İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 39. BİRLEŞİM · CUMA

2005 mali yılı bütçe kan tas.(8 inci tur görüşmelerinde) içişleri bak.,emniyet gen.müd.,jandarma gen.kom.,sahil güvenlik kom.,dışişleri bak.

Ali Rıza Alaboyun

Aksaray Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 39. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Aralık 2004 · 813 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Rıza Alaboyun (AK Parti), 24 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN TAS.(8 İNCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE) İÇİŞLERİ BAK.,EMNİYET GEN.MÜD.,JANDARMA GEN.KOM.,SAHİL GÜVENLİK KOM.,DIŞİŞLERİ BAK.); konuşma 813 kelime.

Ali Rıza Alaboyun (AK Parti, Aksaray). “2005 mali yılı bütçe kan tas.(8 inci tur görüşmelerinde) içişleri bak.,emniyet gen.müd.,jandarma gen.kom.,sahil güvenlik kom.,dışişleri bak”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-alaboyun-22-2004-12-24-2005-mali-yili-butce-kan-tas-8-inci-tur-gorusmelerinde-icisleri-bak (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA ALİ RIZA ALABOYUN (Aksaray)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Dışişleri Bakanlığı bütçesi üzerinde görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

17 Aralık, Dışişlerimiz açısından ve ülkemiz açısından çok kritik bir tarihti; bunu da başarıyla geçirdik. Beklemiş olduğumuz gün, tarih ve tam üyelikle ilgili şeylerde de sonuca ulaşmış bulunuyoruz; fakat, önümüzde, 2014'ten önce yapmamız gereken şeyler var, 3 Ekimden önce yapmamız gereken şeyler var. Bu konuda, Dışişleri Bakanlığı olarak yapmamız gereken şeyleri, hep birlikte, elimizden geldiğince yapmaya gayret göstermemiz lazım.

Yurtdışına gittiğimiz zaman karşılaştığımız bazı sorunlar var ve bu sorunların en başında Ermeni meselesi, öyle veya böyle önümüze gelecek gözüküyor. Ermeniler, bunu, her ne kadar, Ermeni soykırımı iddiasıyla önümüze getirseler de, Türk toplumunun bu konuda hazırlıklı olmadığı kanaatindeyim. Türk toplumunun önümüzdeki yıllarda bu konuda hazırlıklı olması için, genel olarak bilgilendirilmesi lazım; yani, bu bilgilendirmenin yapılabilmesi için bazı çalışmalar var, mesela, Türk Tarih Kurumunun, diğer kurumların çalışmaları var; ama, bunlar yeterli değil.

Ermeni meselesi, dün, Hollanda Meclisinde de bir karar metni haline getirilmeye çalışıldı, Fransa'da çalışıldı, İsveç'te benzer çalışmalar yürütüldü. Öyle veya böyle önümüze gelecek bu meselenin çözümü için de bir gayret sarf etmemiz gerekiyor.

Dün, Dışişleri Bakanımız, Mecliste, Dışişleri, Avrupa Birliği Uyum ve diğer komisyonlara bilgi verirken, şunu özellikle vurguladı, dedi ki: "Ermeniler bu konuda 100 lira harcıyorsa, biz 1 lira harcıyoruz." Demek ki, bugün bizim izlemiş olduğumuz politikalarda, Ermeni meselesine yeteri kadar eğilmediğimiz gözüküyor.

Amerikalı yazar Justin McCartey Türkiye ve Ortadoğu üzerine uzman bir insan. Bu insan, 1897 ve 1919 yılları arasında Osmanlı nüfusu içerisindeki Müslümanların dörtte 1'inin kırıldığı, katledildiği, açlıktan, değişik şeylerden tamamen telef olduklarından bahsetmektedir. Bunun yanında gayrimüslimlerde de kırılmalar olduğu kesin. Yani, meseleye tek taraflı bakarak, Ermenilere şunlar yapılmıştır demek çok yanlış bir şeydir.

Bizim, artık, bunu, yavaş yavaş toplumumuzun gündemine getirip, topluma mal etmemiz, tartışmamız gerekiyor. Yoksa, karşımızda çok büyük bir bütçeyle hareket eden Ermeni diasporası var. Kimliğini, kişiliğini tamamen böyle bir şeyin etrafına oluşturmuş, bunun için büyük bir bütçe hazırlamış. Bütün Avrupa ülkelerinde, hatta bütün dünya ülkelerinin meclislerinde tek bir cümleyle "Ermeni soykırımını tanıyoruz" şeklinde, belki hiçbir yaptırımı yok; ama, ileride ne tür bir sıkıntı çıkacağını bilmediğimiz böyle bir karar aldırılmaya çalışılıyor.

