İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 65. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)

Ali Rıza Öztürk

Mersin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 65. Birleşim · 2. yasama yılı · 14 Şubat 2008 · 731 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Rıza Öztürk (CHP), 14 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VAKİFLAR KANUNUN 9.11.2006 TARİHLİ VE 5555 SAYILI KANUNDA BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.98)); konuşma 731 kelime.

Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 14 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2008-02-14-vakiflar-kanunun-9-11-2006-tarihli-ve-5555-sayili-kanunda-bazi-maddele (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkanım, sayın milletvekilleri; bu Yasa’yla ilgili Vakıflar Genel Müdürlüğü doğrudan ilgili olduğu için bazı hususları sunmak istiyorum.

Devlet Denetleme Kurumu, 2007 yılına ilişkin, Vakıflar Genel Müdürlüğünde denetimler yapıyor. Bu denetimler sonucunda saptanan hususlardan Erzurum ve İzmir illerinde yapılan incelemeler ile Genel Müdürlükçe hâlen bitirilemeyen projeler olan CBS ve VAYS ile ilgili konular Başbakanlık müfettişi olmaksızın 2 Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettişi tarafından yapılmıştır.

Erzurum Vakıflar Bölge Müdürlüğü faaliyet alanında Kurşunlu Camisi ve Medresesi, Merkez Gümrük Hanı ve Ağrı Doğubeyazıt Şafi Camisi restorasyonlarıyla ilgili incelemeler yapılmış, bir de İzmir’le ilgili incelemeler yapılmıştır. Kurşunlu Camisi ve Medresesi restorasyonu işinde 90.949,91 YTL, Merkez Gümrük Hanı restorasyonu işinde 272.444,50 YTL, Ağrı Doğubeyazıt Şafi Camisi restorasyonu işinde 44.441,49 YTL tutarında hak edilmediği hâlde ödemenin yapıldığını ortaya koymuşlardır.

Diğer taraftan, eksik ve noksanlar tam anlamıyla ortaya konulmadan geçici kabullerin gerçekleştirilmiş olduğu kanaatine varılmıştır.

Yine İzmir’deki çalışmalarda, İzmir Bölge Müdürlüğü Hizmet Binası restorasyonu, Ödemiş Birgi Derviş Ağa Camisi onarımı, Manisa Hüsrev Ağa Hamamı restorasyonu ve Karakadı Necmettin Külliyesi onarımı işleriyle ilgili olarak ihale sürecinden tamamlanmasına kadar geçen zaman diliminde gerçekleştirilen bütün iş ve işlemler incelendikçe ve konuyla ilgili çok çarpıcı gerçeklere yaklaşıldıkça müfettişlere baskı gelmeye başlamıştır. Onlara denmiştir ki: “Siz fazla uğraşmayın, konunun üzerine gitmeyin, mukayeseli keşif yaptırmayın, kurum dışından bilirkişi görevlendirmeyin, yazacağınız raporla bu işleri Genel Müdürlükte kurulacak bir komisyona havale edin yoksa açığa alınırsınız.”

Sürekli olarak yapılan bu baskıya 2 müfettişten kıdemli ve koordinatör başmüfettiş karşı koyamamış, boyun eğmiş ve raporu istenildiği gibi, yani yapılan bütün imalatları mahallinde incelemeden, metrajlar teker teker ele alınmadan, kullanılan malzemelerin yerindeliği irdelenmeden, belirlenmiş pozların doğruluğu sorgulanmadan, yapılan işle orantılı ödeme gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ortaya konulmadan ve kurumdan bağımsız bilirkişilere hazırlattırılacak mukayeseli keşif ve analizin yapıldığı bir teknik rapor hazırlanmaksızın düzenlenmek zorunda kalınmıştır.

Ancak bu ülkede bu haksızlıklara, bu talanlara boyun eğmeyen müfettişler de var. Müfettişlerden birisi muhalefet şerhi koyuyor. Şerh aynen şöyle: “Görev emrinde bahsedilen restorasyonların çok kalitesiz biçimde gerçekleştirildiği, şartname ve mevzuata uyulmadığı gibi konular hakkında belli bir sonuç ve kanaate ulaşılabilmesi ancak yapılan bütün imalatların mahallinde incelenmesi, metrajların ele alınması, kullanılan malzemelerin yerindeliğinin irdelenmesi, belirlenmiş pozların doğruluğunun sorgulanması ve nihayet yapılan işle orantılı ödeme gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin ortaya konulmasıyla mümkün olabilir. Bir diğer ifadeyle, görev emrinin gereği ancak ve ancak bu mahiyette bir çalışma yapılarak yerine getirilebilir. Kanaatimizce, şartlar ne olursa olsun, bu tarz bir çalışma muhakkak yapılmalıdır. Bu nedenle, anlatılmaya çalışılan mahiyetteki mukayeseli bir analiz yapılmadan varılacak sonuçların hatalı ve dolayısıyla yapılacak incelemenin de eksik olacağı açıktır. Müfettişliğimize verilen görevin gereği olarak işin layıkıyla yapılması gerekir. Konunun ilerleyen dönemlerde başkaca komisyonlar kurularak incelemeye tabi tutulması yönündeki yaklaşımlar, görevin gereğinin yapıldığı anlamına gelmemektedir. Hatta ve hatta eksik inceleme yapılmış olacağından görev emri ile talimatlandırılan hususların gereğinin yapılmadığı açıktır.”

Peki, olay İzmir’de olup biterken ve buradaki Bölge Müdürlüğü personelinin sorumluluğu söz konusu iken Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı ve Teftiş Kurulu ne için bu işle ilgili olarak canhıraş uğraşmakta ve konuyu kapatmaya çalışmaktadır? Hangi siyasal baskıların sonucunda bunlar yapılmaktadır? İzmir’de son dört yılda 38 proje temini, 23 adet işle alakalı müşavirlik hizmeti ve 41 adet restorasyon ihalesi yapılmıştır. Bu ihalelerin dağıtılmasında başrolde İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğünde sözleşmeli mimar olarak çalışan bir kişinin etkinliği var mıdır, yok mudur? Bu kişinin Ankara’da arkasında duran genel müdür yardımcısı kimdir? Bunların ortak paravan şirketleri var mıdır? Örneğin, Devlet Denetleme Kurulu raporunda açıkça eleştirilen bir şirket niçin özenle inceleme dışında tutulmuştur? Bunlar eski eserleri talan edip haksız kazanç temin etmekte midirler? Talan edilen tarihî eserlere son örnek geçtiğimiz günlerde Yeni Asır gazetesine de haber olan İzmir-Karaburun Ayşe Kadın Camisi işidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun efendim, devam edin.

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla)Bu talanın tek sorumlusu AKP İktidarıdır. AKP bu talanlara seyirci kalmaktadır. Burada açıkça verdiğim bilgiler Sayın Bakan tarafından araştırılacak mı? Araştırılıp bu yüce Meclise bu konuda bilgi verilecek mi?

Dün Sayın Bakana bir soru sormuştum, sorumun yanıtını vermedi. Bu soruyu bugün yine tekrar ediyorum: 2005 Mayıs ayında, eski adıyla “Azınlıklar Tali Komisyonu” yeni adıyla “Azınlıklar Koordinasyon Kurulu” toplantısında Lozan Antlaşması’nın vakıflarla ilgili mütekabiliyet ilkesinden geçilmesine ilişkin bir karar alındı mı, alınmadı mı? Sorunun cevabı çok basit, evet veya hayır… Alındıysa alındı, alınmadıysa alınmadı. Neden yanıt verilmiyor? Bu soru iki senedir AKP Hükûmetine soruluyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla)Bir de bir arkadaşımız, dün, siyasi partilere tanınmayan olanağın vakıflara tanındığını söyledi.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

49 konuşma daha · 14 Şubat 2008

49 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook