Televizyonlarda yayınlanan şiddet içerikli programlar hk
Denizli Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 102. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Haziran 2004 · 494 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Yüksektepe (AK Parti), 16 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TELEVİZYONLARDA YAYINLANAN ŞİDDET İÇERİKLİ PROGRAMLAR HK); konuşma 494 kelime.
Mehmet Yüksektepe (AK Parti, Denizli). “Televizyonlarda yayınlanan şiddet içerikli programlar hk”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 16 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yuksektepe-22-2004-06-16-televizyonlarda-yayinlanan-siddet-icerikli-programlar-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET YÜKSEKTEPE (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, Genel Kurulumuzda, genç bir nüfusa sahip olan ülkemizde gençlerimizin ve çocuklarımızın, yetişme çağında maruz kaldıkları şiddet ve şiddet içerikli yayınlar dolayısıyla yaşadıkları psikolojik sorunları dile getirmek üzere söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sözlerime geçmeden önce, dün kaybettiğimiz, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Piriştina'ya Allah'tan rahmet diliyorum; ailesine, İzmir halkına ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna sabırlar diliyorum.
Değerli arkadaşlar, dün, yaklaşık 14 000 000 öğrencimiz, yavrumuz karne aldı. Buradan, öncelikle, tüm öğrencilerimizi kutluyor ve onların gözlerinden öpüyorum; ailelerini de buradan saygıyla selamlıyorum.
Çocuklarımızın, zorlu bir maraton sonunda tatili hak ettiklerine inanıyorum. Dönem boyunca, tüm zorluklara rağmen, onların başarılı olmaları için fedakârca çalışıp gayret gösteren tüm öğretmenlerimizi ve idarecilerimizi de saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, buradan sayın velilerimize seslenmek istiyorum: Elbette, çocuklarımız tatili ve dinlenmeyi hak ettiler. Çocuklarımızı bu tatil süresince kötü alışkanlıklardan uzak tutacak, beden ve ruh gelişimini olumlu yönde etkileyecek sosyal, kültürel, bilimsel ve sportif aktivitelere yönlendirmenin doğru olduğunu düşünüyorum.
Değerli arkadaşlar, bu, bardağın dolu tarafıydı; bir de, maalesef, bardağın boş kısmı var. Çocuklarımız, her geçen gün giderek artan oranda şiddete maruz kalıyor. Yazılı ve özellikle görsel medyanın çocuklarımız üzerindeki etkisi rahatlıkla gözlenmektedir; çünkü, eskiden gazetelerin ikinci sayfasında yer alan acılı haberler, artık, manşetlere taşınmıştır. En son manşet, Isparta'da fidye için çocuk kaçıran çocukların olayıdır. Çok acı sonuçlanan bu olay, gazete manşetlerinden düşmedi. Gazete ve televizyonlarda, lise ve ortaokul çağındaki çocukların ya da okula gitme fırsatı bile bulamayan sokak çocuklarının işlediği suçlarla ilgili haberlere sıkça rastlamakta ve daha kötüsü, bu haberlere alışmaktayız. Bu haberlerin normalleşmesi ve alışılmaya başlanması çok garip ve oldukça düşündürücüdür. Bu haberlerin alışılabilir haberler olmadığını, hatta alışılmaması gerektiğini sizlere vurgulamak istiyorum.
Konuyla ilgili uzmanlar tarafından yapılmış bir araştırmanın sonuçlarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu araştırmada, ulusal yayın yapan 2 televizyon kanalının bir aylık yayın akışı taranmış, Radyo ve Televizyon Üst Kurulundan alınan bilgiler dahilinde, şiddet içerikli olan yayınlar izlenmiştir. Bu taramanın sonuçlarına göre, şiddet içerikli tam 240 program tespit edilmiştir arkadaşlar. Bazı programlar, 1'den fazla şiddet görüntüsü içermektedir; hatta, bir günlük taramada, 80 ilâ 100 şiddet görüntüsü tespit edilmiştir.
Geçtiğimiz günlerde, Mersin'de, bir çocuğun, kendisini bir pokemon kahramanı yerine koyarak, balkondan aşağıya atlamasıyla ortaya çıkan durum da, çocuğun kendisine zarar verme ihtimaline iyi bir örnektir. Yine aynı şekilde, geçen hafta Isparta'da ve iki gün önce de Denizli'de yaşanan çocuk kaçırma, bıçaklama ve tecavüz gibi olaylar, çocuğun başkasına zarar verme ihtimalini ortaya koyuyor.
Günümüz Türkiyesinin ulusal, bölgesel ve yerel medyasında, etkinlik yönünden televizyonlar, 230 kanalla ilk sırada gelmektedir. Yine 3 500 yayınla gazete ve dergiler, 1 176 kanalla radyolar sayılmaktadır. 25 000 000'u aşkın televizyon ve radyo cihazıyla 65 000 000 insana ulaşılması, medyanın gücünü ortaya koymaktadır. Toplumsal yaşamı her açıdan etkilemede önemli bir rol üstlenen televizyon yayınlarında kamu yararının yeterince gözetilmediği şeklindeki sürekli dile getirilen şikâyetler malumunuzdur.
Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Türkiye Çocuk Vakfı, üniversitelerimiz, Millî Eğitim Bakanlığımız ve Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı Çocuk Şube Müdürlüğümüzün yaptığı başarılı çalışmalar olduğunu görüyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
39 konuşma daha · 16 Haziran 2004