Karşımızda çok büyük bütçeli ve organize bir kuruluş var, Ermeni diasporası. Bunların, Ermenistan'daki Ermenilerle de çok yakından, fazla bir ilişkileri, oradaki insanların geleceklerini düşündükleri yok; ama, bu, önümüze sürekli olarak çıkacak bir şey. Avrupa Parlamentosunda alınan kararlar var, Fransa'da, İsveç'te, Belçika'da alınan kararlar var. Avrupa Birliği uyum sürecinde, Avrupa'daki Türk toplumunu, bu meselelerle ilgili olarak, yavaş yavaş, hem çalıştıkları ülkelere entegrasyonu sağlamak açısından hem de onlara tamamen sorumluluk vererek hazırlamamız gerekiyor; çünkü, bu, artık, Türkiye'de, Dışişlerinin meselesi olmaktan çıktı, tüm ulusun meselesi haline geldi. Kendi toplumumuzu bu konuda bilgilendirmemiz gerektiğine inanıyorum.

Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Beyin geçenlerde bir açıklaması oldu. Yapılan bazı çalışmalarda Ermenilerle oturduklarını; fakat, belli şeylerde Ermenilerin gittiğini, belli evraklarda belli şeyleri yaparken sorunun üzerine yeteri kadar... Yani, işlerine gelmediği zaman masadan kaçtıklarını vurguluyor. Toplumun çoğunluğunun bundan haberi yok. Yani, bu, bizim ilgi alanımızın dışına çıkmış gibi bir olay. Türkiye olarak, elimizdeki bütün arşivlerin neredeyse tamamını açtık; ama, Ermenistan açmadı, İngiltere açmadı, Rusya açmadı. Bunların hepsinin arşivlerinin açılması ve bu konuda tarihçilerin, uluslararası hukuku çok iyi bilen insanların oturup müşterek karar vermesi lazım. Aksi takdirde, bunların veya Avrupa Birliğinin bir dayatmasıyla, geçmişimizde olmadığına inandığımız ve kesinlikle de olmayan bir şeyi kabul etmemiz mümkün değil; çünkü, biz, bu insanlarla yediyüz sekizyüz yıl birlikte yaşamışız. Yani 1915 yılında olmuş bir olaydan dolayı da... Niye birden bire olmuş?! Yani, yediyüz sekizyüz yıl birlikte yaşayacaksınız, 1915 yılında "sizin hepinizi katlediyorum" diyeceksiniz! Böyle bir şey olabilir mi?! Ama, bunu anlatmazsak, bunun üzerine gitmezsek, gerekli parayı, çabayı harcamazsak, tarihçileri yetiştirmezsek olmaz. Amerika'da ve diğer ülkelerde, bu konuda çalışma yapmak isteyen yabancı tarihçilerin önünü, maalesef, Ermeni diasporasındaki güçler tehditle, şantajla kesiyor, insanların bu konunun üzerine gitmesini önlüyor. Özellikle, Dışişleri Bakanlığımızın, Türkiye Büyük Millet Meclisinin ve duyarlı kişilerin bu konuda biraz ağırlığını koyması gerektiğine inanıyorum. Önümüzdeki süreçte çıkacak sorunları artık göğüslememiz gerektiğine inanıyorum. Bizim, tarihimizden utanacak hiçbir şeyimiz yok, tarihimizle tartışmaktan kaçınmamız gerektiğine inanıyorum. Biz tartışalım, ne var ne yok bilelim; belki, son birkaç nesil bunun üzerine gitmedik. Geçmişte yapılan bazı hatalar da oldu "bu bizi ilgilendirmez, Osmanlı zamanında olmuş bir olaydır, Türkiye Cumhuriyetini ilgilendirmez" denildi; ama, rahmetli Özal zamanında, bunun, artık, bir Osmanlı meselesi olmadığı, ileride Türkiye'nin önüne çok değişik şekillerde çıkacağı görüldüğü zaman, bunun üzerine gidilmeye başlandı; ama, bir yerde, gösterilen çabalar kısıtlı ve yetersiz. Bu konuda, Dışişleri Bakanımız, dünkü konuşmasında -anladığım kadarıyla- bayağı hassasiyet gösterdiler. Bizim de, dışilişkiler komisyonları olarak bu konunun üzerine odaklanmamız gerekiyor, gittiğimiz toplantılarda öncelikli olarak parlamenterleri bilgilendirmemiz gerekiyor, daha sonra, bu toplantıların o ülkelerde yapılıp, belki de toplumun genelinin bilgilendirilmesinde yarar var. Bu sorun, önümüzdeki bir sorun olarak görülüyor; yoksa, diğer sorunlar, Alevî meselesi, Kürt meselesi, azınlık meselesi; bunların çoğu bizim iç meselelerimiz, bunların çoğunu zaman içerisinde çözeceğiz, çözeceğimize de inanıyorum, bir sorun olmayacak; ama, Ermeni meselesinin önümüzde büyük bir sorun teşkil edeceğini düşünüyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

49 konuşma daha · 24 Aralık 2004

49 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook