini sağlamaktadırlar. Toplam yatırımın yüzde 38'ini KOBİ'ler yapmaktadır. Oluşturulan katmadeğerin yüzde 27'sini KOBİ'ler sağlamaktadır. Ne yazık ki, ihracatın sadece yüzde 10'unu KOBİ'ler yapmaktadır. Bu düşük ihracatın sebebi de, en önemli nedeni de, girdi maliyetlerinin yüksekliği ve düşük kur politikalarıdır.
KOBİ'lerin ihracatının az olması, hepimizi, Türk sanayicimizi derinden yaralamaktadır. Türk sanayicisi OECD ülkeleri içinde elektriği en pahalı kullanan sanayicilerdendir. Fransa'da kilovatı 4,5 sent, Yunanistan'da 5,5 sent, Avrupa ortalaması 5 sent, Türkiye'de ise -neredeyse iki katı- 8,5 senttir. Sayın Başbakanın yeni ziyaret ettiği Yeni Zelanda'da 5,5 senttir.
Elektrikte durum böyle de, petrolde farklı mı; yine, OECD ülkeleri içinde en yüksek petrol ürününü Türkiye kullanmaktadır. Maliyeti 700 000 lira olan mazotu, sanayiciye ve çiftçiye 2 150 000 liradan satmaktasınız. Petrol ürünlerinde Türkiye dışında vergiden vergi alan başka ülke yoktur. 730 000 lira maliyet üzerine önce ÖTV konur, sonra KDV konur, böylece fiyat maliyetin 3 katına ulaşır. Dolayısıyla, KOBİ'ler dünyada rekabet yarışına her zaman 1-0 mağlup başlamaktadır.
Öte yandan, uygulanan kur politikalarından dolayı KOBİ'ler ihracat yapamaz, Türkiye ithalat cenneti oldu. Hükümet, bu politikasızlığı devam ettirdikçe, KOBİ'lerimiz daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalacaktır. Teknolojilerini yenileyemediklerinden dolayı sadece fason üreten firmalar haline dönüşeceklerdir. Ar-ge çalışmaları için finansman ayıramadıklarından, dünya teknolojisinin gerisinde kalmaktadırlar.
Değerli milletvekilleri, makine üreticileri mallarını Avrupa ülkelerine ihraç edebilmeleri için (CE) belgesine sahip olmaları gerekmektedir. Bu belgeyi alabilmek için firmaların her bir ürüne 10 000 ilâ 15 000 euro ödemek zorunda kaldığını biliyor musunuz? Bu belge, Türkiye'de ne zaman verilecektir? Bu belgeyi almak için üreticimiz daha kaç milyon euro yurt dışına, AB ülkelerine ödemek zorunda kalacaktır?
En büyük sorunların biri de, teşvik uygulamalarının sektörel bazda yapılmamasıdır. İşte, bu sorunlardan dolayı KOBİ'lerimiz dünya piyasasında rekabet şansını kaybetmektedir. Tüm bunların üstüne, hükümetin yatırım indirimini kaldırma düşüncesi Türk sanayicisine vurulan en ağır darbe olacaktır. Bu, sanayicilerimize yatırım yapmayın demektir. Yatırım yapan ile yapmayanın farkı ne olacak, nasıl ayıracağız?! Bu iş madalya veya plaket vermekle olmuyor.
Yatırım indiriminin kaldırılmasını isteyenler, gelecekte Türkiye'nin üretici, ihracatçı olmasını istemeyenlerdir. Bu şartlarda Kurumlar Vergisi indirimi sanayicimiz için hiçbir şey ifade etmeyecektir. Yatırım indirimi, sanayiciye uygulanan bir teşvik mekanizmasıdır. Bunu kaldırarak yatırımcının şevkini kırmayın. Ancak 500 000 000 euro yatırım yapana avantajlar getiriyorsunuz. Size soruyorum; hangi KOBİ bu ölçekte yatırım yapabilir?! Bu düzenleme kimin için?! Ofer için mi?!
AYHAN ZEYNEP TEKİN (BÖRÜ) (Adana)- Ezberlediniz Ofer'i. Her gün Ofer!
ÖZLEM ÇERÇİOĞLU (Devamla)- Değerli milletvekilleri, ekmeğin KDV'si yüzde 1, etin KDV'si yüzde 8, gübrenin KDV'si yüzde 18, tarım aletlerinin KDV'si yüzde 18, kefen bezinin KDV'si yüzde 18. Peki, pırlantanın KDV'si kaç biliyor musunuz?.. Tahmin edin. Sıfır, arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar) Pırlantanın KDV'si bu ülkede sıfır. Pırlantanın KDV'sini sıfır yapan iktidar da haklı; çünkü, pırlanta her evin ihtiyacı; ekmek gibi, et gibi! Ama, biliyorum ki, elini vicdanına koyan milletvekili arkadaşlarımız da pırlantanın KDV'sinin sıfır olmasından son derece rahatsız. Temel gıda maddelerinde yüzde 18…
Bu çelişkiyi ya ortadan kaldırın ya da Partinizin ismindeki "adalet" kelimesini kaldırın.
AKP'nin 2002 yılındaki seçim beyannamesinde yatırımcıya taahhüt ettiklerini, sizlere bir kere daha hatırlatıyorum. AKP, 2002 seçim beyannamesinde, yatırım seferberliği için gerekli ortamı sağlayacağını ve KOBİ'lerin yatırımlarını destekleyeceğine söz vermiştir. Yine, aynı belgede, AKP Hükümeti "Kamu açıklarını kapatmak amacıyla son yıllarda enerji ve haberleşme gibi temel girdi fiyatları üzerinde çok yüksek vergiler uygulanmıştır, fiyatlar dünya standartlarının çok üzerine çıkmıştır. Bu vergiler, reel sektörün uluslararası rekabet gücü kazanmasına ve ihracat potansiyelinin artırılmasına imkân verecek standartlara çekilecektir" demekte.
ALİ ÖĞÜTEN (Karabük)Çekeceğiz, çekeceğiz…
ÖZLEM ÇERÇİOĞLU (Devamla)Tarımı kalkındırıp terörü bitirecektiniz, yoksulluğu yenecek, yolsuzluğa damardan girecektiniz. Bunları başaramadığınız gibi, başarısızlık karnesine bir de Türk sanayicisini eklediniz. Tarımı bitirdiniz, terörü canlandırdınız, yoksulluğu derinleştirip, yolsuzluğu coşturdunuz. Yoksul ve işsiz halkı kapkaç sektörüne kanalize ettiniz. Burada, kolluk kuvvetlerinin elindeki gücü aldınız, elini kolunu bağlamayı ihmal etmediniz.
ÜNAL KACIR (İstanbul)Beraber yaptık bunları.
ÖZLEM ÇERÇİOĞLU (Devamla)AKP olarak, seçim beyannamenizde -yine hatırlatıyorum sizlere- "serbest bölgelerin daha etkin bir şekilde kullanılması ve yabancı yatırımcılara daha iyi tanıtılması sağlanacak, vergi muafiyetleri devam ettirilecektir" dediniz; ama, iki yıl geçmeden serbest bölgelerdeki vergi muafiyetlerini kaldırdınız. Sizin seçim beyannamenize güvenerek serbest bölgelere yatırım yapan yerli ve yabancı sermayeyi ortada bıraktınız. Basiretli devlet yönetimi bu değildir. Türk Devleti, bir dediği bir dediğini tutmayan, her gün yasaları değiştiren bir Orta Afrika diktatörü değildir.
Ege Serbest Bölgesinden bir örnek vermek istiyorum. 2005'te, toplam 52 firma ayrılmıştır. Sayın Dışişleri Bakanı, cazip hale geldiğini söylüyor. Bu şekilde mi cazip hale geliyor?! İki yıl içinde yerli-yabancı 52 firma Türkiye'yi terk ediyor. Yine, seçim beyannamenizde verdiğiniz sözler, seçim beyannamenizin tozlu sayfalarında kaldı. Siz, uyguladığınız politikalarla yatırım yapanı kaçırıyor, sonra da özel pazarlama yöntemlerinizle memleketin limanlarını, işletmelerini, yok pahasına satıyorsunuz!
Değerli milletvekilleri, KOBİ'lerin yüzde 92'si, KOBİ teşvik belgesine sahip değildir. KOBİ'lerin rekabet gücünü artırmak için bölgesel borsa sistemi kurulmalı, çokortaklı şirket yapıları hayata geçirilmelidir. İktidarda üçüncü yılını dolduran AKP Hükümeti, seçim beyannamesinde "KOBİ borsaları kurulacak, KOBİ'lerin hisse senetlerinin bu borsalarda işlem görmesi sağlanacaktır" taahhüdünde bulunmuş; ancak, bugüne kadar, diğer konularda olduğu gibi hiçbir şey yapılmamıştır. KOBİ'ler ayakta kalmayı zor başarmakta ve kredi kullanamamaktadırlar. Mevcut KOBİ'lerin yüzde 70'i kredi kullanamamıştır…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
52 konuşma daha · 21 Aralık 2005