İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 59. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İşsizlikle mücadelede organize sanayi bölgelerinin önemi hk.

Ali Coşkun

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 59. Birleşim · 3. yasama yılı · 16 Şubat 2005 · 1.080 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Coşkun (AK Parti), 16 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞSİZLİKLE MÜCADELEDE ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİNİN ÖNEMİ HK.); konuşma 1.080 kelime.

Ali Coşkun (AK Parti, İstanbul). “İşsizlikle mücadelede organize sanayi bölgelerinin önemi hk”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 16 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-coskun-22-2005-02-16-issizlikle-mucadelede-organize-sanayi-bolgelerinin-onemi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul)Değerli Başkan, çok değerli arkadaşlar; Tekirdağ Milletvekili Sayın Enis Tütüncü arkadaşımızın organize sanayi bölgeleri konusunda yapmış olduğu gündemdışı sual ve açıklamaları aydınlığa kavuşturmak için söz almış bulunuyorum; bana bu fırsatı sağladığı için kendisine teşekkür ediyorum.

Arzu ederdim ki, Bakanlığımı ziyaret etsin, bir çayımı içsinler ve orada, kendisine, bu konuda, geniş bir -yeni tabirle- brifing verelim; çok daha tatmin olur ve buraya bazı sualleri getirmemiş olurdu; ama, gelecek sefere, inşallah, bekliyorum.

ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ)Önemli olan halkın duyması Sayın Bakan.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (Devamla)Organize sanayi bölgelerinin istihdama sağladığı katkılarla ilgili olarak huzurunuzda bulunmaktayım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde, sanayiin gelişmesine büyük katkı sağlayan organize sanayi bölgeleri uygulamalarına, planlı kalkınma dönemine girildikten sonra, 1962 yılında başlanmıştır. Bilindiği gibi, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu çerçevesinde kuruluşu gerçekleştirilen, Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca sicil numarası verilerek tüzelkişilik kazandırılan ve Bakanlığın kredi desteğini kullanan veya kullanmayan 225 adet organize sanayi bölgesi bulunmaktadır.

1962 yılından 2004 yılı sonuna kadar 18 287 hektar büyüklüğünde 77 adet organize sanayi bölgesi hizmete sunulmuştur ve kalan organize sanayi bölgelerinin bir an önce tamamlanması için her türlü kolaylık sağlanmaktadır. Kaldı ki, biz iktidar olduğumuzda, çoğunun, ödenmemiş borçları ve temerrüde düşmüş yüksek faizlerle baskı altında sıkıntıları vardı. Borçlarını yeniden yapılandırdık; gelişmiş bölgelerde yüzde 20 olan altyapı kredilerinin faizini yüzde 20'den 12'ye, normal bölgelerde yüzde 15'ten 7'ye, kalkınmada öncelikli yörelerde ise yüzde 7'den yüzde 2'ye düşürdük; evet, yüzde 2. Bugün, organize sanayi bölgeleri, özellikle gelişmekte olan bölgelerde yüzde 2'yle desteklenmektedir, iki yılı ödemesiz, yedi yıl ödemeli bir kredi düzeniyle.

Buna göre, küçük sanayi sitelerinden oluşan organize sanayi bölgeleri de dahil olmak üzere, tamamlanan bu organize sanayi bölgelerinde 29 469 adet tesis faal olarak çalışmaktadır. Faal olarak çalışan bu tesislerde ise yaklaşık 680 000 kişi istihdam edilmektedir.

Diğer taraftan, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının kredi desteğiyle yapımı devam eden organize sanayi bölgelerinde 1 002 adet tesis üretime geçmiş ve 57 500 kişilik istihdam sağlanmıştır. Biten ve devam eden bölgelerde tam kapasiteyle faaliyete geçildiğinde, yaklaşık 1 500 000 kişi daha istihdam edilecektir.

Biten ve devam eden OSB'lerde boş bulunan parsellerin harekete geçirilmesi, yatırımcıyı bu bölgelere yönlendirerek altyapısı bitmiş veya belli bir aşamaya gelmiş OSB'lerin faaliyete geçirilmesi, hiç şüphesiz, istihdamı artıracaktır. Bu nedenle, bazı illerde vergi ve sigorta primi teşvikleri uygulamak, enerji desteği sağlamak ve yatırımlara bedelsiz arsa ve arazi temin etmek suretiyle yatırımları ve istihdam imkânlarını artırmak amacıyla, bildiğiniz gibi, 5084 sayılı Yasa çıkarılmış ve yürürlüğe konulmuştur. Uygulamalar fevkalade memnuniyet verecidir. Zira, 3 287 adet başvurunun 950 adedine arsa tahsisi yapılmış; bu tesislerden 244 adedinde inşaata başlanmış, 45 adedinde ise üretime geçilmiştir. Yeni teklifle, Plan ve Bütçe Komisyonunda yapılan görüşmeler neticelenip Genel Kurula indiğinde, bu illere 13 il daha katılacaktır. Bir işletmede ortalama 50 kişi çalıştığına göre, yaklaşık 7 500 kişi daha bu işletmelerde istihdam edilecektir.

Bu rakamlar açıkça göstermektedir ki, yatırım ortamını iyileştirmede önemli faktörler arasında yer alan OSB'ler, işsizliğin önlenmesinde vazgeçilmez bir araç olarak görülmektedir. Kaldı ki, değerli arkadaşımızın talep ettiği bazı hususlar yerine getirildiği gibi, yerine getirilemeyen hususlar mevcut yasadan kaynaklanmaktadır. Ümit ediyorum ki, mart ayının başında Organize Sanayi Bölgeleri Yasası değişikliği Yüce Meclise sunulacaktır.

Değerli arkadaşımızın konuşmasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını da ilgilendiren hususlarda, Sayın Bakan adına açıklamalarda bulunmak istiyorum.

İşsizlik ve istihdam, gelişmiş, az gelişmiş tüm ülkelerin en önemli sorunudur. Tüm ülkelerde ekonomilerin istihdam yaratma kapasiteleri tartışılmakta, giderek daralan istihdama ve buna bağlı olarak artan işsizliğe çareler aranmaktadır. Artan nüfusumuza yeterli iş yaratamayan ülkemizde son on yılda önemli krizler yaşanmıştır. Resmî makamlara göre, bugün 2 390 000 işsizimiz mevcuttur. İşsizlik oranı ise yüzde 9,5 gibi yüksek bir seviyededir. Aslında, gerçek rakamların bunun da üzerinde olduğunun bilincindeyiz. Temelde yapısal bir nitelik arz eden işsizliğimiz, beraberinde, büyük çoğunluğu 25 yaş altı gençlerden oluşan bir işsizler ordusunu doğurmuştur. Yine, resmî olarak, genç işsizlik oranı yüzde 18'ler civarında yer almaktadır. Tarım ağırlıklı ve eğitim düzeyi düşük bir istihdam yapısıyla karşı karşıya olduğumuzu da eklersek, işgücümüzün meslekî eğitiminin ve kalifikasyonun önemini kavramamız kolaylaşacaktır ve şu anda da, üretimde kapasite kullanımının yüzde 84'lere ulaştığı, kapasite kullanım oranlarının doyma noktasına gelmesiyle yatırıma dönen işletmelerde en büyük sorunun kalifiye eleman olduğunu da hatırlatmak istiyorum.

Bu, kesintisiz zorunlu eğitimden sonra meslek okullarındaki gerileme, üzülerek belirteyim ki, bugün, iş hayatımızda en büyük sorun haline gelmiştir.

Hükümetimiz, 2002 yılından bu yana, öncelikle makroekonomik istikrarın sağlandığı bir ortamı sağlamaya çalışmış, 2004 yılını, yatırımlar ve israfı önleme ve verimlilik yılı olarak ilan etmiş, bunun da olumlu sonuçlarını elde etmeye başlamıştır.

