Dünya ruh sağlığı günü ve aile haftası nedeniyle
Erzurum Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 7. Birleşim · 4. yasama yılı · 13 Ekim 2005 · 453 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ömer Özyılmaz (AK Parti), 13 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DÜNYA RUH SAĞLIĞI GÜNÜ VE AİLE HAFTASI NEDENİYLE); konuşma 453 kelime.
Ömer Özyılmaz (AK Parti, Erzurum). “Dünya ruh sağlığı günü ve aile haftası nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim tutanağı, 13 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-ozyilmaz-22-2005-10-13-dunya-ruh-sagligi-gunu-ve-aile-haftasi-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÖMER ÖZYILMAZ (Erzurum)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günüdür; bu vesileyle, konu bir defa daha ciddî anlamda gündemimize gelmiş ve toplumun incelemesine sunulmuştur. Aşağıda, ruh sağlığının ve belirtilerinin neler olduğunu, bu konuya nasıl yaklaştığımı sizlerle paylaşmaya çalışacağım; bu vesileyle, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Bilindiği gibi, ruh ve ruh sağlığı kavramlarıyla psikoloji bilimi yakından ilgilenmektedir; fakat, bu ilgileniş, din ve felsefe gibi doğrudan doğruya ruh üzerine araştırma yapmak şeklinde değildir; aksine, modern psikoloji, ruhun bir tezahürü olan davranışı ve bu davranışın altında yatan ruhsal belirtileri bilimsel olarak inceler. Bunlar, düşünce, idrak, inanç ve tutumlar gibi gözlenemeyen belirtiler, söz, tepki, hareket ve davranış gibi görülüp işitilebilen belirtiler olarak ikiye ayrılırlar. İşte burada bahsedilen ruhun sağlığı veya hastalığı, onun kendisinde değil, bu gözlenemeyen veya görülüp işitilebilen iki tür ruhsal belirtide aranmalıdır.
Değerli milletvekilleri, ruh sağlığını modern psikoloji, kişinin kendi kendisiyle ve çevresiyle sürekli ve dengeli bir uyum içerisinde olması şeklinde tanımlar. Bu tanıma dayanarak ruh sağlığı yerinde bir insanın özelliklerini şöylece sıralayabiliriz:
Kişinin kendi kendisiyle uyumlu olmasıdır, ilk özellik budur. Yani, insanın hem evreni hem kendisini hem evren içerisinde ve toplumda kendisinin yerini bilmesi ve bununla barışık olmasıdır. Ayrıca, modern psikolojide anksiyete (bunaltı) denen ve nedeni belli olmayan ya da uzun süren kaygılardan, kuruntu ve kuşkulardan uzak olması durumudur.
İkinci olarak, kişinin içinde yaşadığı aile bireyleri, meslektaş kümeleri ve değişik toplumlarla işbirliği ve uyum sağlayabilmesi, hatta onun ötesinde sevgiye ve saygıya dayalı yakınlıklar, dostluklar ve arkadaşlıklar kurabilmesidir. Bir başka deyişle, kişinin sevebilmesi ve karşılığında sevgi bulabilmesidir.
Üçüncü özellik, kişinin kendine güveni olmasıdır. Kişinin yetenek ve davranışlarını gerçekçi olarak tartabilmesi, kendisini başkalarının gözüyle de görebilmesi, yetenekleriyle orantısız bir üstünlük ya da aşağılık duygusu içinde olmaması, gerçeğe uygun bir özgüvene sahip olmasıdır.
Kişinin, toplumda bir yeri ve görevi olduğu duygusunu edinmiş olarak geleceğe dönük tasarıları olması ve bunlara ulaşmak için gerçekçi bir yolda çaba gösterebilmesi, gerektiğinde sıkıntılara katlanabilmesi de bir başka özelliğidir.
Beşinci özellik, kişinin bağımsız olarak girişimler yapabilmesidir. Yani, kendi başına kararlar alıp uygulayabilmesi, eylemlerinin sorumluluğunu taşıyabilmesi ve sonuçlarına katlanabilmesidir. Yanılma ve başarısızlıklardan ders alabilmesi, yanlışlarını düzeltmeye çalışmasıdır. Hatayı hep başkalarına yüklememesi, yeri geldiğinde kendisini de eleştirebilmesidir.
Sağlıklı ruh haline sahip insanın altıncı özelliği, bu evrene, bu dünyaya nasıl, kim tarafından ve niçin gönderildiğini, yaşamın gayesinin ve kendi görevinin ne olduğunu ve bu âlemden sonra nereye gideceğini veya götürüleceğini dosdoğru açıklayabilecek değerleri ve inanç sistemi olmasıdır. Bu, aynı zamanda insanın doğasının da vazgeçilmez bir gereğidir; çünkü, insan tabiatı, ancak bu inanç ve değerler sistemiyle rahat bulur ve itminana, doyuma ulaşır.
Yedinci özellik, kişinin kendisiyle olduğu gibi, toplumuyla da uyum içinde olmasıdır. Zira, ruh sağlığı yerinde bir insan, kendi toplumunun millî hedeflerini, değer yargılarını, ahlak kurallarını ve törelerini yadsıyamaz ya da kendini onların dışında veya üstünde göremez.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 13 Ekim 2005