Türk sılahlı kuvvetlerinin ırakın kuzey bölgesine gönderilmesi kararının bir yıl süre ile uzatılmasına ilişkin hükümet tezkerisi
Çankırı Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 2. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Ekim 2009 · 833 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nurettin Akman (AK Parti), 6 Ekim 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK SILAHLI KUVVETLERİNİN IRAKIN KUZEY BÖLGESİNE GÖNDERİLMESİ KARARININ BİR YIL SÜRE İLE UZATILMASINA İLİŞKİN HÜKÜMET TEZKERİSİ); konuşma 833 kelime.
Nurettin Akman (AK Parti, Çankırı). “Türk sılahlı kuvvetlerinin ırakın kuzey bölgesine gönderilmesi kararının bir yıl süre ile uzatılmasına ilişkin hükümet tezkerisi”. TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim tutanağı, 6 Ekim 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nurettin-akman-23-2009-10-06-turk-silahli-kuvvetlerinin-irakin-kuzey-bolgesine-gonderilmesi-kararin (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
NURETTİN AKMAN (Çankırı)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk Silahlı Kuvvetlerine Anayasa’nın 92’nci maddesi uyarınca sınır ötesi harekât yetkisi verilmesini öngören 17 Ekim 2007 tarihli tezkerenin bir yıl daha uzatılmasını öngören Başbakanlık tezkeresi hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu vesileyle, terörle mücadelede şehit olan vatan evlatlarını rahmetle ve minnetle anıyor, yeni yasama yılının hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Saygıdeğer arkadaşlarım, terör, bir ülkede anarşi ve kaosu tetikleyen, devleti vatandaşları nezdinde acze düşürmek isteyen, toplum içine korku ve dehşet saçan çok ciddi bir güvenlik sorunudur. Terörün gücü korkutma, sindirme, yıldırma, öldürme ve her türlü vahşet yöntemleriyle devletin zaaf içinde olduğunun görüntüsünü takipçilerine vermek ve onları bu duruma inandırmaktan gelir.
Bölücü terör, Türkiye’nin son yirmi beş yılına damgasını vuran en önemli toplumsal olaydır. Terör, oluşumu ve ortaya çıkardığı sonuçlar itibarıyla âdeta toplumsal travmaya dönüşmüş, insanların zihinlerinde kaybolmaz derin izler bırakmış ve bırakmaya da devam etmektedir.
Geriye dönüp baktığımızda terör yirmi beş yılda 40 bine yakın vatandaşımızın canına mal olmuş, 10 binlercesi yaralanmış ve sakat kalmıştır. Bu süreçte devlet binlerce güvenlik ve kamu görevlisini şehit vermiş, birkaç yüz milyar dolar maddi kayba uğrayarak özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kamu hizmetlerini sunmada büyük zorluklar yaşanmış ve ülke ekonomisi ağır bir yükün altına girmiştir.
Terör dönemlerinde uzun yıllar koalisyonlarla yürütülen Türkiye, AK PARTİ İktidarıyla güven ve istikrar ortamına kavuşmuş, refah düzeyi artmış, Avrupa Birliği sürecinde çıkarılan uyum yasaları ile de birçok alanda demokratik açılımlar gerçekleştirilmiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçen süreç içerisinde Hükûmetimizce terörün siyasi boyutuyla ilgili olarak büyük yükümlülükler üstlenilmiştir. Sayın Başbakanımızın Amerika Birleşik Devletleri Başkanıyla görüşmesi sonucu, Amerika, PKK’yı düşman ilan etmiş; Avrupa Birliği ülkelerine durum iyi anlatılmış, Avrupa Birliği ilk defa PKK’yı terör örgütü olarak kabul etmiş; DTP aranarak PKK terör örgütüyle arasına mesafe konulması istenilmiştir.
Dışişleri Bakanımızca Arap ülkeleri bilgilendirilmiş, Irak Merkezî Hükûmeti ikna edilmiş ve neticede Türk Silahlı Kuvvetlerinin nokta operasyonları başlamıştır. Bütün bunların sonucu olarak, Irak Merkezî Hükûmetinin ve Kuzey Irak Kürt yönetiminin gerçeği görmesiyle PKK bürolarının kapatılması, kuzeyde kontrol noktalarının oluşturulması ve PKK’nın lojistik desteğinin kesilmiş olmasıyla örgüt çözülme noktasına gelmiştir.
Değerli arkadaşlarım, Dağlıca baskınıyla âdeta intihar yolunu seçen terör örgütü kan kaybetmeye devam etmiştir. İki yıl önce yüce Meclisimiz, onayıyla, AK PARTİ, Cumhuriyet Halk Partisi ve MHP’nin tam desteğiyle çıkarılan tezkere, Türk Silahlı Kuvvetlerine sınır ötesi harekât yapma imkânını vermiştir.
17 Ekim 2007 ve 8 Ekim 2008’de çıkarılan bu iki tezkereyle verilen yetki sonrasında, terörle mücadelenin askerî boyutunda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, 16 Aralık 2007 tarihinde başlayarak terörist unsurlarına karşı 61 havadan yere taarruz görevi, 32 hava geçiş görevi, 21 Şubat 2008’de de süresi ve alanı itibarıyla da sınırlı bir kara harekâtı gerçekleştirilmiştir. Bunun sonucu olarak da 1.864 hedef etkisiz hâle getirilmiştir. Bu askerî müdahalelerle terör örgütüne büyük darbeler indirilmiş; muharebe, muhabere, haberleşme vasıtaları, yerleşim yerleri, malzemelik ve cephanelikleri, sığınakları, eylemlerin planlandığı ve yönetildiği alanları içeren çok sayıda hedef imha edilmiştir. PKK ağır zayiatlar vermiş ve hareket alanı önemli ölçüde daraltılmış, örgüt psikolojik çöküntüye uğramıştır. Çok zor şartlarda ve eksi 20 derecede gerçekleştirilen bu görevler büyük bir başarıyla icra edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu başarısı da her türlü takdirin üzerindedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün terör bitmiş olsaydı tezkerenin süresinin uzatılması teklifi yüce Meclisimizin huzuruna getirilmezdi ancak terör münferit de olsa can almaya devam etmekte. Gün geçmiyor ki bir eve ateş düşmesin. Bu acıları dindirmek, bu ateşi söndürmek için bugüne kadar milletçe bir ve bütün olduk, bütün ihtilaflarımızı, farklılıklarımızı bir kenara bıraktık. Mukaddesat düşmanı, can düşmanı, hayat düşmanı, masumiyet düşmanı bu terör örgütü yüzünden ne kardeşliğimizden ne birliğimizden ne bütünlüğümüzden vazgeçeriz. Kardeşliğimize, muhabbetimize, sevgimize, dayanışma ruhumuza, ülke bütünlüğümüze, medeniyet iddiamıza kasteden hainler bu topraklardan er veya geç tecrit olacaklardır.
Terör örgütünün hedefi milletimizin birlik ve beraberliği, insanlarımızın asırlar öncesinden bugünlere taşıdığı dostluk ve kardeşlik hukukudur, Türkiye’nin huzur ve istikrarıdır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yukarıda arz ettiğim hususlardan dolayı terör, her zaman olduğu gibi bugün de siyasi partilerin ve kurumların ortak duruşunu gerektiren bir meseledir. Bize düşen, Meclis çatısı altında dün olduğu gibi bugün de terörle mücadelede ortak irademizi partiler üstü bir anlayışla sergilemektir. Kahraman silahlı kuvvetlerimize destek vermek hepimiz için millî bir görev ve sorumluluktur. Diğer taraftan, Hükûmetimiz bu konunun askerî boyutunun yanı sıra siyasi, diplomatik, ekonomik, psikolojik, sosyolojik ve sosyoekonomik boyutuyla ilgili olan çalışmalarını da sürdürmektedir.
Bu adımlar son beş yılda atılmıştır. Rahatsızlıklarının temel nedeni bundandır. Bölge bugüne kadar görmediklerini bu dönemde görmeye başlamıştır. Eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda, enerjide, tarımda, toplu konutta kentsel değişim ve dönüşüm projeleriyle hızla geleceğe koşmaktadır. Bütün bunlar terör örgütünü rahatsız etmektedir. Çünkü onların nemalandığı, bölgenin geri kalmışlığıdır. Açıklanan GAP, DAP projelerinden ciddi manada rahatsız olmuşlardır. Önümüzdeki süreçte 10 katrilyonun üzerinde bir yatırım, bu bölgeye hayat verecek, 2,5 milyon insanımıza istihdam sağlayacaktır. Demokratik açılımın getireceği imkânlarla da bölge terörün kıskacından kurtulacak ve huzur bulacaktır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sınır ötesi operasyona ilişkin tezkerenin, terör örgütü üzerinde çok ciddi bir caydırıcılık unsuru olacağı muhakkaktır. Yüce Meclisimizin Hükûmetimize vereceği sınır ötesi harekât yetkisinin Hükûmetimiz ve Silahlı Kuvvetlerimiz tarafından en etkili şekilde kullanılacağına olan inancımı ifade ederken, görüşümün olumlu olduğunu belirtir, tezkerenin hayırlı olması dileğiyle, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
17 konuşma daha · 6 Ekim 2009