İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 39. BİRLEŞİM · CUMA

2005 mali yılı bütçe kan.tas.(9 uncu tur görüşmelerinde) enerji ve tabii kay.bak.,petrol işl.gen.müd.,dsi gen.müd.,çevre ve orman bak.,orman gen.müd.,meteoroloji işl.gen.müd.

Tacidar Seyhan

Adana Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 39. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Aralık 2004 · 992 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tacidar Seyhan (CHP), 24 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS.(9 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİNDE) ENERJİ VE TABİİ KAY.BAK.,PETROL İŞL.GEN.MÜD.,DSİ GEN.MÜD.,ÇEVRE VE ORMAN BAK.,ORMAN GEN.MÜD.,METEOROLOJİ İŞL.GEN.MÜD.); konuşma 992 kelime.

Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “2005 mali yılı bütçe kan.tas.(9 uncu tur görüşmelerinde) enerji ve tabii kay.bak.,petrol işl.gen.müd.,dsi gen.müd.,çevre ve orman bak.,orman gen.müd.,meteoroloji işl.gen.müd”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2004-12-24-2005-mali-yili-butce-kan-tas-9-uncu-tur-gorusmelerinde-enerji-ve-tab (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA TACİDAR SEYHAN (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Ben, hem enerji politikasına hem de Türkiye'de var olan gerçeklere, çok kısa bir sürede, ana başlıklarla değinmek istiyorum.

Şimdi, Sayın Bakanım alınmasın; ama, her konuştuğu zaman, vallahi, ağzından bal damlıyor. Doğrusu, her dinlediğimde, önce koşup boynuna sarılmak geliyor içimden; ama, bir süre geçtikten sonra, "Allah Allah" diye kalktığım yerden "hay Allah" diyerek geri oturuyorum yerime, ne oluyor diye bir şaşkınlık içerisine giriyorum. Anketlerde de çok başarılı çıkmış; biz de başarılı olmasını diliyoruz. Sanıyorum, çalışmanın bir kısmı da ankete ayrıldığı için, bazı şeyler de eksik kalmış.

Şimdi, tabiî, olan şeyler de var, yok değil; onu da söyleyeceğim. Ancak, hakikaten, bir sessiz devrimden söz ediliyor. Ne olur, biraz ses çıkarın da, biz de fark edelim. Biz mi çok cehalet içerisindeyiz göremiyoruz, vatandaş mı göremiyor anlamadık; ama, bir sessiz devrim tutturduk gidiyoruz.

2004 yılını şöyle bir gözden geçirdim; ne oldu, ne olmadı... Alın, Bakü-Ceyhan... Her elimizi attığımızda, dünya günlük petrol rezervinin seksenüçte 1'i oradan akacak diyoruz, dünya petrolünde çok önemli bir yere geliyoruz diyoruz. Sayın Başbakan da rahatsız. Bu proje gecikiyor, gecikecek; ama, bizden gecikmeyecek. Nereden gecikecek; Gürcistan'dan gecikecek. Ben, sonuca bakarım; diğer devletlerde ne olduğu önemli değil. Her gün için, Türkiye Cumhuriyeti, 500 000 dolarlık bir cezayı ödemeye mahkûm. Hiçbir şekilde bu hafifletilemez, yok sayılamaz. Bir gecikme var; hem içeride var hem dışarıda var. Nisanda yetişecekmiş; yetişmeyecek... Bunu, kamuoyuna açıklamak lazım; böyle bir sıkıntımız var... Projenin diğer aksaklıkları var; ama, burada sıkışırsam, diğerlerinden söz edemem.

Şimdi geliyoruz Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne.

Değerli arkadaşlar, Petrol İşleri Genel Müdürlüğü 1954'te kuruldu; çok deneyimli arkadaşlarımız var çalışan. Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün, gittikçe, statüsü hafifletiliyor, içerideki personel değerlendirilemiyor, onların görev ve sorumluluk alanlarına düşecek bazı konular başka başka kuruluşlara veriliyor ve buradaki arkadaşlarımıza yazık oluyor. Bakın, iyi şeyler de yaptık diyorum; doğru. İçerisinde yanlışlıklar var; ama, bir şeyler yaptık, maden Kanununu çıkardık, Petrol Piyasası Yasasını çıkardık; şimdi, doğalgaz piyasası yasasını çıkaracağız, onunla ilgili değişiklikler yapacağız; LPG yasası çıkıyor. Bunların hepsini EPDK yapacak; her şeyi EPDK... Ben, bu kurullara sıcak bakmıyorum; ama -EPDK'nın bu kadar büyük bir sorumluluk alanında başarılı olmayacağı da açık- bu görevlerin direkt oraya verilmesine hiç tahammül edemiyorum. Yazık!.. Elimizde bir Petrol İşleri Genel Müdürlüğü var. Bakın, yapamadı; bu yıl sonuna kadar lisansları tamamlayacaktı, tamamlayamadı EPDK ve üzerindeki en büyük hamallığı götürdü, yine Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne yıktı; solvent, baz yağları, madenî yağları beş aylığına oraya geri verdi, orası yapıyor. Yazık!.. Bir kurula sıkıştıracağınıza, oradaki personeli değerlendirin, onların özlük haklarını geliştirin, burada yapın; ama, bu da yapılmadı. Şimdi LPG geliyor, inanın bu da aksayacak. Yapmayın!.. Ne olursunuz, bunu Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne verin, bu işi orada çözelim.

Değerli arkadaşlarım, bunun dışında, doğalgaz konusunda arkadaşlarım birçok şey söyledi. "1 milyar metreküp -bazen 2 500 000 000 metreküp- doğalgaz bulduk" denildi, sansasyonel bir şey yaratıldı; ama, ondan sonra, ölçüm yapıldığında bir bakıldı ki, ticarî anlamda, bu işin yeniden etüdünü yapmak gerekli ve burada da, sanıldığı kadar büyük bir rezerv yok. Bu işleri, sansasyon yapmadan, makul çerçevede götürmek lazım değerli arkadaşlarım.

Bakın, petrol kanunu geliyor. Petrol kanununda da, yine... Şimdi, Karadeniz'de araştırma yapan şirketler var, sondaj yapmaları gerekli; ama, Sayın Bakan da açıklamıştı, biliyor ki, o şirket sondajı yetiştiremedi. Ne olacak şirketin durumu? Müeyyide yok. Neyi bekliyor şirket? Şirket, yeni petrol yasasını bekliyor; çünkü, bu petrol yasası çıkarsa, bu şirket, tanımlanan haklardan, royaltiden yararlanacak, devlet hissesi düşüyor. Ee, yazıktır; yapabileceklerinizi yapın, yetiştirin, işinizin peşine düşün. Türkiye'deki kaynakları, rezervleri iyi tespit edin. Bu rezervler ne kadardır ne kadar değildir, bunu ölçmeden, vergilerde, royaltide sadece indirim yaparak, Türkiye'de petrol aramalarını, doğalgaz aramalarını zenginleştiririz diye bir kaide yok. Biz, olmayan şeyin üzerine devlet otursun demiyoruz, elbette ki araştırma yapılsın. İşte görüyorsunuz, MTA'ya ayırdığınız bütçe, yüzölçümü Türkiye'den 20 kat daha küçük ülkelerin ayırdığı bütçeden daha az. Böyle aramacılık yapılır mı?! Kendi Petrol İşleri Genel Müdürlüğünüzü tali plana sokarak bir aramacılık yapmak, bunu teşvik etmek mümkün mu; yok. Bunu özel şirketlere açalım, Petrol Kanununda değişiklik yapalım... Yapın tabiî; ama, siz, ülkedeki aslî rezervlerin ne olduğu konusunda, bunun varlığının, miktarının ne kadar olduğu konusunda ciddî çalışmalarınızı yapın, yerli-yabancı yatırımın da orada nasıl yer alacağını siz belirleyin.

Hatırlıyorsunuz, birlikte Bor Enstitüsü kurmuştuk burada. O zaman dedik ki: "Bu enstitü ölü doğuyor. Kurulmasından yanayız; ama, bu yapıyla ölü doğuyor, bu işi yürütemeyeceğiz." Bakın, haberlerden ve internet sayfalarından aktarıyorum: "TÜBİTAK ve Bor Araştırma Enstitüsü ortaklıkla yeni bir enstitü kurdu. Bu enstitü de, kendi alanında araştırma yapacak ve yakıt teknolojisini geliştirecek." Türkiye'de tek olarak sunuldu bu enstitü. Bir kere, bu enstitü ilk değil; ben de biliyorum, siz de biliyorsunuz, Marmara Üniversitesinde TÜBİTAK'ın kurduğu bir Enerji Enstitüsü vardı ve var; onun amacı ile şimdi kurduğunuz enstitünün amacı aynı. Bunu, yeniden, vatandaşa bir devrim gibi sunmak son derece sakıncalı ve inanın bana, enstitü kuran enstitü bir tek Türkiye'de olurdu, oldu. Biz Bor Enstitüsü kurduk, onlar da TÜBİTAK'la evlilik yaptı, enstitü içinden bir enstitü çıktı. Ar-geye ayırın, istediğinizi yapın, biz sizin arkanızdayız; ama, sadece yeni alanlar açacağız anlayışıyla, sadece spekülatif tavırlarla "biz, Türkiye'de devrim yapıyoruz" diyerek bir işleyişi ortadan kaldırıp, farklı bir işleyişte çözüm aramayın. Eğer çözülebilecekse, orada çözün; eğer TÜBİTAK'ta çözülecekse, bir ortaklık kurulacaksa, biz, Bor Enstitüsünü niye kurduk?! Mademki, MAM'da var böyle bir şey, artı, TÜBİTAK'ın kurmuş olduğu Enerji Enstitüsü var, niye orayla ortak olmadık; hayır, Türkiye'de devrim olarak sunulacaktı, sunuldu. Geldiğimiz nokta budur. Yapılacak araştırmaları, sodyum bor hidrür araştırmasını destekliyoruz; bu, desteklediğimiz anlamına gelmez; ama, bu politika popülist politikadır; bu, çözüme yönelik bir politika, değildir.

Geliyoruz yenilenebilir enerjiye. Yine, bu kitapçığın içinde o kadar güzel şeyler yazıyor ki: "Yenilenebilir enerji kanununu altı ay önce çıkardık." Ama, Meclis gündeminin birinci, ikinci sırasında, hem yenilenebilir enerji kanunu hem de doğalgaz kanunu bekletildi değerli arkadaşlarım, hâlâ gündeme gelmiyor. Bu mudur yenilenebilir enerjiye bakış?!

Adalet ve Kalkınma Partili bir grup başkanvekili dedi ki: "Avrupa Birliği, şu anda yenilenebilir enerjiye yatırım yapmayı uygun bulmuyor." Biz de, arkadaşlarımız da, dernek yöneticilerimiz de, Loyola de Palasio'ya sorduk, bir mail attık "nasıl böyle bir şeyi söylersiniz" diye; mail'in cevabı var bende: "Türkiye'yle aramızda böyle bir müzakere geçmemiştir..."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

49 konuşma daha · 24 Aralık 2004

49 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook