Parlamentonun bazı önemli konular karşısındaki refleksi hakkında
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 2. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Ekim 2009 · 458 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Rıza Öztürk (CHP), 6 Ekim 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: PARLAMENTONUN BAZI ÖNEMLİ KONULAR KARŞISINDAKİ REFLEKSİ HAKKINDA); konuşma 458 kelime.
Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Parlamentonun bazı önemli konular karşısındaki refleksi hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim tutanağı, 6 Ekim 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2009-10-06-parlamentonun-bazi-onemli-konular-karsisindaki-refleksi-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle 23’üncü Dönem Dördüncü Yasama Yılının tüm halkımıza iyilikler getirmesini diliyorum. Umut ediyorum ki bu yasama yılında halkımızın gereksinimlerini karşılayacak yasalar çıkartırız.
Yine, işçi sınıfı mücadelesinin devrimci önderlerinden Süleyman Çelebi’ye dün yapılan saldırıyı nefretle kınıyorum.
Bundan on dokuz yıl önce 6 Ekim 1990’da hunharca bir saldırıda katledilen Doçent Doktor Bahriye Üçok’un anısı önünde saygıyla eğiliyorum, kendisine Tanrı’dan rahmet diliyorum.
Bugün İstanbul Taksim’de IMF karşıtı platformun IMF’ye karşı yaptığı demokratik tepkiye yönelik hunharca saldırıyı da lanetliyorum. Demokrasi ve özgürlükler döneminde yaşadığımız iddia edilen bir süreçte, insanların en demokratik hakkını kullanmaya yönelik bu tip saldırıları nefretle kınıyorum.
Değerli arkadaşlarım, Parlamento bizim anayasal sistemimizde çok önemli yeri olan bir olaydır, parlamenter sistemin ta kendisidir. Parlamenter sistem, üyeleri halk tarafından seçilen ancak yürütmeyi de denetleyen bir sistemdir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi kuvvetler ayrılığı içerisinde bu yönüyle bakıldığında çok önemli bir konuma sahiptir. Yürütme organının kaynağı bu güçtür. Kuvvetler ayrılığının öbür tarafını oluşturan yargının da, bağımsız ve tarafsız yargının da hukukunu düzenleyen, değiştiren hatta kaldıran da yine yasama organıdır. Dolayısıyla yasama organının gücünü doğru kullanması kendiliğinden ortaya çıkar.
Yasama gücünün kurumsal yapısını tamamlayan en büyük unsur Parlamentonun yasama refleksidir. Yasama refleksi, millet adına sürekli nöbette olan Meclisin önemli olaylar karşısında, hukuk içinde kalmak kaydıyla, hukuka bağlı olmak kaydıyla milletin asil iradesini geç kalmadan ancak etkili ve ölçülü bir biçimde seslendirmesidir, dile getirmesidir. Milletin ihtiyaçlarının giderilmesi, milletin muhtaç olduğu moralin yerine gelmesi ve milletin umut tazelemesi bu Parlamentonun yasama refleksini kullanmasına bağlıdır. Yasama organını yöneten temsilciler ve siyaset kurumu böyle bir refleksin varlığının bilincinde midirler, onu ben bilmiyorum. Ancak bildiğim bir tek şey, bu yasama refleksinin Parlamento tarafından hemen hemen hiç kullanılmadığı, hatta üstünün dört elle örtüldüğüdür. Bunun en temel nedeni ülkemizdeki, Türkiye Büyük Millet Meclisinin genellikle Hükûmet ağırlıklı işlemesidir. Yani yasama organı içinden çıkardığı Hükûmeti denetlemesi gerekirken kendisinin neredeyse Hükûmet tarafından denetlenir hâle gelmiş olmasıdır.
Şimdi yüksek kurula yakın geçmişte yaşanan refleks körlüğünün somut bir örneğini vermek istiyorum. Biliyorsunuz Adli Tıp müessesesi toplumda çok tartışıldı ve bu nedenle 4 Şubat 2009 günü Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili arkadaşlarımızla birlikte Adli Tıbbın araştırılması konusunda Meclis araştırma önergesi verdik. Ancak bu önergemiz AKP Grubu tarafından reddedildi. Meclis gündeminin yoğunluğu olduğu nedeniyle reddedildi. Ancak aradan geçen en kısa zamanda, 20 Temmuz günü, Cumhurbaşkanı Devlet Denetleme Kurulunu harekete geçirerek Adli Tıp Kurumunun incelenmesini ve denetlenmesini istedi.
Değerli arkadaşlarım, şimdi burada refleks göstermesi gereken Parlamento değil miydi? Bugüne kadar toplumu bu kadar ilgilendiren, sistemin, özellikle hukuk sisteminin bel kemiğini oluşturan Adli Tıpla ilgili toplumda var olan kuşkuları ortadan kaldırmak ve bu Kurumu yeniden güvenilir bir kurum hâline getirmek Meclisin görevi değil miydi?
Adli Tıptan alacağımız raporlarla biz bazen katilleri masum, masumları katil ilan edebiliyoruz. Yine buradan alınan raporlarla insanların kendi yaşamlarıyla oynadığımız gibi çocuklarının, karılarının…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
17 konuşma daha · 6 Ekim 2009