Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı(ss.508)
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 102. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Haziran 2004 · 568 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Rıza Gülçiçek (CHP), 16 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI(SS.508)); konuşma 568 kelime.
Ali Rıza Gülçiçek (CHP, İstanbul). “Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı(ss.508)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 16 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-gulcicek-22-2004-06-16-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-ss-508 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ALİ RIZA GÜLÇİÇEK (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ahmet Piriştina'nın ani ölümünün hepimizi derinden üzdüğünü ifade etmek istiyorum. Sayın Ahmet Piriştina'ya Allah'tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabır diliyorum; Türkiye'nin başı sağ olsun.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 508 sıra sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 6 ncı maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bu tasarı incelendiğinde, kurum ve ülke kaynaklarının uluslararası tekellere devredilmek istendiği, Anayasa hükümlerinin zorlandığı, çalışanlarının da işgüvenliğinin yok edildiği, siyasal kadrolaşmanın yasallaştığı görülmektedir.
1993 yılında 509 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle başlayan ve hukuka aykırılıkları nedeniyle defalarca Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen yasa değişikliklerine bir yenisi daha ekleniyor. Yine değişen bir şey yok; daha önce Anayasaya aykırı görülen düzenlemelere geri dönülüyor.
Türk Telekomun özelleştirilmesindeki hukukî sürecin uzun ve mücadele içeren bir tarzda tamamlanmış olmasının altında, özelleştirme programını yürüten kişi ve kurumların, Anayasa hükümlerini, ülkenin stratejik hedeflerini ve kamu yararını gözardı ederek, sermaye kesimi ve uluslararası kimi kuruluşların isteklerini tek ölçüt olarak almaları yatmaktadır. Âdeta mevcut yasal düzenlemeler, mahkeme kararları ve tüm resmî belge ve raporlar yok sayılmaktadır.
Bu tasarının yasalaşması durumunda, binlerce özelleştirme mağdurunun çalıştıkları şartların çok altında, geçici kadrolarla başka kurumlara aktarıldığı gibi, Telekom çalışanlarını da aynı sonuç beklemektedir.
Türk Telekom, kamu hizmeti veren diğer kurumlar gibi hepimizin emeği, alınteri ve özkaynaklarımızla, uzun yıllar süren bir çalışmayla bugünlere getirilmiştir.
Kamu alanının yok edilmesi, yoksulların daha yoksul olmasına yol açmakta, insanlık ve vatandaşlık hakkı olan bu hizmetlerden yararlanmamalarına neden olmaktadır.
Değerli milletvekilleri, kurumun daha iyi işlemesi, siyasî iktidarların baskısından, arpalık zihniyetinden kurtulması, örgüt içinde yetişmiş, kamu hizmetini benimsemiş yöneticiler eliyle yönetilmesi ve sektörde örgütlü uzman meslek kuruluşları, üniversiteler ve sendikalarla işbirliği içinde olmasıyla mümkündür.
406 sayılı Kanuna eklenen geçici 8 inci maddeyle PTT personelinin yıllardır maaşlarından yüzde 2 oranında kesilerek kefalet sandığına aktarılan para hükümet tarafından gasp edilmeye çalışılıyor.
Memurun alınterine, emeğine, birikimine siyasal iktidar tarafından el konulmaya çalışılmasını anlamak gerçekten çok güçtür.
PTT personelinin kefalet sandığında, bugünkü değeriyle yaklaşık 227 trilyon lira var olduğu bilinmektedir.
Değerli milletvekilleri, 23 500 çalışandan kesilen aidatların toplam 17 trilyon liralık anaparası, hak sahiplerine, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde defaten ödenecek. Geriye 210 trilyon lira para kalıyor. Kurum, 210 trilyon liranın yüzde 60'ını, PTT Genel Müdürlüğünün taşıt, otomasyon ve modernizasyonu hizmetlerine ilişkin harcamalarında kullanmak istiyor; kalan yüzde 40'ı da direkt hazineye aktarılmak isteniliyor.
TÜFE oranındaki nemalandırmayla, ancak, personele 3,5 trilyon dağıtılmış olacağı tahmin edilmektedir. Personele dağıtılacak para 20 trilyona çıkıyor. Yine, personelin 207 trilyonuna bu maddeyle de el konulmaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 23 500 çalışanın yer aldığı Kefalet Sandığı, emekli olanların ek toplu para alabilmeleri için kurulmuş, ancak, bugüne kadar hep anapara ödeyip, nema vermemiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hükümet, Türk Telekomu peşkeş çekme yasa tasarısına bir madde ekleyerek, çalışanların emeğine, alınterine el koymak istiyor. Kefalet Sandığında biriken para, nemalarıyla birlikte çalışanlara ödenmelidir ve bu paranın çalışanın olduğu unutulmamalıdır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 3 Kasım seçimleri öncesinde, uluslararası sermayenin çıkarlarını esas alan 57 nci hükümeti kıyasıya eleştirerek iktidar olan AK Parti Hükümeti, geçmişte söylediklerini unutmuş gibi görünüyor. Hükümetin, neoliberal politikaları uygulamada ve küreselleşmenin dayatmalarını yerine getirmede, geçmişin IMF patentli hükümetlerinden daha hevesli ve kararlı olduğu görülmektedir.
Bu yasanın ve 6 ncı maddenin bu şekilde çıkması, çalışanların haklarının gasbı ve Türk Telekomun peşkeş çekilmesi demektir.
Sözlerime son verirken, bu hatadan bir an önce dönülmesini diliyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
39 konuşma daha · 16 Haziran 2004