Iıı.tur. (hazine müst.gümrük müst.dıştic.müst.dpt müst.die bşk.lığı
Karabük Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 31. Birleşim · 2. yasama yılı · 19 Aralık 2003 · 837 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Öğüten (AK Parti), 19 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: III.TUR. (HAZİNE MÜST.GÜMRÜK MÜST.DIŞTİC.MÜST.DPT MÜST.DİE BŞK.LIĞI); konuşma 837 kelime.
Ali Öğüten (AK Parti, Karabük). “Iıı.tur. (hazine müst.gümrük müst.dıştic.müst.dpt müst.die bşk.lığı”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-oguten-22-2003-12-19-iii-tur-hazine-must-gumruk-must-distic-must-dpt-must-die-bsk-ligi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA ALİ ÖĞÜTEN (Karabük)Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; 2004 malî yılı Hazine Müsteşarlığı bütçesi hakkında Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; sözlerime başlamadan önce, Yüce Milletimizi ve onların değerli temsilcilerinin bulunduğu saygıdeğer Meclisimizi, Grubum ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.
Hazine Müsteşarlığı, ekonomi politikalarının belirlenmesinde, koordinasyonunda ve uygulanmasında önemli bir yere sahiptir. Bu çerçevede, konuşmamda, Müsteşarlığın görev alanıyla yakından ilgili olan makroekonomik gelişmeler, politikalar ve teşvik ve yabancı sermaye faaliyetleriyle ilgili görüşlerimi Yüce Heyetinize arz etmek istiyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepimizin çok yakinen bildiği üzere, yüksek kamu açıkları ve borç stoku, son yıllarda ekonomimizin krizlere girmesine yol açan temel faktörlerin başında gelmektedir. Yüksek kamu borç stoku, aynı zamanda, halkımızın hak ettiği ekonomik refah düzeyine ulaşmasının önünde önemli bir engel oluşturmaktadır.
Ekonomide istikrarlı bir yapının oluşturulması, esas olarak, malî disiplin sağlanarak kamu kesiminin malî piyasalar üzerindeki baskısının azaltılmasına ve özel sektörün ekonomideki rolünün artırılmasına bağlıdır. Bu çerçevede, 2003 yılı için, kamu kesimi faizdışı fazlasının gayri safî millî hâsılaya oranı yüzde 6,5 olarak hedeflenmiş ve bu amaçla, gerekli tedbirler, zamanında ve kararlılıkla alınmıştır. Bugün gelinen noktada, bu hedefe ulaşılabileceği herkes tarafından kabul edilmektedir.
Vurgulamak istediğim bir diğer önemli husus ise, bu seviyedeki faizdışı fazlaya Türkiye'de ilk defa ulaşılmasıdır. Bu durum, malî disiplinin sağlanmasında hükümetin ne kadar kararlı olduğunu da göstermektedir. Malî disiplinin sürdürülmesi ve makroekonomik alandaki olumlu gelişmeler malî piyasalarda güveni artırmış, artan güven ortamı ve başarılı borç yönetimi sayesinde, borçlanma alanında da önemli mesafeler kaydedilmiştir.
2003 yılında borç yönetiminde aktif bir politika izlenmiş, borçlanma stratejisi, borçlanmada vadenin uzatılması ve maliyetin düşürülmesi hedefleri doğrultusunda belirlenmiş ve uygulanmıştır.
Nitekim, 2002 yılı ocak-kasım döneminde, iç borçlanmanın ortalama vadesi 9 ay iken, 2003 yılının aynı döneminde, 11,2 ay olmuştur. Öte yandan, 2002 yılının ocak ayında yüzde 74,3 olan devlet iç borçlanma senetleri faiz oranı, bugün, yüzde 25'ler civarına gerilemiştir. Bu oranların, 1984 yılından beri gerçekleşen en düşük faiz oranı olduğunu, özellikle belirtmek isterim. Faiz oranlarında reel olarak da önemli bir gerileme kaydedilmiştir. Ekim 2002'de yüzde 36 olan reel faiz beklentisi, bugün, yüzde 10 civarına gerilemiş bulunmaktadır.
2003 yılında, aktif borç yönetiminin bir parçası olarak, borç ödemelerinin belli dönemlerde yoğunlaşmasını önlemek, borç stokunun vadesini uzatmak amacıyla değişim ihaleleri düzenlenmiştir. Malî piyasaların Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümetine olan güveninin bir yansıması olarak, değişim ihalelerine yoğun bir talep gelmiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ekonomik alanda elde edilen başarılar, uluslararası sermaye piyasalarına da yansımış bulunmaktadır. Çeşitli uluslararası derecelendirme kuruluşları, ülkemizin kredi notunu art arda yükseltmişlerdir. Bu gelişmeler sonucunda, uluslararası piyasalarda işlem gören Türk tahvillerinin risk primi düşmüş, borçlanma maliyeti azalmıştır.
Bugün, iç borçlanma senetlerine benzer şekilde, yurt dışına ihraç edilen Türk tahvillerinin ikincil piyasalardaki faiz oranları, tarihsel olarak en düşük seviyesinde seyretmektedir. Gerek sağlanan malî disiplin gerekse faiz oranlarındaki gerileme, 2003 yılı bütçesine doğrudan yansımıştır. Nitekim, faiz ödemeleri, bu gelişmelere paralel olarak, sene başında öngörülenin en az 6 katrilyon TL daha altında gerçekleşecektir.
Dikkatinizi çekmek istediğim bir başka nokta da, bu yıl bütçe açığının nominal olarak geçen yılın altında kalabilecek olmasıdır.
Faizdışı fazla hedefine ulaşılması, faiz oranlarının hızla düşmesi, büyümenin hedefler doğrultusunda gerçekleşmesi, döviz kurlarındaki olumlu gelişmeler, kamu borç stokunun millî gelire oranının beklenenin de üzerinde düşmesini sağlamıştır. Kamu net borç stokunun gayri safî millî hâsılaya oranının, 2002 yılına kıyasla yaklaşık 10 puanlık bir azalmayla, bu yıl sonunda yüzde 70'ler seviyesine düşmesi beklenmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kamu maliyesi alanındaki bu olumlu gelişmeler makroekonomik dengeleri de olumlu yönde etkilemiştir. Yılın ilk 9 ayında sanayi üretimi yüzde 8,9 oranında artmıştır. 2003 yılı için yüzde 5 olan büyüme hedefinin de rahatlıkla gerçekleşebileceği, hem yılın ilk üç çeyreğine ait büyüme rakamlarından hem de büyümenin öncü göstergeleri olarak tanımlanan sanayi üretimi ve kapasite kullanımında bugüne kadar kaydedilen gelişmelerden anlaşılmaktadır.
Enflasyonla mücadele konusunda kararlılık da meyvelerini vermektedir. Nitekim, enflasyonun, yıl sonu hedefinin de altında gerçekleşmesi beklenmektedir. Bugün, son 30 yılın en düşük enflasyon oranını yakaladığımızı da belirtmek istiyorum. İhracat, tarihsel olarak rekor seviyeye ulaşmıştır. Ekonomik aktivitenin canlı olduğu ve Türk Lirasının değerlendiği bir dönemde ithalatta artış olması doğaldır. Ancak, özellikle ara malı ithalatının yüksek seviyede olması, ihracatın artış sürecini desteklemiştir.
Saygıdeğer milletvekilleri, kamu maliyesi ve genel ekonomi alanında yaşanan bu olumlu gelişmelerde yapısal reformların da önemli bir rolü bulunmaktadır. Türkiye'nin uygulamakta olduğu rekabete dayalı piyasa ekonomisi anlayışının sağlıklı bir biçimde işlemesi, kamuda iyi yönetim anlayışının yerleşmesi, ekonominin, değişen ülke ve dünya koşullarına uyum sağlayabilmesi ve ülke potansiyelinin önündeki ciddî engellerin kaldırılması için, yapısal reformlara her zamankinden daha fazla önem verilmiştir. Yapısal reformların uygulanmasında Hazine Müsteşarlığımızda aktif bir rol oynamıştır.
Kamu Malî Yönetim ve Kontrol Kanunu ile Bankalar Kanununun Yüce Meclisimiz tarafından kabul edilmesi ve doğrudan vergi reformuna yönelik çalışmaların sonuçlanma aşamasına gelmesi, yapısal reformlar alanında son günlerde atılan önemli bir adımdır.
Sosyal güvenlik reformuyla, sosyal güvenlik kuruluşlarının hizmetlerinin etkinleştirilmesi, hizmetlerin yurt geneline yaygınlaştırılması ve bu kuruluşların sağlam bir malî yapıya kavuşturulması yönünde çalışmalar devam etmektedir.
Ülkemizde kamu sosyal güvenlik sistemini tamamlayacak bireysel emeklilik sistemi uygulaması da başlatılmıştır. Bu sistemin, ekonomiye uzun vadeli kaynak sağlayarak, yatırımların ve ekonomik kalkınmanın finansmanına olumlu katkı yapması beklenmektedir.
2003 yılında, kamu iktisadî teşebbüslerinin faaliyetlerinde, maliyetlerin kontrol altında tutulması, verimliliğin artırılması yönünde önemli adımlar atılmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
57 konuşma daha · 19 Aralık 2003