İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 102. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sebze ve meyveciliğin sorunlarıyla ilgili

Nail Kamacı

Antalya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 102. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Haziran 2004 · 773 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Nail Kamacı (CHP), 16 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SEBZE VE MEYVECİLİĞİN SORUNLARIYLA İLGİLİ); konuşma 773 kelime.

Nail Kamacı (CHP, Antalya). “Sebze ve meyveciliğin sorunlarıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 16 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nail-kamaci-22-2004-06-16-sebze-ve-meyveciligin-sorunlariyla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

NAİL KAMACI (Antalya)- Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; sebze ve meyveciliğin sorunlarıyla ilgili gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, dün hayatını kaybeden Sayın Piriştina'ya, bir gün önce hayatını kaybeden Sayın Oğultürk'e Allah'tan rahmet diliyorum. Yine benim için çok önemli; üç yıl önce bir trafik kazasında kaybettiğimiz Antalya eski İl Başkanımız Mustafa Çetinkaya'yı, Yönetim Kurulunda görev yaptığım arkadaşım Mehmet Atmaca'yı ve partili bir arkadaşım Mehmet Erdem'i, burada, saygıyla anıyorum.

Değerli arkadaşlar, bugün, ülkemizde tarımda yaşanan sorunların bir kısmı da, yine tarımın bir kolu olan örtüaltı seracılığıyla ilgili.

Değerli arkadaşlar, örtüaltı seracılığı, yaklaşık otuz yıldan beri ülkemizin güneyinde, iklimin iyi olduğu kısımlarda, toprağın ve suyun iyi olduğu kısımlarda uygulanmaya başlanılan ve gün geçtikçe yöre halkı tarafından geliştirilen ve daha da teknik konuma getirilen bir tarım koludur.

Ancak, bugünkü konumuz, onların uğradığı doğal afetler değil; yani, bugün burada seli konuşmayacağız, burada donu konuşmayacağız, burada fırtınayı ve hortumu konuşmayacağız. Bugün buradaki konuşmamıza -örtüaltı seracılık, 1999 yılına kadar hiçbir sorun yaşamadan devam ederken, çiftçimize büyük gelir sağlarken- 1999'dan sonra, özellikle 2001 krizinden sonra, yöre halkının ürettiğini pazara çıkaramamasından kaynaklanan doğal bir ekonomik afetten başlamak istiyorum; çünkü, gerçekten, bizim üreticimiz üretmesini biliyor, ne üreteceğini biliyor; ama, nasıl satacağını bilmiyor. Bu anlamda, örtüaltı seracılığın bugünlerdeki en büyük sorunlarından birisi budur ve sizin de bildiğiniz gibi, bugün manavlarda, pazarlarda kilosunu 1 000 000 liraya gördüğünüz biberin veya salatalığın gerçek fiyatının, tüketiciden çıkışının bu olmadığını da bilmenizi istiyorum.

Biraz önce Mavikent Halinden tarafıma gönderilen turfanda sebze ve meyve fiyatlarını söylemek istiyorum. Çarliston biber 200 000 lira, domates 100 000 lira, hıyar 60 000 lira...

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli)Salatalık!..

NAİL KAMACI (Devamla)Sayın Maliye Bakanının anlatmasıyla söylüyorum; biliyorsunuz, Sayın Maliye Bakanı "hıyarın fiyatının yüksek olmasından dolayı Türkiye'de enflasyon yükseliyor" demişti; şimdi 60 000 lira, Sayın Maliye Bakanının gözü aydın olsun, enflasyon düşmüştür artık!..

Fasulye 250 000 lira, kabak 100 000 lira. Bunları daha fazla saymak, daha fazla büyütmek mümkün; ancak, üretimdeki girdi fiyatlarının yüksek olmasından dolayı bu dönem üretici mağdur edilmiştir, perişan edilmiştir. Bana birçok yerden belediye başkanlarımızdan faks geldi. "Antalya ve çevre beldelerimizde domates fiyatlarının çok düşük olması nedeniyle çiftçimiz mağdur durumdadır. Çiftçilerimizin mağduriyetinin giderilmesi için konunun görüşülmesi gerekmektedir" diye söylüyorlar.

Değerli arkadaşlar, yıllardır devam eden, kendi kendilerine gelişmeye açık olan bu tarım sektöründe devletin doğru dürüst önemli bir katkısı olmamıştır. Bugünkü yaşadığımız, ürettiğimiz ürünlerin içpiyasada yeterince satılamamasından kaynaklanmaktadır. Çünkü, tüketicimizin alım gücü yoktur, ihraç gücü de maalesef devlet tarafından yönlendirilmiyor. Bu anlamda bu ürünlerin hepsi üreticimizin elinde kalmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, son zamanlarda şöyle bir gelişme yaşanıyor: Ne zaman domates, biber fiyatları belli bir yüksekliğe ulaşsa hemen televizyon programlarında "efendim, enflasyonu artıran sebze fiyatlarıdır" diye başlıyorlar. Petrol fiyatları artırmıyor, beyaz eşya fiyatları artırmıyor; ama, çiftçinin o alın teriyle ürettiği sebze fiyatları enflasyonu artırıyor!.. Bu konuda da hükümetimiz maalesef onlara destek veriyor.

Değerli arkadaşlarım, geçen dönemlerde yine bir televizyon kuruluşunda, saygın bir televizyon kuruluşunda saygın bir program yapımcısı, üç hafta üst üste sebzecilik konularına, yani, sebzecilikteki ilaç kalıntılarına değindi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Kamacı, sözlerinizi tamamlayınız.

NAİL KAMACI (Devamla)O programda konuştuğu bir şoförün şöyle bir ifadesi vardı: "İstanbul'a varıncaya kadar salatalık kamyonun üzerinde çatır çatır çatlıyor ve 5 cm ise İstanbul'a varıncaya kadar 10 cm oluyor." Ben görmedim böyle bir şey; ben, geçmiş dönemlerde seracılık yaptım; hiç böyle bir şeye rastlamadım. Üstelik, bu dönemler içerisinde, artık, seracılık, eskiden olduğu gibi hormonla olmuyor, doğal yöntemlerle oluyor; yani, arı kullanılıyor. O yüzden, doğal yöntemlere geçildikten sonra hormon tüketimi azaldı.

Bunun yanında, ilaçlama... Değerli arkadaşlar, gerçekten üç yıl öncesine kadar böyle bir şey vardı; ürünlerimiz Avrupa kapılarından döndü; ancak, üç yıldan beri -Sayın Bakana da teşekkür etmek istiyorum burada, onun da katkılarıyla- bir çalışma yapılıyor şu anda; Kumluca Ticaret ve Sanayi Odasının da yardımıyla bir laboratuvar kuruldu; artık, ürünlerimiz, bundan böyle, kontrol edilerek gönderiliyor ve önümüzdeki dönemlerde, umarım, yeni tedbirlerle -paketleme ve ambalajlama sistemleri yapılacak ve numaralama sistemiyle- Avrupa'ya daha iyi ürün ihraç edebileceğiz.

Bu saygın televizyon programlarında, üç hafta, üç sene önceki durum konuşuldu değerli arkadaşlar. Şimdi, şu anda domates, biber fiyatları çok düşük. Bu saygın televizyon kuruluşları, bunu niye konuşmuyor?! Çiftçimizin bugünkü mağduriyetini niye konuşmuyor?!

Değerli arkadaşlar, manavda 2 500 000 lira olan biber, yerinde 500 000 lira. Diğer faktörler, ulaşım faktörleri, hal faktörleri ve manavda ücretinin üzerine konulan fiyatlar; o yüzden, bunun hepsini çiftçinin aldığını söylemek insafla bağdaşmaz değerli arkadaşlar.

Bu anlamda, bu yıl kayboldu. Önümüzdeki yılların kaybolmasını istemiyorsak, hep beraberce -en önemli stratejik bölgede bulunuyoruz. Bağımsız Devletler Topluluğuna yakınız; Rusya'ya ve Avrupa'ya yakınız- bu anlamda, gelecek dönem, sebze ve meyvecilikte ihracat için önemli çalışmalar yapalım. Hükümetin görevi bu olmalı. Bu konuda çiftçilerimizi yönlendirmeliyiz ve ihracatımızı geliştirmeliyiz.

Bunun, gelecek dönemlerde daha iyiye gitmesi dileğiyle, hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

39 konuşma daha · 16 Haziran 2004

39 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook