İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 102. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Ceza mahkemeleri usulü kanunda değişiklik yapılması (s.s.582)

Feridun Fikret Baloğlu

Antalya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 102. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Haziran 2004 · 568 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Feridun Fikret Baloğlu (CHP), 16 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA MAHKEMELERİ USULÜ KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI (S.S.582)); konuşma 568 kelime.

Feridun Fikret Baloğlu (CHP, Antalya). “Ceza mahkemeleri usulü kanunda değişiklik yapılması (s.s.582)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 16 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-fikret-baloglu-22-2004-06-16-ceza-mahkemeleri-usulu-kanunda-degisiklik-yapilmasi-s-s-582 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Antalya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına son sözü ben aldığım için, bir tarihî gerçeği anlatmak da bana düşüyor.

Bu tasarının kabulüyle, yargılama sistemimizde çok tartışılan DGM'ler, devlet güvenlik mahkemeleri tarihe karışıyorlar. Doğal ki, bu mahkemeler hakkında esas hükmü tarih verecektir. Biz, Cumhuriyet Halk Partililer, uzun yıllar, devlet güvenlik mahkemelerine karşı görüşlerimizi açıkça ifade ettik. Devlet güvenlik mahkemelerinin doğal yargılama sistemi içerisinde yer almaması gerektiğini açıkça söyledik. Bir adım daha öteye giderek, Cumhuriyet Halk Partisi programına, 1994'te, devlet güvenlik mahkemelerine karşı olan tavrımızı işledik; yani, parti programımızda, devlet güvenlik mahkemelerine karşı olduğumuzu açıkça kamuoyuna ilan ettik. O nedenle, sevgili meslektaşım Adalet ve Kalkınma Partisi sözcüsünün bu konudaki bütün payın kendilerine ait olabileceğine ilişkin görüşüne katılmam mümkün değil. Bu konuda, eğer bir onur varsa, onu, biz, Yüce Meclisle paylaşmaya hazırız.

Bu yasalar iki olağanüstü dönemin ürünüdür. Birincisi 12 Mart, ikincisi 12 Eylül. 12 Mart döneminde kurulmuştur, daha sonra 1975'te Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir şeklî nedenlerle; ama, 1982'de, 82 Anayasasının getirdiği 143 üncü maddenin imkânlarıyla bir kez daha bizim yaşamımıza girmiştir.

Sayın milletvekilleri, bu yeni düzenlemenin temelinde yer alan, adil ve çağdaş hukuk normlarının ihdası suretiyle mahkemelerin yapılandırılması biçimindeki saptamaya katılıyoruz. Taraf olduğumuz insan haklarını ve ana hürriyetleri korumaya dair Avrupa sözleşmesinin özellikle adil yargılama hakkı kavramının gereklerini yerine getirmekten söz eden gerekçeye de katılıyoruz. Ancak, tam bu noktada, Türkiye'de, biz, bu mahkemeleri kaldırırken ve bunların yerine daha adil olacağına inandığımız mahkemeler kurarken, 9 Haziran 2004 tarihli Resmî Gazetede, Türkiye'deki 136 tane adlî teşkilatın kaldırılmasına ilişkin bir karar yayımlandı. Kamuoyunun üstünde fazla durduğunu sanmıyorum. Sadece, adlî teşkilatları kaldırılan 136 tane ilçenin insanları, belediye başkanları ve parti örgütleri tepki gösterdiler. Oysaki, adil yargılama, çabuk yargılama ve daha rahat yargılamayı sağlayan adlî teşkilatların kaldırılması doğru olmamıştır; en azından, tümü için doğru olmamıştır. Ben, bugün, bu kararın yayımlandığı siteden Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanlığının 9 Haziran 2004 tarihli ve 278 sayılı kararını okudum. Benim gözümden kaçmış olabilir, bir yanlışım varsa düzeltilmesini istiyorum; ama, burada, hiçbir gerekçe, hiçbir neden yok. Bu konuda kamuoyuna bir açıklama yapılmalıydı. Türkiye'de 136 ilçede adlî teşkilat kaldırılıyor. Bu, çok önemli bir değişikliktir. Tabiî, birtakım nedenler söylenebilir. Nüfusları azdır, yeteri kadar dava yok, o yüzden burada adlî teşkilat gerekmiyor denilebilir; burada az dava olduğu için hâkim ve savcılar yeterli not alacak biçimde davalara bakamıyorlar denilebilir. Eğer, böyle bir şey varsa, hâkim ve savcıların terfilerine ilişkin kuralları değiştirmek mümkündür. Mahkemeleri kapatmak, bunun bir sonucu olarak gelmemeliydi gündeme. Ben, bu konunun bir kez daha tartışılmasını istiyorum.

136 tane adliye içinde yakından bildiğim bazı ilçeler var, gidip gördüğüm ilçeler var. Onları tek tek saymak istemiyorum; ama, kendi seçim bölgemde bir İbradı var, komşu ilçelerimiz var; Burdur'da Altınyayla, Çeltikçi, Karamanlı, Kemer var; Isparta'da var. Bunlar gelişmiş yerleşme alanlarıdır. Elazığ'da var; Alacakaya. Gittim gördüm Alacakaya'yı. Buralardan adliye teşkilatlarını kaldırdığımız zaman, bunları yarım ilçe durumuna getiriyoruz arkadaşlar ve kazanılmış bir hakkı tartışma konusu haline getiriyoruz. Ben, bunu doğru bulmuyorum. Eğer, haklı bir gerekçe varsa, bunu öğrenmek 136 ilçede yaşayan insanların hakkıdır.

Bir yandan, devlet güvenlik mahkemelerinin yerine yeni mahkemeler getirerek sağlıklı bir yargılama getirdiğimiz iddiasıyla halkın önüne çıkıyoruz Meclis olarak; bu arada da, aynı günlerde, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu böyle bir karar alıyor.

Ben, Sayın Bakanın ve Kurulun bu konuda yapılacak itirazları adil bir tarzda incelemelerini, sağlıklı bir kıstas koymalarını ve bu kıstası açıklamalarını talep ediyorum. Bu kıstas halkı tatmin etmelidir, ilçelerinde adlî teşkilat kaldırılan 136 ilçe halkını tatmin etmelidir.

Saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

39 konuşma daha · 16 Haziran 2004

39 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook