Bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:302
Genel Kurul, 16. Birleşim · 3. yasama yılı · 12 Kasım 2008 · 521 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Koçal (CHP), 12 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:302); konuşma 521 kelime.
Ali Koçal (CHP, Zonguldak). “Bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:302”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 12 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kocal-23-2008-11-12-bazi-varliklarin-milli-ekonomiye-kazandirilmasi-hakkinda-kanun-tasaris (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ KOÇAL (Zonguldak)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öyle anlıyorum ki bu önergemiz kabul edilecek. Bundan büyük bir memnuniyet duyuyorum ama gene de biz söyleyeceklerimizi söyleyelim, hem bu arada bilgilerimizi tazelemiş olalım.
Tabii, hemen sözlerimin başında belirtmeliyim ki bu kanun tasarısının Parlamento gündemine bugün gelmiş olması, aslında AKP İktidarının altı yıldır uyguladığı ekonomik politikaların iflas ettiğinin bir göstergesidir. Bunu tespit etmemiz lazım. Yüzde 47 oy alarak iktidara gelen AKP, ülke ekonomisini yönetmeyi becerememiş, her geçen gün ekonominin biraz daha bozulmasına neden olmuştur. Bozulan ekonomiyi bozulmamış ve küresel krizden etkilenmemiş gibi göstermek için de “Hamdolsun” gibi söylemlerle vatandaşımızın dinî duyguları kullanılarak durum kurtarılmaya çalışılmıştır. AKP İktidarı sorunlara çözüm bulmak yerine sorunları öteleyerek vatandaşımızı altı yıl boyunca aldatmıştır. Yaşanmakta olan ekonomik krizin faturası dar gelirli vatandaşlarımızın sırtına yüklenmiştir.
BOTAŞ, EGO’dan ve EÜAŞ’tan alacaklarını tahsil edemeyince işin kolayını bulmuş ve doğal gaza bugüne kadar hiç olmamış ve yaşanmamış bir oranda zam yapmıştır. Doğal gaza yapılan yüzde 22,5 oranındaki zam vatandaşımızı yaklaşmakta olan kara kışta kara kara düşündürür olmaya başlamıştır. Vatandaşımız bu durumun içinden nasıl çıkacağını, kışı nasıl geçireceğini kara kara düşünürken peki AKP İktidarı ne yapmaktadır, ona bir baktığımızda, yine “Hamdolsun durumumuz iyi.” diyerek vatandaşla alay etmektedir.
AKP’nin bu davranışının yaklaşmakta olan mahallî idareler seçiminde vatandaşlarımız tarafından değerlendirileceğinden ve AKP’ye gereken dersin verileceğinden de emin olmamız gerekiyor.
Aslında bugün Parlamento gündemine getirilen tasarı hiç de yabancısı olmadığımız ve ekonomik olarak sıkıntıya düşüldüğünde başvurulan yollardandır. 2002 yılında benzer düzenlemeler yapılmıştı biliyorsunuz hatta 1999 yılında 4369 sayılı Kanun’la yapılan düzenleme vergi sistemimizde “mali milat” olarak da isimlendirilmişti ancak yapılan düzenlemelerin sonuçları kamuoyuyla o zaman paylaşılmamıştı. Şimdi yapılan bu tür düzenlemeler neticesinde elde edilen sonuçların kamuoyuyla paylaşılması, kamuoyunun bu konuda bilgilendirilmesi önemlidir. Bu nedenle, tasarının kanunlaşması hâlinde uygulama sonuçlarının kamuyla paylaşılması konusunda Hükûmet şimdiden gereken tedbirleri almalıdır diye düşünüyorum.
Değerli milletvekilleri, bu tür düzenlemeyi olumlu karşılıyoruz kuşkusuz zira küresel kriz ortamında reel sektörün önüne böyle bir olanağın konulmasında bir sakınca bulunmamaktadır. Ancak tasarıda yer alan bazı düzenlemeler tasarıyı ana amacından uzaklaştırmaktadır. Örnek vermek gerekirse yurt dışından getirilen tasarrufların türleri arasında ayrım yapılmaksızın tamamının yüzde 2 oranında vergiye tabi tutulmasını kanundan beklenen sonucun başarıya ulaşması önündeki en büyük engellerden biridir diye düşünüyoruz. Oysa tasarrufların yurt içinde devlet iç borçlanma senetlerinde değerlendirilmesi veya şirkete sermaye olarak konulması hâlinde vergilendirilmemesi, yaşanmakta olan küresel kriz ortamında daha uygun bir yaklaşım olurdu diye düşünüyoruz.
Bir başka eleştiri ise, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin sermayeye ilave edecekleri değerlerde yüzde 5’lik vergi oranının çok yüksek olduğu yönündedir. Yüksek sayılabilecek bu yüzde 5’lik vergi oranı, kanunun başarıya ulaşmasının önündeki bir başka engel olarak görülmektedir.
Yine tasarının 3’üncü maddesinin (5) numaralı fıkrası ile aynı maddenin (1) numaralı fıkrasına uygun olarak belirli varlıkların belirli sürelerde ülkeye getirilmesi kaydıyla ceza soruşturması veya kovuşturması yapılamayacağı düzenlenmiştir. Tasarı, kanunun yürürlüğü tarihinden önce yapılan veya yapılmakta olan soruşturma ve kovuşturmalara yönelik herhangi bir hüküm getirmemiştir. Bu şekildeki düzenleme daha önce yapılmış veya hâlen devam eden soruşturma ve kovuşturmaları da kapsamına alacak niteliktedir. Bu yönüyle tasarı ceza hükümleri yönünden af mahiyetindedir.
Değerli milletvekilleri, Adalet ve Kalkınma Partisinin yürüttüğü borç ekonomisinin yükü, ülkemiz ve halkımız tarafından artık taşınamaz noktaya gelmiştir. Bu Hükûmetin yüksek faizlerle…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
62 konuşma daha · 12 Kasım 2008
