İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 113. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.220)

Ali Koçal

Zonguldak Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 113. Birleşim · 2. yasama yılı · 4 Haziran 2008 · 856 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Koçal (CHP), 4 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.220)); konuşma 856 kelime.

Ali Koçal (CHP, Zonguldak). “Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.220)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 4 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kocal-23-2008-06-04-amme-alacaklarinin-tahsil-usulu-hakkinda-kanunda-ve-bazi-kanunlarda-de (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ KOÇAL (Zonguldak)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, 220 sıra sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerine söz almış bulunuyorum. Şahsım ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, bildiğiniz gibi, 21/07/1953 tarihinde kabul edilerek, 01/01/1954 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanun, kamu alacaklarının tahsilini sağlamak üzere genel icra hukukunda yer alan düzenlemelerin dışında özel icra hukuku hükümlerini de içermektedir.

Vergi, devletin gerçek ve tüzel kişilere yüklediği ekonomik yükümlülüktür. Bu, bir hükûmetin vatandaşlarının rahat yaşaması için gerekli olan görevlerini yapabilmesi ancak o hükûmetin düzenleyeceği bütçeler aracılığıyla olabilir. Bu bütçelerin düzenlenmesinde çeşitli gelirler baş rol oynar. Vatandaşlardan alınan vergiler, bu gelirlerin başında yer alır.

Genel olarak teknolojik ve ekonomik alanda meydana gelen gelişmeler günün gereklerine uyum sağlamak üzere yasalarımızda değişiklik yapılmasını gerektirebilir. Bu son derecede normaldir tabii. Ancak, değişiklik yapılırken kanunun temel felsefesini korumaya, özden uzaklaşmamaya, toplumun tümünü kucaklar ve ekonomik ve teknolojik alanda meydana gelen gelişmeleri karşılar olmasına da özen gösterilmesi gerekmektedir.

Uygulanan vergi politikaları toplumun bütün kesimlerini ilgilendirir. Vergi politikalarının başarılı sayılabilmesi adalet, eşitlik, genellik, açıklık, uygunluk, iktisadilik gibi vergileme ilkelerine uyulması kadar idari ve organizasyona ilişkin tüm düzenleyici tedbirlerin alınmasına da bağlıdır. Burada irdelenmesi gereken husus, Hükûmetin uyguladığı vergi politikalarının vergileme ilkelerine ne kadar uygun olduğudur.

Bugün görüyoruz ki hep birlikte, vergi konusunda adaleti, eşitliği, açıklığı sağlayacaklarını taahhüt ederek işbaşına gelen Hükûmet yetkilileri sözünde durmamıştır. Asgari ücretten hâlâ vergi alınıyorsa, dolaylı vergiler vergi gelirlerinin yüzde 70’inden fazlasını oluşturuyorsa, vergi inceleme yetkisi belirli kesimlerin üzerinde silah olarak kullanılıyorsa, gelir vergisi oranları düşürülemiyorsa, toplanan vergilerin nereye harcandığı konusunda insanların kafasında soru işaretleri varsa ve her geçen gün bu sorular artıyorsa, esnaf vergisini ödeyemediği için iş yerini kapatıyorsa, Hükûmetin vergi politikalarının başarılı olduğundan söz edilemez.

Evet, Hükûmetin vergi konusunda bir başarısı var hem de tarihe geçecek bir başarısı vardır. Nedir o? Bu başarı da af çıkarma konusunda bir başarıdır. Bildiğiniz gibi, Sayın Maliye Bakanı için çıkarılan aflarla bu Hükûmet tarihe geçmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; maalesef, Hükûmetin uyguladığı vergi politikaları neticesinde Hükûmet sınıfta kalmıştır, başarısız olmuştur ve bu konuda Hükûmetin karnesi bozuktur.

Maliye Bakanlığının bünyesinde Gelirler Genel Müdürlüğü olarak örgütlenmiş, son derece başarılı görevlerini yerine getirmiş yapı bozulmuş, yerine, Gelir İdaresi Başkanlığı adı altında yeni bir yapı kurulmuştur bildiğiniz gibi. Kurulan bu yeni yapı başarılı olamamaktadır. Gelir İdaresi Başkanlığı merkezde sıkışıp kalmış, taşrayı kucaklayamayan ve taşradan kopuk bir yapı hâline gelmiştir. Üzülerek belirtmeliyim ki, Gelir İdaresi Başkanlığı, tamamen siyasetin etkisi altında kalmış, âdeta Maliye Bakanının tetikçisi durumuna getirilmiş ve Sayın Bakan vur deyince vuruyorlar, yok et deyince yok ediyorlar. Ancak unutulmamalıdır ki, biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak her şeyi takip ediyoruz, bu durumun da takipçisiyiz ve zamanı geldiğinde de gereğini yapacağımızdan kimsenin kuşkusu olmamalıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarı, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun başta olmak üzere, Gelir İdaresinin görev alanına giren çeşitli vergi kanunlarında zaman içerisinde ortaya çıkan çeşitli ihtiyaçlar veya yargı organlarının verdiği bazı kararlar nedeniyle hazırlanmıştır. Tasarının çerçeve 5’inci maddesiyle 6183 sayılı Kanun’a eklenmesi öngörülen 36/A maddesi “yurt dışı çıkış yasağı” kavramını “yurt dışı çıkış tahdidi” olarak değiştirirken, 5683 sayılı Pasaport Kanunu’nun belirsizliklerle dolu hükmüne kıyasla daha açık ve belirli bir çerçeve çizmiştir. Ayrıca, tahdide ilişkin sınırlamalar yürütme organının takdirine bırakılmamış ve büyük ölçüde yasada belirlenmiştir. Ancak, yapılan düzenlemenin, bütün açıklığına rağmen, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yurt dışına çıkışla ilgili vergi alacağının tahsilinin zorunluluğu veya olanaksızlığı arasındaki bağın varlığının aranması yönündeki gerekçesinin tamamen karşılandığını söylemek de mümkün değildir.

Tasarının 8’inci maddesiyle Gelir Vergisi Kanunu’na geçici bir madde eklenerek sporculara yapılan ücret ödemelerine ilişkin gelir vergisi oranlarında düzenleme yapılmaktadır. Düzenlemeyle sporculara yapılan ücret ödemelerine ilişkin gelir vergisi oranları lig usulüne tabi olan ve olmayan spor dalları itibarıyla gruplandırılmaktadır. Vergi oranlarında farklılaştırılmış bu uygulama sporcunun mali gücüne göre değil, ligdeki konumuna göre vergi ödenmesini gerektirecektir. Bu şekildeki düzenlemeyi vergi adaleti ilkesi ve mali güç kavramı bağlamında doğru bulmuyoruz.

Diğer taraftan millî takımda görev yapan teknik direktör ve antrenörlere yapılan ödemeler ile millî sporculara uluslararası müsabakalara katılması karşılığında yapılan ödemelerde yüzde 5 oranında gelir vergisine tabi tutulacaklarını biliyoruz. Eğer amaç burada sporcularımızın uluslararası müsabakalarda başarı elde etmesini teşvik etmekse, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Teşvik, İkramiye ve Mükâfatları” başlıklı 29’uncu maddesinde düzenleme yapılarak bu ödemelerin tamamen gelir vergisinden istisnası sağlanabilirdi.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının 19’uncu maddesi ile de Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli 1 sayılı Liste yeniden düzenlenmektedir bildiğiniz gibi. Liste yeniden düzenlenirken benzin ve motorin türlerinin özel tüketim vergisinde artış yapılmaktadır. Buna göre 1 sayılı Listeye ekli A cetvelinde yer alan ürünlerin özel tüketim vergisinde benzin türleri için litre itibarıyla 1,5 yeni kuruş, motorin türleri için ise litre itibarıyla 1 yeni kuruş artış yapılmaktadır. Artışın gerekçesi 2/11/2007 tarihli ve 5706 sayılı İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hakkında Kanun'un gerektirdiği harcamalara kaynak sağlanması olarak açıklanmıştır. Ancak tasarıda artırıma konu olan vergi tutarının uygulama süresi konusunda bir hüküm yoktur. Bu da uygulamanın bir tarihle bağlı olmayıp sınırsız olduğunu ve Avrupa Kültür Başkenti Projesi’ne kaynak sağlama amacının samimi olmadığını göstermektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan bu tasarının yasalaşması hâlinde, dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki var olan ağırlığını daha da artıracağını, vergi sistemindeki adaletsiz yapının biraz daha bozulacağını ifade ederek sözlerimi tamamlıyor, yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

47 konuşma daha · 4 Haziran 2008

47 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook