02.07.2005 tarih ve5387 bankacılık kanunu geri gönderme tezkeresi va raporu (s.s. 997)
Samsun Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 7. Birleşim · 4. yasama yılı · 13 Ekim 2005 · 1.082 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Yeni (AK Parti), 13 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 02.07.2005 TARİH VE5387 BANKACILIK KANUNU GERİ GÖNDERME TEZKERESİ VA RAPORU (S.S. 997)); konuşma 1.082 kelime.
Ahmet Yeni (AK Parti, Samsun). “02.07.2005 tarih ve5387 bankacılık kanunu geri gönderme tezkeresi va raporu (s.s. 997)”. TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim tutanağı, 13 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-yeni-22-2005-10-13-02-07-2005-tarih-ve5387-bankacilik-kanunu-geri-gonderme-tezkeresi-va-r-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA AHMET YENİ (Samsun)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; 5387 sayılı Bankacılık Kanununun Cumhurbaşkanlığınca iade edilen 121 inci maddesi üzerinde Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Biraz evvel konuşan Denizli Milletvekili Sayın Ümmet Kandoğan, benim, bu yasanın komisyonda ve Mecliste hem iktidar milletvekilleri hem de muhalefet milletvekilleri tarafından Anayasaya aykırılık iddiası konusunda konuşmadıklarını, bundan haberdar olmadığını…
Değerli arkadaşlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu, esas no 1/1069, karar no 50. Burada diyor ki: "Cumhurbaşkanı tarafından ileri sürülen Anayasaya aykırılık iddiasının ne komisyonda yapılan görüşmeleri sırasında ne de Genel Kurulda iktidar ve muhalefet partisi milletvekilleri tarafından dile getirildi." Ben bunu söyledim; ama, Denizli Milletvekili başka konulara girdiği için, burayı okuyamamış galiba. Ben, evraka dayalı konuşuyorum Sayın Vekilim.
ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Nasıl okuduğumu gör, bak!
AHMET YENİ (Devamla)Adı geçen maddeyle ilgili Sayın Cumhurbaşkanının geri gönderme tezkeresine bakacak olursak, bu maddeyle, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanına, kurumun yönetiminde ve gerekli koordinasyonun sağlanmasında yardımcı olmak üzere 2 başkan yardımcısı atanabilmesine olanak sağlaması hedeflenmişti. Cumhurbaşkanlığınca iade edilen maddenin gerekçesinde ise "TMSF'nin meslek ve yönetim personelinin niteliklerinin Fon tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenmesinin öngörülmüş olması ve Fonun meslek personelinin görevlerinin önemi ve özelliği de gözetilerek yükseköğretimin hangi dallarını bitirenler arasından seçileceğine yasada yer verilmesi gerekirken, bu konunun yönetmeliğe bırakılması Anayasanın 128 inci maddesiyle bağdaşmamaktadır" denilmektedir.
Saygıdeğer Başkan, sayın milletvekilleri; 2003 yılı aralık ayında yasalaşan 5020 sayılı Kanun, TMSF'nin daha etkin çalışmasına ve bugün elde edilen tahsilat seviyelerine ulaşmasına imkân tanımıştır. Bu kanun, muvazaalı yollarla mal edinen, kamuya yüklediği borcu ödememek için bugüne kadar alıştıkları dolandırıcılık yöntemlerini icraya devam eden batık banka sahiplerinin etkin bir şekilde takibine imkân vermiştir. Geçmişte kolayca banka lisansı dağıtmakla başlayıp bazı gayri ahlakî ve gayri kanunî yollara tevessül eden banka sahiplerine göz yummakla devam eden ve sonuçta Türkiye'nin yaşadığı en derin ekonomik krizle neticelenen politik ihmallerin mirasını ancak böylesi bir yasal düzenlemeyle tasfiye edebilirdik ve biz de halkımıza söz verdiğimiz gibi gereğini yaptık. TMSF'nin aynı kanun gereği bağımsız bir kuruluş haline getirilmesi, bu yeni yasal imkânların kararlı bir şekilde kullanılmasını ve tahsilat süresinde hız ve etkinlik kazanmasını sağlamıştır. Geçmiş yöntemlerin mirası olan batık banka enkazını elde edilebilecek en yüksek değerle tasfiye etme yönündeki siyasî kararlılığımız, TMSF'nin etkin ve hızlı çalışmasıyla amacına ulaşmış bulunmaktadır. 2001-2003 yılları arasında 750 000 000 dolar tahsilat yapılmışken, 2004 yılında 900 000 000 dolar, bu yılın ilk 8 ayında da 1,4 milyar dolar tahsilat yapılmıştır. Bu, siyasî kararlılığın eseridir. TMSF'nin son gerçekleştirdiği medya ve çimento fabrikaları ihalelerinden elde edilen olağanüstü gelirleri de bu rakamlara eklediğimiz takdirde, bu yıl sonu itibariyle 5 milyar dolara yaklaşan bir tahsilat performansına ulaşacaktır.
Başarılı çalışmalarından dolayı, TMSF Başkanı Sayın Ahmet Ertürk ve ekibini de ayrıca kutluyorum.
Dikkate değer önemli bir husus da, bütün bu tahsilatlar yapılırken hiçbir şaibeye karışılmaması, açık, şeffaf, temiz satışlarla bu işlemlerin gerçekleştirilmesidir. TMSF'nin bu yılın haziran ayında ilk defa hazineye 1,5 milyar dolar para aktarması ve geçtiğimiz hafta da 500 000 000 YTL ödenmesi, iyi giden tahsilat sürecinin meyve vermeye başladığının işaretleridir.
Tüm bu olumlu gelişmeler oluyorken, kanunun 121 inci maddesinin geri gönderilme gerekçesinde vazedilen, Fon başkanına yönetimde ve gerekli koordinasyonun sağlanmasında yardımcı olacak iki başkan yardımcısının hangi vasıflarda olacağı hususunun nakıs kalmış olduğu gerekçesi, hükümetin bu konudaki politikalarına, kararlılığına ve performansına uygun hareket edecek liyakatte bürokratlar seçileceği gerekçesiyle giderilmektedir. Zaten, kamu personeli olmak için gerekli genel nitelikler 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilmiş olup, her bir kamu personelinde aranacak özel niteliklerin kanunla düzenlenmesine gerek yoktur ve bunda da Anayasaya bir aykırılık bulunmamaktadır.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hatırlamak dahi istemediğimiz halkın kaderine ve geleceğine hayasızca uzananların, hırsızların, hortumcuların döneminden, hortumların kararlı bir şekilde kesildiği yeni bir döneme girilmiştir. Bu yıl bir ilke imza atan, aranızda bir vekili olarak bulunduğum Samsun'da, bu yaz, ben ve diğer milletvekili arkadaşlarımız mevcut olan 964 köyümüzü, 15 ilçe ve il merkezimizi ziyaret ederek, halkın nabzını tutmuş bulunmaktayız. Vatandaş bizden, siyasî istikrar, ekonomik anlamda da refah istiyor. Bunlar var olduktan sonra ihtiyaç duyulan her şeyin kendiliğinden gelişeceğinin bilincinde olan insanlarımızın bize duyduğu güven ve destek, hiç kimsenin şüphesi olmasın ki, artarak sürecektir; çünkü, biz, halkımızın hizmetinde olmaya kararlı bir şekilde devam edeceğiz.
Her yıl çeyrek trilyon doların yatırım için uygun ülke aradığı dünyamızda büyük bir memnuniyetle görmekteyiz ki, 17 Aralıkta müzakere tarihi almamızla birlikte ülkemiz yatırım için gıpta edilen hedef ülke haline gelmiştir. Ülkemize giriş yapan yabancı sermayenin sayısal ve parasal değerindeki artış, şüphesiz ki, sağlamış olduğumuz güvenin, siyasî, ekonomik istikrarın bir sonucudur. Avrupa Birliği tam üyelik müzakerelerinin başlatılmış olmasıyla birlikte bu oran müzakereler süresince daha da artacak, ülkemiz, ekonomik, kültür ve turizm alanlarında tam anlamıyla bir cazibe merkezi haline gelecektir.
KİT Komisyonu üyesi olarak da bazı kamu bankalarından örnekler vermek istiyorum: Kurulduğu günden bugüne kadar genel bankacılık hizmetleri yanında Türk tarımının da tek finansörü ve bankacılık sektörümüzün lokomotifi durumundaki Ziraat Bankası bizden önceki dönem ve bugün itibariyle kullandırdığı bireysel kredi miktarını 9, tarımsal kredileri ise 8 kat artırmıştır. Buna paralel olarak kârını da artıran bankanın 2002 yılı net kârı 156 000 000 YTL iken, 2004 yılı rakamı 1 500 000 000 YTL olarak gerçekleşmiştir. 2000 yılında 4 646 000 YTL olarak gerçekleşen Halk Bankasının kârı takip eden yıllarda ciddî artışlar göstermiş, bu yılın ilk altı aylık döneminde 261 810 000 YTL mertebesinde gerçekleşmiştir. Yine bankanın kullandırdığı kredi miktarında da ciddî gelişmeler gözlemlenmektedir; 2004 yılında gerçekleştirdiği kredi kullanım oranını 2003 yılına göre yüzde 73 oranında artırmıştır.
Türkiye ekonomisinin can damarı konumundaki KOBİ'lerimizin her türlü ihtiyaçlarına yönelik kullandırdıkları kredilerle önemli bir bankacılık hizmeti sunan Vakıfbank da, diğer bankalarla mukayeseli olarak birçok konuda birinciliği elinde bulundurmaktadır.
Verdiğimiz bu rakamlar, siyasî istikrarın, ekonomide alınan radikal kararların ve daha profesyonel yönetim anlayışının sektöre olumlu yansımasıdır. Bizim dönemimizde alınan ekonomik önlemler sonucu, enflasyonun ve dolayısıyla faiz oranlarının düşmesiyle birlikte, bankalar, asıl iştigal sahalarına dönmek zorunda kalmışlardır. Devlete para satmaktan başka bir faaliyet unsurunu bankacılık anlamında sunmaktan âdeta kaçınan bankalar, artık bankacılık hizmetlerinde birbirleriyle yarışa girmişlerdir.
Yine, yasal altyapısını hazırlamış olduğumuz ipoteğe dayalı konut satışı sistemi olan Mortgagede, ekonomimizi canlandırırken, bankalarımızın işlerini yoğunlaştırırken, aynı zamanda, dargelirli insanımızı da uzun vadede ev sahibi yapacaktır.
Yukarıda zikrettiğim hususlar, siyasî ve ekonomik istikrarın tesis edildiği, karşılıklı güven ortamının oluştuğu ülkemizdeki bankacılık sektörünün başardığı sıçramalardır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AHMET YENİ (Devamla)Sayın Başkan, bitiriyorum.
BAŞKANBuyurun.
AHMET YENİ (Devamla)Bizler, bunun altyapısını oluşturduğumuz gibi, ileride olası olumsuzlukların yaşanmaması ya da en az zayiatla bertaraf edilmesi noktasında gerekli gördüğümüz önlemleri elbette ki alacağız. Bunu, biz, üzerimizde vazife olarak addediyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerle, sözlerime son verirken bir kez daha Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 13 Ekim 2005