Türk sılahlı kuvvetlerinin ırakın kuzey bölgesine gönderilmesi kararının bir yıl süre ile uzatılmasına ilişkin hükümet tezkerisi
Bayburt Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 2. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Ekim 2009 · 710 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ülkü Gökalp Güney (AK Parti), 6 Ekim 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK SILAHLI KUVVETLERİNİN IRAKIN KUZEY BÖLGESİNE GÖNDERİLMESİ KARARININ BİR YIL SÜRE İLE UZATILMASINA İLİŞKİN HÜKÜMET TEZKERİSİ); konuşma 710 kelime.
Ülkü Gökalp Güney (AK Parti, Bayburt). “Türk sılahlı kuvvetlerinin ırakın kuzey bölgesine gönderilmesi kararının bir yıl süre ile uzatılmasına ilişkin hükümet tezkerisi”. TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim tutanağı, 6 Ekim 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ulku-gokalp-guney-23-2009-10-06-turk-silahli-kuvvetlerinin-irakin-kuzey-bolgesine-gonderilmesi-kararin (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ÜLKÜ GÖKALP GÜNEY (Bayburt)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün burada, Başbakanlığın 30 Eylül 2009 tarihli tezkeresini görüşüyoruz. Tezkere, Irak’ın kuzeyinden ülkemize yönelik terör tehdidinin ve saldırılarının bertaraf edilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, sınır ötesi harekât ve müdahalede bulunmak üzere Kuzey Irak’ın PKK teröristlerinin yuvalandıkları bölgesine gönderilmeleri ve görevlendirilmelerini içermektedir. Bu önemli, hayati konuda çok kısa da olsa şahsi fikirlerimi yüce Meclise arz etmek için söz aldım. Bu vesileyle yüce Meclisi ve siz değerli arkadaşlarımı saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, hepinizin bildiği gibi, Hükûmet bu amaçla 17 Ekim 2007 tarihli 903 sayılı Karar’la bir yıl süre istemiş ve Türkiye Büyük Millet Meclisi bu süreyi o zaman vermişti. Bu süre bir yıl sonra 8 Ekim 2008 tarihinde bir yıl daha uzatılmıştı. Şimdi de Hükûmetimiz Anayasa’mızın 92’nci maddesi gereğince bir yıl daha uzatma talebinde bulunmaktadır.
Hükûmetimizin bu talebinin amacı, Irak’ın kuzey bölgesinde yuvalanmış bulunan PKK terör unsurlarından kaynaklanan, Türk halkının huzur ve güvenliği ile ülkemizin millî birliğine, güvenliğine, toprak bütünlüğüne yöneltilmiş terörist saldırılarının ve açık tehdidin bertaraf edilmesidir. Amaç budur.
Tezkerenin amacından da anlaşılacağı üzere bu girişimlerin hedefi bellidir. Dost ve kardeş Irak’ın toprak bütünlüğü, millî birliği ve istikrarının ihlali asla hedef alınmamıştır.
Yine tezkerenin içeriğinde de açıkça ifade edildiği üzere bu tedbirler uluslararası hukuk çerçevesi içinde ele alınacak, hudut, şümul, miktar ve zamanı Hükûmetimizce belirlenecektir. Türk Silahlı Kuvvetleri Hükûmetle koordineli bir şekilde girişimlerini daha önce olduğu gibi uygulayacaklardır.
Değerli milletvekilleri, bu girişimler asla komşumuz Irak’ın toprak bütünlüğüne bir saldırı, istila amacını gütmemektedir. Kaldı ki, son iki yılda yapılan hava ve kara unsurlarının girişimleri dikkatle incelendiğinde, Hükûmetimizin ve Silahlı Kuvvetlerimizin bu girişimlerdeki hassasiyeti, dikkati gözler önündedir. Amacın temelinde yatan, hassas bölge olan Kuzey Irak’ta istikrar ve huzurun sağlanmasıdır. Son iki yıl içerisinde bu istikrara katkısı asla göz ardı edilemez.
Şimdi, burada, sırası gelmişken altını çizerek Kuzey Irak Bölgesel Yönetimini ikaz etmek istiyorum. Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi önümüzdeki bir yılı son bir fırsat saymalı, terör örgütünün etkisizleştirilmesi, kendisi için hayati öneme sahip Türkiye'nin kalıcı dostluğunu kazanmak amacıyla, ülkemizle samimi, sıkı bir iş birliğine mutlaka girmelidir. El altından terör örgütüne destek vermek, ülkemizle de bu arada olumlu diyaloğa girme girişimleri dürüstlük ve samimiyetle asla bağdaşmaz.
Terör örgütünün saldırılarını Kuzey Irak kaynaklı olarak sürdürmesinin bir amacı da, Türkiye'nin haklı ve kaçınılmaz tepkilerini Kuzey Irak Bölgesel Yönetimine çevirmesi ile muhtemel yakınlaşmaları önlemek ve açabileceği kendi manevra sahasını genişletmektir. Bu nedenle, PKK terör örgütü, Kuzey Irak’ın ve bütün olarak Irak’ın geleceğini de tehdit etmektedir. Şuna içtenlikle inanıyorum: Bugüne kadar terörle, terörizmle, teröristle mücadele demokrasi ve hukukun içinde kalınarak yapıldı, yapılıyor ve bundan böyle de yapılacaktır. Bu millî davamızı partiler üstü ve iç politika malzemesi yapmadan yürütmeliyiz, yürütmek zorundayız.
Burada bir memnuniyetimi ifade etmek istiyorum. Benden önce konuşan konuşmacılar, Sayın Bölükbaşı, Sayın Öymen bu sürece olumlu katkılarda bulunabileceklerini ve bu süreci bizim düşündüğümüz gibi destekleyeceklerini ifade ettiler. Ben bunu böyle algıladım. Bundan dolayı çok mutluyum ve kendilerine teşekkür ediyorum. Bu millî bir davadır. Bu hepimizin davasıdır. Bunu siyasi bir malzeme yapmanın, bundan siyasi bir kazanç sağlamanın hiçbir anlamı yoktur, ülkemize bir faydası da yoktur. Milletimiz de bunu istiyor. Bu çerçevede, yüce milletimiz gücünü bundan böyle, daha önce olduğu gibi, Hükûmetimizin, Parlamentomuzun ve silahlı kuvvetlerimizin arkasında sarsılmaz bir iradeyle mutlaka tutacaktır, bugüne kadar olduğu gibi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin Hükûmetimize vereceği sınır ötesi harekât yetkisinin Hükûmetimiz ve silahlı kuvvetlerimiz, tüm güvenlik güçlerimiz tarafından uluslararası hukuk, insan hakları, milletimizin insani ve manevi değerleri ile beklentileri çerçevesinde en etkili şekilde kullanılacağına olan inancımı ifade ediyorum. Bu tezkerenin tüm milletvekillerimizin onayıyla, olumlu oylarıyla bu Meclisten çıkacağına inanıyorum.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, bugün dünden farklı bir konumdayız. Hepinizin bildiği üzere, güneydoğu komşularımızla yakın ilişkilerimiz var. Bu ilişkileri sağlayan Dışişlerine buradan teşekkür ediyorum.
Dikkat ederseniz, Suriye’yle, Irak’la, İran’la bugün geldiğimiz noktada çok iyi ilişkiler içerisindeyiz. Eskiden terörist başını, teröristleri saklayan bir Suriye bugün bizimle çok yakın siyasi, hatta ekonomik ilişkiler içerisindedir. Bırakınız düşmanlığı, ülkelerimiz arasındaki vizeyi dahi kaldırmışlardır. Bunlar olumlu gelişmelerdir. Bunu niçin söylüyorum: İşte bu olumlu durumda, bu güneydoğu komşularımızla olan bu güzel ortamda Hükûmetimizin de getirdiği, ismine ne derseniz deyin ama mutlaka millî birlik ve bütünlüğümüz için çok faydalı olacağına inandığım, hepimizin ama hepimizin katkıda bulunabileceği bu açılıma hep birlikte destek verelim. Eksiğimiz vardır, yanlışımız da olabilir, eksiklerimizi ve yanlışlarımızı birlikte düzeltelim. Bu ülke hepimizin. Biz birbirimize böyle bir millî davada sonuna kadar destek vermeliyiz diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
17 konuşma daha · 6 Ekim 2009