Değerli arkadaşlar, önümüzdeki günlerde iş dünyasını ilgilendiren bazı yasalar ile sosyal güvenlik sistemine ilişkin düzenlemeleri Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk etmeyi planlıyoruz. Böylece, çalışma yaşamına ilişkin tüm yasal altyapıyı çağdaş normlara göre yeniden düzenleyeceğiz.

Nitekim, özellikle KOBİ'lerin eleman ihtiyaçlarını gidermek için, Bakanlığımıza bağlı KOSGEB kanalıyla ve Millî Prodüktivite Merkezi kanalıyla çeşitli eğitimler düzenlenmektedir, iş geliştirme merkezleri oluşturulmaktadır ve kısa zamanda, beceri kazandırma kurslarıyla nitelikli eleman yetiştirilerek işyerlerine yerleştirilebilmektedir.

Firmaların rekabet gücünü azaltan işgücü maliyetlerini düşürmek için, işsizlik sigortası prim oranlarının 1'er puan indirilmesi uygulaması kalıcı hale getirilmiştir.

2004 Ocak ayında net yüzde 34 yapılan asgarî ücret artışının işverenlerin istihdam yükünü artırmaması için, asgarî ücret üzerindeki sigorta prim maliyetlerinin sadece yüzde 20'si işverenlerimize yansıtılmıştır. Ekonomimizdeki gelişmelere paralel olarak, adım adım yeni tedbirler de alınmaktadır.

Bilindiği gibi, enflasyonun tekli rakamlara indirilmesi, faiz yükünün azaltılması, sürdürülebilir büyümenin devamı, işsizliğin önlenmesi yönünde üretim ve yatırımların artmasıyla büyük önem kazanmaktadır; ancak, inşaat sektöründeki gelişme, 2005 yılında, daha büyük ölçüde işsizliğin çözümüne yansıyacaktır. Bildiğiniz gibi, inşaat sektörü emek/ yoğun bir sektör olup, aynı zamanda, imalat sektöründe yüzlerce kalem malı teşvik etmektedir. Bu bakımdan, işsizliği, bir yılda, iki yılda, takdir edersiniz ki, önlemek mümkün değildir; ancak, gelinen noktada elde edilen bilgiler, bu konuda çok ciddî tedbirlerin, hükümet tarafından yürütüldüğünü ortaya koymaktadır.

Değerli arkadaşlar, bu kapsamda, organize sanayi bölgelerine fevkalade önem vermekteyiz. Bununla beraber, küçük sanayi sitelerine önem vermekteyiz.

İktidarımızdan önce, maalesef, çok çarpık yapılaşmalarla da karşı karşıya kaldık; bunlarla da mücadele etmekteyiz ve sanayileşmenin, organize edilen bölgelerde, altyapısı hazır bölgelerde gelişmesi yönünde her türlü tedbiri almaktayız.

Bununla beraber, işsizliği önleyecek önemli unsurlardan birisinin de, biraz önce değindiğim gibi, özellikle meslekî eğitim başta olmak üzere eğitim konusu olduğunu takdirlerinize sunuyorum. Bununla ilgili de, Millî Eğitim Bakanlığımız, hızlı bir çalışma arifesine girmiş bulunmaktadır.

Amacımız, ülkenin en önemli sorunu olan işsizliği azaltmak, verimliliği ve kayıtlı istihdamı artırmaktır. Zira, şu anda ekonominin önündeki bir önemli sorun da, kayıtdışı ekonomidir ve kayıtdışı ekonomiyi de kayıtdışı istihdam beslemektedir. Onun için, işsizlikteki istatistiklerin de çok doğru olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Bu konularda da ciddî çalışmalara devam ediyoruz.

Değerli arkadaşımıza, bu bilgileri vermeye fırsat verdiği için tekrar teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

40 konuşma daha · 16 Şubat 2005

40 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook