2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(türkiye bilimsel ve tek. araş. kurumu bşk., türkiye bilimler akademesi, gümrük müsteşarlığı, ihracatı geliştirme etüd merkezi, ııı. tur.)
Karabük Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 33. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Aralık 2005 · 1.050 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Öğüten (AK Parti), 16 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS.(TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEK. ARAŞ. KURUMU BŞK., TÜRKİYE BİLİMLER AKADEMESİ, GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞI, İHRACATI GELİŞTİRME ETÜD MERKEZİ, III. TUR.)); konuşma 1.050 kelime.
Ali Öğüten (AK Parti, Karabük). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(türkiye bilimsel ve tek. araş. kurumu bşk., türkiye bilimler akademesi, gümrük müsteşarlığı, ihracatı geliştirme etüd merkezi, ııı. tur.)”. TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim tutanağı, 16 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-oguten-22-2005-12-16-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-turkiye-bilimsel-ve-tek-aras-kur (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA ALİ ÖĞÜTEN (Karabük)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan evvel, Yüce Heyetinizi ve bizleri televizyonları başında izleyen vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum
Dış ticaretin ülke ekonomisi için öneminin giderek daha da belirginleştiği bir dönemden geçmekteyiz. İşte, bu yüzden Dış Ticaret Müsteşarlığı bütçesi hakkındaki görüşlerimi Parti Grubum adına arz etmek üzere, huzurlarınıza gelmiş bulunmaktayım.
Türkiye, bugün, geleceğe güvenle bakan dinamik bir ülke olma yolunda hızla ilerlemektedir. Avrupa Birliğiyle ilişkilerde gelinen nokta, bunun temel göstergelerinden biri olarak kabul edilmelidir. Türkiye'nin Avrupa Birliği serüveninde yıllar sonra çok önemli bir aşamaya gelmesinin ekonomik ve siyasî hayata yansımaları kaçınılmazdır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ihracatımız 2003 yılında yüzde 31, 2004 yılında ise yüzde 33,6 oranında artış kaydetmiş, üstelik, bu artışlar, daha önceki dönemlerin aksine, Türk Lirasının değer kazandığı bir dönemde yaşanmıştır. Bunun altını çiziyoruz. Hepimizin bildiği üzere, Türkiye'nin ihracatı 2005 yılında da iki haneli artış hızını devam ettirmiştir. İçinde bulunduğumuz yılın ilk on aylık döneminde ihracat artış hızı küçümsenmeyecek bir düzeyde olup, yaklaşık yüzde 17 civarında gerçekleşmiştir. Bu artışın önceki dönemlerdeki yüksek oranlı artışları takip eden bir artış olduğu dikkate alınırsa, ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır. 2005 yılı ocak-ekim döneminde gerçekleştirilen artış sonucu, ihracat yaklaşık 60 milyar dolar seviyesine yükselmiştir. Bu rakam, 2001 yılındaki, yani, Türk Lirasının çok yüksek bir oranda devalüe edildiği, dolayısıyla da önemli bir rekabet avantajımızın olduğu dönemdeki 31 milyar dolarlık ihracat rakamının, henüz yıl sonuna gelinmeden ikiye katlandığını göstermektedir. Bu ise, ihracatın bu dönem içinde, deyim yerindeyse, çağ atladığının göstergeleridir. Bugün Türkiye'nin, dünyanın en büyük 25 ihracatçı ülkesi arasında yer alması, hepimiz açısından gurur vericidir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2005 yılında, ithalatımızda yüzde 21 oranında bir büyüme kaydedilmiştir. Bu büyüme sonrasında ilk on aylık dönem sonunda, ithalat 95 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Ancak bu gelişme, Türkiye gibi son yıllarda üst üste yüksek oranlı büyüme hızlarını yakalayan, yani özellikle şu son yıllarda yüzde 10 oranında bir büyümenin gerçekleştiği Türkiye gibi bu hızı yakalayan bir ülke için bu ithalat şaşırtıcı değildir. Türkiye, artan üretimi için gerekli girdileri yurtdışı kaynaklarından sağlayarak, ürünlerinin daha geniş bir yelpazede ve dünyanın birçok ülkesinde satılması açısından önemli bir avantaj sağlamıştır. Zaten ithalatın dağılımına bakıldığında ortaya çıkan ara malı ithalatının toplam ithalat içindeki payının yüksek olması, ithalatın daha çok girdi olarak kullanıldığını göstermektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; rakamsal olarak rekor üstüne rekorların kırıldığı bu dönemde ihracatın niteliği de giderek değişmektedir. İhraç edilen ürün yelpazesi genişlerken, ihracat yapılan pazarlarımız çeşitlenmektedir. Geçtiğimiz yıllarda belli ürünleriyle belli pazarlarda tanınan ülkemiz, bugün tişörtünden televizyonuna, buzdolabından otomobiline kadar pek çok ürünle, geleneksel pazarların dışında da tanınan bir ülke haline gelmiştir. Bu durum, Dış Ticaret Müsteşarlığımızın geliştirdiği ve uygulamaya koymuş olduğu çeşitli stratejilerle mümkün olmuştur. Bu çerçevede, 2000 yılında uygulanmaya konulan komşu ve çevre ülkeler stratejisi, 2003 yılından bu yana uygulanan Afrika ülkeleri stratejisi, 2005 yılında hayata geçirilen Asya Pasifik ülkeleri stratejisi ve nihayet 2006 yılı başından itibaren uygulamaya konulmak üzere hazırlıkları sürdürülen Amerika ülkeleri stratejisiyle, pazar genişletme politikaları somut hale getirilmiştir. Anılan ülkelere Türkiye'nin ihracatı 2000 yılında 6,9 milyar dolar iken bu rakam 2004 yılında 18,9 milyar dolara yükselmiştir. Asıl dikkat çekici olan nokta, bu ülkelerle 2000 yılında 19,9 milyar dolar düzeyinde gerçekleşen ticaret hacminin 2004 yılında 44,9 milyar dolara ulaşmasıdır.
Öte yandan, Türk müteahhitlik firmalarıyla, bugüne kadar, komşu ve çevre ülkelerde 60,6 milyar dolar düzeyinde proje üstlenilmiştir. 2003 yılında söz konusu bölgede üstlenilen proje tutarı 3,1 milyar dolar düzeyinde gerçekleşirken, 2004 yılında üstlenilen proje tutarı yaklaşık 5 milyar dolara yükselmiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ihracatın ve ihracatçımızın desteklenmesi ve yönlendirilmesi, uluslararası rekabetin giderek daha da çetinleştiği bir dönemde son derece büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda, sivil toplum örgütleri, özel sektör ve üniversite temsilcilerinin katılımıyla geniş bir çerçevede çalışma grupları oluşturularak, kısa vadeli stratejilerin ilki olan “İhracat Strateji Planı 2004-2006” başarılı bir şekilde uygulamaya başlanmıştır. Bu gelişmeye en güzel örnek, Türk otomotiv sektörüyle beyaz eşya sektörü. Her iki sektörün toplam ihracattan aldıkları pay giderek yükselmiş ve 2005 yılı itibariyle toplam ihracatın yaklaşık beşte 1'ine ulaşmıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'nin uluslararası alanda çeşitli ürünlerde marka haline gelmesi, bu çerçevede Turquality Projesi uygulamaya başlanmıştır. Uygulamanın sonuçlarının en kısa sürede görüleceğine dair inancım sonsuzdur.
Takdir edeceğiniz üzere ihracatımızdaki artışın sürdürülebilir hale gelmesi, hükümetimizin sağlayabileceği desteğin azamisini Dış Ticaret Müsteşarlığına sunması ve ihracatımızın önünü açmasıyla mümkündür; ancak, bugüne kadar ihracata dayalı büyüme modeli takip edildiği ülkemizde, ihracatçımıza yeterli desteğin verildiğini söylemek güçtür. Özellikle nakdî ödemelerin gerçekleştiği devlet yardımları kapsamında yapılan ödemelerin, ihracatçımıza zorlu dışpazar koşullarında verilmesi gereken desteğin çok uzağında olduğu bir gerçektir. 2002, 2003 ve 2004 yıllarında Destekleme Fiyat İstikrar Fonu kapsamında ihracata destek vermek üzere ayrılan kaynak, toplam ihracatımızın, sırasıyla, sadece binde 5,5, binde 4,5 ve binde 3,4'üne tekabül etmektedir. Oniki aylık ihracat rakamının şimdiden 72 milyar dolar seviyesine ulaştığı dikkate alınarak, bu yıl için ayrılan 258 000 000 dolar tutarındaki kaynağın ihracata oranının binde 3,1 gibi son derece düşük bir seviyede olduğu görülecektir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ihracatın geliştirilmesinde finansman maliyetleri önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. İhracatçının, uygun faiz şartlarıyla yeterli miktarda kredi bulabilmesi çok önemlidir. Bu kapsamda, Eximbank'ın, 2003 yılından bu yana TL kredi faiz oranlarını 38 puan, döviz cinsi kredi oranlarını ise 2,25 puan düşürmüş olmasına karşın, 2003-2005 döneminde kullandırılan kredi miktarının 10,5 milyar dolar olması, aynı dönemde gerçekleştirilen yaklaşık 106 milyar dolar tutarındaki ihracatın sadece yüzde 10'nun finansman maliyeti açısından desteklendiğini ortaya koymaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Öğüten.
ALİ ÖĞÜTEN (Devamla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ihracatın artırılması temel amacına yönelik olarak kurulmuş bulunan İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi, Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından belirlenen stratejiler doğrultusundaki çalışmalara önemli destek sağlamaktadır. Bu çerçevede, İGEME, 2003 yılından bu yana, 14 ülkede, yerinde pazar araştırması gerçekleştirmiş. İGEME, ihracata yönelik devlet yardımlarında, pazar araştırması desteğinde, eğitim yardımı desteğinde uygulamacı kuruluş olarak görev almaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu faaliyetlerin en iyi şekilde yerine getirilmesi, sürdürülebilir ihracat artışının gerçekleştirilmesi açısından son derece önemlidir. Bu kapsamda, Dış Ticaret Müsteşarlığının mevcut yurtdışı teşkilatının güçlendirilmesi, en azından diğer ülkelerin seviyesine yaklaşması için çalışılması büyük önem arz etmektedir.
Ancak, bu temsilciliklerin daha geniş bir yelpazede ve ihracatçımıza çok daha geniş bir perspektifte yardımcı ve yol gösterici olabilmeleri, sayılarının artmasına ve imkânlarının geliştirilmesine bağlıdır.
Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, dışticaretteki bu başarıdan dolayı Bakanımız Sayın Kürşad Tüzmen ve Dış Ticaret Müsteşarlığı mensuplarını tebrik eder, Dış Ticaret Müsteşarlığı bütçesinin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni eder, 2006 yılının ülkemiz ekonomisi adına daha da olumlu geçmesini diler, hepinize saygılarımı sunarım. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
43 konuşma daha · 16 Aralık 2005