Mustafa kemal atatürk ve dünya görüşü hk.
Konya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 16. Birleşim · 3. yasama yılı · 10 Kasım 2004 · 522 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Işık (AK Parti), 10 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE DÜNYA GÖRÜŞÜ HK.); konuşma 522 kelime.
Ahmet Işık (AK Parti, Konya). “Mustafa kemal atatürk ve dünya görüşü hk”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 10 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-isik-22-2004-11-10-mustafa-kemal-ataturk-ve-dunya-gorusu-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AHMET IŞIK (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün 10 Kasım 2004. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ölüm yıldönümü nedeniyle, O'nu ve dünya görüşünü kısmen ifade etmek amaçlı gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yaşadığı dönem ve konjonktürde fikir ve eylemleriyle yalnızca onlarca yıl sonraki günümüze değil, yüzyıllar sonraki zamana çığır açan seçkin insanı Yüce Meclisin anlamlı kürsüsünden ifade etmenin onurunu sizlerle paylaşıyorum. Çok yönlü kişiliği, üstün zekâsı, olaylar karşısındaki soğukkanlılığını asla kaybetmeden devlet-millet heyecanını en üst noktada tutarak hızlı ve sağlıklı karar alma özelliği, bilimi rehber edinip milletin geleceğini ve devletin bekasını esas alması, O'nu Atatürk yapan en önemli vasıflardır.
Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk Milletine bırakmış olduğu en büyük eseri, çağdaş ve modern Türkiye Cumhuriyetini muhkem temeller üzerine kurması ve geliştirmesidir. O'nun için gerçek ve gerçekçilik, ancak akıl ve mantığın sınırları ölçüsünde vardır. Bu nedenle, gerçekleştirmek istediği tüm atılımlarda ve yeniliklerde akıl ve mantığı şiar edinmiştir.
Değerli milletvekilleri, Atatürk'e göre en iyi kişi, kendinden çok ait olduğu toplumu düşünen, onun varlığının ve mutluluğunun korunmasına kendini adayan insandır. Cumhuriyetin temelini kültür olarak gören Atatürk, medeniyet yolunda başarıyı yenileşmeye bağlamakta ve devamla "sosyal hayatta, ekonomik hayatta, ilim ve fen sahasında başarılı olmak için tek gelişme yolu budur. İçinde bulunduğumuz medeniyet ailesinde layık olduğumuz yeri alacağız, onu koruyacağız ve sürdüreceğiz. Refah, mutluluk ve insanlık bundadır. Millet açıkça bilmelidir, medeniyet öyle kuvvetli bir ateştir ki, ona ilgisiz kalanları yakar ve yok eder. Biz, Batı medeniyetini bir taklitçilik olsun diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduğumuz için, dünya medeniyeti seviyesi içinde benimsiyoruz. Medeniyet yolunda yürümek ve başarılı olmak hayatın şartıdır. Bu yolun üzerinde duraksayanlar veya bu yol üzerinde ileri değil geriye bakmak cahilliği ve tedbirsizliğinde bulunanlar, medeniyetin coşkun seli altında boğulmaya mahkûmdurlar" demektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Büyük Önder Atatürk'ün temel hak ve hürriyetlere yönelik ifadesinde "çağdaş demokraside kişisel hürriyetler, özel bir değer ve önem kazanmıştır. Artık kişisel hürriyetlere devletin ve hiç kimsenin müdahalesi söz konusu değildir. Ancak, bu kadar yüksek ve kıymetli olan kişisel hürriyetin medenî ve demokrat millete neyi ifade ettiği 'hürriyet' kelimesinin mutlak şekilde düşünülebilen manasıyla anlaşılamaz. Söz konusu olan hürriyet, sosyal ve medenî hürriyettir. Bu sebeple, kişisel hürriyeti düşünürken, her kişinin, nihayet bütün milletin ortak çıkarını ve devletin varlığını göz önünde bulundurmak lazımdır. Anlaşılıyor ki, kişisel hürriyet mutlak olmaz. Bir başkasının hak ve hürriyeti ve milletin ortak çıkarı, kişisel hürriyeti sınırlar" demektedir.
Değerli milletvekilleri, Mustafa Kemal Atatürk, millî egemenliğe ağırlıklı vurgu yaparak "millî egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir taç ve tahtlar yanar, yok olur. Milletlerin esareti üzerine kurulmuş müesseseler, her tarafta yıkılmaya mahkûmdur. Bütün cihan bilmelidir ki, bu devletin ve bu milletin başında hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır, o da millî egemenliktir; yalnız bir makam vardır, o da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir" demektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, tamamlayın efendim.
AHMET IŞIK (Devamla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Atatürk ve düşünceleri, her dönem ve durumda, zengin bir yoruma, derin algılamaya yönelik ince hassasiyete, nesillere kalıcı aktarılmaya yönelik yüksek ideallere gereksinim duymaktadır.
Gönlümüzde ve ideallerimizde her gün yeniden doğan büyük lider ve büyük insanı rahmetle anarken, Yüce Meclisi, tekrar, saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
52 konuşma daha · 10 Kasım 2004