İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 15. BİRLEŞİM · SALI

Amasra taşkömürü işletmesi müessesesi yeraltı işletmesinde meydana gelen kaza ve yeraltı zenginliklerimizin değerlendirilmesi hk.

Ali Coşkun

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 15. Birleşim · 3. yasama yılı · 9 Kasım 2004 · 1.255 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Coşkun (AK Parti), 9 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AMASRA TAŞKÖMÜRÜ İŞLETMESİ MÜESSESESİ YERALTI İŞLETMESİNDE MEYDANA GELEN KAZA VE YERALTI ZENGİNLİKLERİMİZİN DEĞERLENDİRİLMESİ HK.); konuşma 1.255 kelime.

Ali Coşkun (AK Parti, İstanbul). “Amasra taşkömürü işletmesi müessesesi yeraltı işletmesinde meydana gelen kaza ve yeraltı zenginliklerimizin değerlendirilmesi hk”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 9 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-coskun-22-2004-11-09-amasra-taskomuru-isletmesi-muessesesi-yeralti-isletmesinde-meydana-gel (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul)Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; Değerli Milletvekilimiz Asım Kulak'ın, maden şehitlerimiz hakkında gösterdiği hassasiyete teşekkür ediyorum ve ölenlere rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum. Allah, bu tür kazalardan ülkemizi, milletimizi korusun.

İzin verirseniz, birinci sırada gündemdışı konuşan Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün'ün, Karayolu Taşıma Yönetmeliği hakkında yaptığı konuşmayla ilgili bilgi sunmak istiyorum.

Karayolu Taşıma Yönetmeliği, 25.2.2004 tarih ve 25384 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmeliğin 12 ve 13 üncü maddelerinde motorlu taşıyıcılar kooperatiflerine yönelik olarak bazı düzenlemeler getirilmiş; ancak, bu düzenlemelerin motorlu taşıyıcılar kooperatiflerinin faaliyetlerini engelleyici niteliklerinin ağırlıklı olduğu anlaşılmaktadır. Kooperatifler, yalnızca gerçek kişilerin değil, aynı zamanda kamu ve özel hukuk tüzelkişilerinin de ortak olabildiği, sermaye gücü ve yapısından daha çok, ortaklar arasındaki dayanışma ve işbirliğinin önplana çıktığı ortaklıklardır. Bu nedenle, kooperatifler, sermaye ortaklıkları arasında değerlendirilememektedir.

Ayrıca, motorlu taşıyıcılar kooperatifi örnek anasözleşmesinin 6 ncı maddesinde, kooperatifin amacının, ortaklarının taşıma hizmetlerini pazarlamak ve bu hizmetlerle ilgili ihtiyaçlarını karşılamak olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla, motorlu taşıyıcılar kooperatifleri, esas itibariyle, tüzelkişiliğe ait araçlar yerine, kendi araçlarıyla ya da kiraladıkları araçlarla taşımacılık yapan kooperatif ortaklıkları vasıtasıyla hizmet üretiminde bulunmakta, taahhütlerini yerine getirmekte ve ortaklıklarının karşılıklı dayanışma ve yardımlaşmasıyla çalışmalarını sürdürmektedirler. Bu anlamda, kooperatif tüzelkişiliği çatısı altında toplanan ortaklar, taşıyıcılık mesleğini kendilerine ait araçlarla yapmakta, kooperatif ise, ortaklarının yardımlaşma ve dayanışmasıyla, taşıma işlerinin pazarlanması ve organizasyonunu sağlayarak, özellikle taşıma sektöründe, bir firma olarak ortaklarının tek başlarına yapamayacakları taşıma taahhüt işlerini gerçekleştirmektedir.

Bu itibarla, Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin muhtelif maddelerinde ele alındığı şekliyle bir tüzelkişi, tacir olarak, motorlu taşıyıcılar kooperatiflerinin, yalnız kendi adına kayıt ve tescil edilmiş özmal ticarî taşıtları taşıt belgelerine kaydettirerek kullanmaları zorunluluğu getirilmesi, ortaklar adına kayıtlı araçların kooperatif adına tescili ve buna bağlı olarak, kooperatif araçlarının mülkiyetinin devri mümkün olmadığından işlerlik kazanamayacaktır. Çünkü, kooperatife sermaye olarak konulabilecek en fazla ortaklık payı adedi 5 000 adet ile, bir ortaklık payının değeri 1 000 000 Türk Lirası gözönüne alınarak, bir ortağın kooperatife en fazla 5 000 000 lira değerinde bir sermayeyle ortak olabileceği hususunun yanı sıra, 25 ton istiap haddindeki bir kamyonun fiyatı kıyaslanacak olursa, böyle bir mülkiyet devrinin de mümkün olmayacağı; dolayısıyla, ortaklara ait araçların, bu araçlarla yapılan taşıma işinin organizatörü durumundaki kooperatife devredilmesinin çözüm olmayacağı açıktır.

Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesi gereğince, yönetmelik kapsamında faaliyet gösterecek gerçek ve tüzelkişilerin 11 inci maddede sıralanan yetki belgesi türlerinden edinebilmesi için, yönetmeliğin 12 nci maddesinde belirtilen genel şartlar ile 13 üncü maddesinde belirtilen özel şartlara sahip olmalarının şart koşulduğu görülmektedir.

Sözü edilen yetki belgesi türleri, kooperatiflerin faaliyet alanları dikkate alınarak incelendiğinde, sektörde A1, C2, C3, D2, H1, H2, K1, L1, R1, R2 ve T1, T2 türü yetki belgeleriyle ortaklarının taşımacılıkla ilgili hizmetlerini pazarlayan kooperatiflerin bulunduğu bilinmektedir.

Kooperatiflerin, söz konusu yetki belgeleriyle taşıma yapma imkân ve kabiliyetlerine bakıldığındaysa, sıralanan bütün yetki belgeleri için, özellikle de kooperatifler tarafından en yaygın olarak kullanılacağı düşünülen H, K, L ve R türü yetki belgeleriyle taşıyıcılık yapacak kooperatiflere çok ağır malî yüklerin getirildiği görülmektedir. Örneğin, H1 türü yetki belgesiyle yurtiçi eşya taşımacılığı konusunda komisyonculuk yapacak kooperatifler için 80 milyar Türk Lirası tutarında kesin ve süresiz banka teminat mektubu ile, 20 milyar Türk Lirası tutarında işletme sermayesi zorunluluğunun getirildiği görülmektedir. Bilineceği üzere, ortaklarının taşıma hizmetlerini pazarlayan bir tüzelkişi, tacir olarak, motorlu taşıyıcılar kooperatiflerinin gelirleri, taşıma işi başına kendi ticarî aracıyla bu işi yapan ortaklarından alacağı komisyonlardan ve aidatlardan oluşmaktadır; ancak, Karayolu Taşıma Kanununun taşıma yasağıyla ilgili 10 uncu maddesine göre, taşıma komisyoncularının kendi adlarına taşıma yapmaları ve yaptırmaları yasaklandığından, H1 yetki belgesi alan motorlu taşıyıcılar kooperatiflerinin, örneğin, taşıma ihalelerine girerek sözleşme yapma imkânı olmayacaktır. Dolayısıyla, H1 türü yetki belgesi için getirilen şartlara bakıldığında, kooperatifler açısından problemin, hem Karayolu Taşıma Kanunu hem de Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin ilgili maddelerinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, sorunun kooperatifler açısından çözümü amacıyla en doğru yaklaşımın, kooperatiflerin, Karayolu Taşıma Kanununun 10 uncu maddesiyle getirilen yasak kapsamına giren acente ya da taşıma işleri komisyonculuğu kapsamında değerlendirilmediğinin yönetmelikte açıkça belirtilerek, ayrıca H türü yetki belgelerine H3 olarak bir yenisinin eklenmesi, böylece, bu tür kooperatiflere uygun yeni şartların belirlenmesi olacağı düşünülmektedir.

Yine, kooperatifler açısından önemli bir diğer yetki belgesi olan K1 türü yetki belgesiyle eşya taşımacılığı yapacak kooperatifler için en az 75 ton istiap haddine özmal ticarî taşıt filosuyla 10 milyar lira tutarında işletme sermayesine sahip olma zorunluluğunun getirildiği görülmektedir.

Ancak, yukarıda, C2 yetki belgesiyle ilgili açıklamalarımızda da belirtildiği üzere, ülkemizde, kooperatif ortağı olarak taşımacılık yapan esnafın sahip olduğu ticarî araç envanterine bakıldığında, büyük bir çoğunluğunun 15 ton istiap haddinde ticarî araçlardan oluştuğu ve kooperatiflerin de taşıma hizmetini bu standarttaki araçlarla yerine getirdikleri bilinmektedir.

Bu itibarla, taşıma kooperatifleri ve ortakları açısından en fazla yetki belgesi talebinde bulunulacağı düşünülen K1 yetki belgesi için getirilen şartların mutlaka yeniden ele alınması ve bu şartlardan kooperatiflerin özmal ticarî taşıt filosuna sahip olma şartının kaldırılmasının ve gerçek kişi taşıyıcıların sahip olması gereken ticarî araçların istiap haddinin 25 tondan 15 tona indirilmesinin, ülke ekonomisinin gereklerini dikkate alan bir tutum olacağı düşünülmektedir.

YAŞAR TÜZÜN (Bilecik)Sayın Bakan, 25 tonluk kamyon nerede?!

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (Devamla)Efendim, değerli arkadaşımın sorduğu sual o kadar teknik ki, bu cevabı vermediğimiz zaman...

YAŞAR TÜZÜN (Bilecik)Ben sordum Sayın Bakanım.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (Devamla)Evet, sizin sorduğunuz sual. Meclise hitap ediyorum size hitap etmiyorum.

Sual, o kadar geniş ki, bunları vermediğim takdirde, bu kere de cevap vermemiş oluruz; onun için, sabrınızı rica ediyorum.

Yüce Meclisin zamanını işgal etmemek için, Bakanlığa yazıyla sorsaydınız, bunu, biz, size, seve seve, saygıyla takdim ederdik.

YAŞAR TÜZÜN (Bilecik)Yüce Meclisin haberi olmadan kimin haberi olacak efendim?!

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (Devamla)Mecburum bitirmeye.

Buradan hareketle, taşıma hizmetlerini esas olarak ortaklarının yaptığı kooperatiflerin ise, bu hizmetlere yalnızca aracılık ettiği bir sistemde, kooperatifleri diğer sermaye şirketleriyle aynı statüde değerlendirerek, yukarıda belirtilen ağır malî yükümlülükleri yerine getirmelerini istemek; hatta, bazı tür taşıma işlerini yalnızca sermaye şirketlerinin yapabilecekleri şartının getirilerek, sermaye şirketleri lehine ayrıcalık sağlandığı ve üstelik, Karayolu Taşıma Kanununun karayolu taşımalarını ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde düzenlemek şeklinde ifade edilen çıkarılma amacına da aykırı şekilde, kooperatiflerin özellikle bazı taşımacılık hizmetlerini yapabilmelerinin imkânsızlaştırıldığı düşünülmektedir.

Öte yandan, karayolu taşıma mevzuatı düzenlenirken, gözönünde bulundurulduğu belirtilen eşitlik ilkesinin, kooperatifler dahil tüm gerçek ve tüzelkişiler eşit kabul edilerek ve herhangi bir ayırımcılık yapılmayarak mutlak eşitlik olarak algılandığı ve uygulanmak istendiği anlaşılmaktadır. Oysa, diğer tüzelkişilerle karşılaştırıldığında, birer tüzelkişi olmalarından başka aralarında ortak yönleri bulunmayan kooperatiflerin sermaye şirketleriyle aynı statüde değerlendirilmesinin adil bir değerlendirme olmadığı düşünülmektedir. Kaldı ki, sermaye şirketleriyle aynı statüde değerlendirildikleri takdirde, R1, R2, T1, T2 gibi yetki belgeleri zorunluluğu getirilen taşımacılık hizmetlerinin yürütüldüğü alanlarda, bugün itibariyle, kooperatiflerin de faaliyet gösterdiği düşünülecek olursa, sözü edilen tür yetki belgelerini alabilmek için sermaye şirketi olma zorunluluğunun getirilmesi, böylece, bu alanlarda faaliyet gösteren kooperatiflerin dışlanmasının mutlak eşitlik ilkesiyle bile açıklanması imkân dahilinde değildir.

Anayasamızın 171 nci maddesi, anılan yasa ve yönetmeliğin çıkarılmasındaki gerekçeye paralel bir yaklaşımla, devletimize, millî ekonominin yararlarını dikkate alarak, öncelikle üretimin artırılmasını ve tüketicinin korunmasını amaçlayan kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri alma görevini vermiştir. Buradan da anlaşılacağı üzere, Anayasamız, kooperatiflere ve kooperatifçiliğimizin geliştirilmesine özel bir önem atfetmiş; deyim yerindeyse, kooperatifçilik açısından pozitif bir ayırımcılığı haklı gösterecek bir gerekçeyi vurgulamıştır.

Bu itibarla, kısaca, hem 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununda hem de Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde "karayolu taşımalarını ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde düzenlemek" şeklinde ifade edilen genel amaç ile motorlu taşıyıcılar kooperatiflerini ilgilendiren yönü bakımından söz konusu yönetmeliğin özellikle 13 üncü maddesinde getirilen düzenlemelerin uyumlu olmadığı söylenebilecektir. Dolayısıyla, söz konusu yönetmeliğin, ülke ekonomisinin önemli bir aktörü olan motorlu taşıyıcılar kooperatiflerinin gerçek durumlarını gözeterek yukarıda açıklanmaya çalışılan noktalarda yeniden ele alınarak, gerekli düzeltme ve düzenlemelerin yapılması, bu düzenleme çalışmaları sırasında, motorlu taşıyıcılar kooperatifleri ve üst kuruluşlarının da görüşlerine başvurulması uygun olacağı kanaatindeyiz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

21 konuşma daha · 9 Kasım 2004

21 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook