Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma
Manisa Milletvekili · Yeni Parti
Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 3 Kasım 2026 · 1.074 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu (Yeni Parti), 3 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 1.074 kelime.
Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu (Yeni Parti, Manisa). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 3 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-vehbi-bakirlioglu-2026-11-03-tutanak-metni (erişim: 3 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91133
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa)Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Sayın Bakanım hoş geldiniz, sunumunuzu dinledik. Sunumunuzda diyorsunuz ki: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatlarıyla emeklilerle ilgili iyileştirme için harekete geçtik." Benim tuhafıma gitti yani şu anda bu memlekette emekliler 23 bin lira gibi bir sefalet ücretiyle yaşamak durumundalar. Yani, seçim yaklaşmasa, Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın aklına emekliler gelmezse siz demek ki emeklilerin refah düzeyini arttırmak için herhangi bir harekette bulunmayacakmışsınız.
Şimdi, evet, 23.500 lirayla şu anda emeklilerimiz sefalet ücretiyle yaşamak durumunda. Tanıştırayım şu an Google yazdığın zaman "Türkiye emekli" diye yazdığınız zaman karşınıza çıkan amca bu. Gerçekten de sefalet ücretiyle yaşamak durumdalar. Peki, emekliler bu hâle nasıl geldi? Çok kısaca size bunu anlatmak istiyorum: Bakın, 2010 yılında Türkiye'de yaşayan nüfusun yüzde 12'si emeklilerden oluşuyormuş ve 2010 yılında emekli maaşlarının millî gelirden almış olduğu pay yüzde 6,8'miş. Yüzde 12 nüfus var emeklilerin millî gelirden almış olduğu pay da yüzde 6,8. Sene 2026 EYT çıktı, nüfus yaşlanıyor, emekli sayısında artış olmuş yüzde 12'den yüzde 19'a emekli sayısı çıkmış, normal şartlar altında ne olması lazım? Eğer emekli nüfusu genel nüfus içinde arttıysa o zaman emeklilerin de millî gelirden pastadan aldığı payın artması gerekirken burada farklı bir şey olmuş, 2026 yılında artması gereken millî gelirden pay yüzde 6,1'e düşmüş. Şimdi, normal şartlar altında matematik bilimi bunu açıklayamaz, bunun açıklaması yok. Burada olağanüstü bir durum var. Nedir olağanüstü durum? Burada emeklilerimizin hakkı gasbedilmiş. Yani şunu yapmışsınız, şunu demişsiniz emeklilere: "Emekli sayısı istediği kadar artsın, isterse 20 milyona çıksın, benim emeklilere vereceği millî gelirden, pastadan pay budur." demişsiniz ve bu nedenle emeklilerimiz bugün, bu sefaleti yaşamak durumunda kalıyor. Peki şöyle bir şey olsaydı: "2010 yılındaki emekli sayısı yüzde 12'den yüzde 18'e, yüzde 19'a çıkmış durumda aynı oranda 2026 yılında emeklilerimizin payı ne olurdu?" diye düşündüğüm zaman, daha doğrusu hesapladığımız zaman, yüzde 11'e çıkıyor. Yani bugün eğer emeklilerimizin hakkı gasbedilmemiş olsaydı emeklilerimizin millî gelirden aldığı pay yüzde 11 olacaktı. Kim gasbetti, nasıl gasbetti? Yani bütün bu hesaplamalar enflasyon üzerinden yapılıyor, yarın öbür gün TÜİK Başkanı gelecek, ondan bunun hesabını da soracağız. Ortalama emekli maaşının da 43.500 lira olması lazımdı, bugün 27.500 lira, 43.500 olması lazımdı. Beyanatlarınız var, sizin de beyanatınız var, Cumhurbaşkanın da beyanatı var: "Emeklilerde iyileştirme yapacağız." Peki, bakıyorsunuz, bütçeye bakıyorsunuz, emeklinin millî gelirden aldığı pay 6,1'den 6,5'e ancak çıkmış. Yani yüzde 11 olması gerekirken iyileştirme diye topluma sunmuş olduğunuz şey yüzde 6,5. Peki, ortalama emekli maaşı ne olacak Sayın Bakanım? Burada bize verebileceğiniz bir cevap var mı? Çalışma yapıyorsunuzdur mutlaka yani 43.500 lirayı aşacak mı? Olması gereken buydu. 43.500 lirayı aşacak mı? Mesela söz vermiştiniz "Memurlara verilen seyyanen 8.000 liralık zam, memur emeklilerine yansıtılacak." denilmişti. Bugün, o rakam 25 bine çıktı. Memur emeklilerine bu verdiğiniz sözü tutacak mısınız? Bunu sizlere soruyorum.
Tabii, bir de bahsetmiş olduğunuz şey, yirmi dört yıllık AKP iktidarının bugün başlangıcıymiş. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı bittiğinde birçok şeyle anılacak. Bence en çok anılacağı şeylerden bir tanesi de iş cinayetleriyle anılacak. İş kazaları son on üç yılda bilanço gerçekten de korkunç. 2013 yılında iş kazası geçiren sigortalı sayısı 191 binmiş Sayın Bakanım, yıl 2025 bu rakam 766 bine çıkmış, 4 katına çıkmış Sayın Bakanım. İş kazası sonucu ölümler 1.360 iken 1.931'e çıkmış durumda. Yani 2025 yılında her bir günde 5,4 kişi, iki günde 11 kişi iş kazalarında hayatını kaybetmiş, dört buçuk saatte 1 kişi. Rakamlara baktım, sizin rakamlarınıza baktım, bu insanlardan 35 tanesi 18 yaş ve altında, 85 tanesi de 65 yaş üstünde, aralarında 79 yaşında iş kazasında vefat eden yurttaşımız da var. Peki, çalışan başına yüz binde ölüm oranı Türkiye'de 9,9. Avrupa Birliğinde ne? Yüzde 1,63; tam 4 kat fark var yani fıtrat diyemeyiz buna, ciddi sıkıntılar var. Neden kaynaklanıyor? Denetimlerden kaynaklanıyor. Siz sunumunuzda bahsediyorsunuz. Esasında denetimlerin ne kadar yetersiz olduğundan siz bahsettiniz, dediniz ki: "Burada, 2,5 milyon iş yeri var, ekim ayı itibarıyla 11.039 işyerine denetimde bulunduk. 25 milyon işçi var, 1,2 milyon işçiye ulaştık." Esasında siz kendiniz söylemişsiniz yani 2,5 milyon iş yerinin 11 binine denetimde bulunmak denetim yapmıyoruz demektir. Rakamlar da bunu gösteriyor zaten. 2010 ile 2024 yılları arasında iş yeri sayısı yüzde 69 artmış olmasına rağmen iş güvenliği teftiş sayısı yüzde 56 azalmış efendim. İş yeri sayısı yüzde 69 artıyorken iş güvenliği teftiş sayısı yüzde 56 azalmış. İş yürütümü teftiş sayısıysa yüzde 81 oranında azalmış durumda.
Şimdi, burada, yanımda getirdim, sabahleyin de size göstermiştim. Biliyorsunuz ben Manisa Milletvekiliyim ve Soma'da belki de dünyanın en büyük iş cinayetlerinden bir tanesini yaşandı. Bu iş cinayetinden sonra Meclis bir araya geldi ve 2 ciltlik, böyle, tuğla gibi Meclis araştırma komisyonu raporu hazırladı, biliyorsunuz. Orada diyor ki: "Bu sektörde alınması gereken iş sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin belirlenmesi amacıyla kuruldu." Meclis görevini yapmış, bir komisyon raporu hazırlamış. Dünyada önlenmesi en kolay kaza olarak geçen 301 kişinin hayatını kaybettiği o kazadan sonra bir daha böyle bir kazanın yaşanmaması gerekirdi ama Amasra'da 43 madencimiz ne yazık ki hayatını kaybetti. Gene Meclis toplandı, gene bir araştırma komisyonu oluşturdu ve bu araştırma komisyonu "Bir daha benzer faciaların yaşanmasının engellenmesi için koyduk biz bunu." dedi. Bir daha yaşanmaması lazımdı, İliç'te bir daha maden faciası yaşandı. Bakın, bu kadar külliyat var, bu kadar külliyat var ve bu kazaların... Esasında kaza demeyelim, iş cinayetlerinin hepsi birbirinin tıpkısının aynısı. Bu memlekette kopya cinayetler işleniyor, birbirinin aynısı kopya cinayetler işleniyor.
Bakın, Manisa'da bir ay içerisinde 1 kaza oldu, 5 madencimiz göçük altında kaldı, 5 madencimizi şehit verdik biz. Eğer bir saat önce veyahut da bir saat sonra olmuş olsaydı bu rakam 45'e, 50'ye çıkacaktı. 5 kişi olduğu için pek kimse üzerinde durmadı ama 45'e, 50'ye çıkacaktı bu. Ben buradaki madencilerle konuştum, dinledim. Özgür Özel'in, Genel Başkanımızın bir lafı var, şöyle demişti geçmişte bir tarihte: "Bugün madene inenler, yer altına inenler 301 madenciden daha güvende değil." Ben bugün şuna eminim ve aynı şeyi söylüyorum: Bugün Türkiye'de madene inenler 301 madenci hangi şartlarda iniyorsa aynı şartlarda iniyorlar. 301 madenciyi kaybettiğimiz faciada "Hadi, hadi." diyorlardı, üretim baskısı vardı, bugün hâlâ aynı baskıyı görüyoruz. Proje uygulamasında yanlışlık yapılmış, hatalar yapılmış, eksik malzeme kullanılmış, atılması gereken direkler kullanılmamış, facia esasında göz göre göre gelmiş. Peki, denetim yapmış mısınız? Yapmışsınız efendim, denetimi yapmışsınız. Peki, nasıl yapmışsınız denetimi? Denetimin yapılacağı madende herkes tarafından öncesinden biliniyor. Yabancı gelmedi değil mi? Somada da aynı şey geçerliydi. Somada da denetimin yapılacağı öncesinden bildiriliyordu, gene aynı şeyle karşı karşıyayız. Bugün 9 kişi, 9 yönetici şu anda tutuklu ve biz bu davayı takip edeceğiz. Siz Soma davasını takip etmediniz, biz bu davayı takip edeceğiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa)5 kişinin davasını takip edecek misiniz etmeyecek misiniz size onu sormak istiyorum.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
19 konuşma daha · 3 Kasım 2026