İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 100. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

Ali Rıza Öztürk

Mersin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 100. Birleşim · 4. yasama yılı · 3 Mayıs 2010 · 452 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Rıza Öztürk (CHP), 3 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 452 kelime.

Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 3 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2010-05-03-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Önergemizin gerekçesi açık ve ayrıntılı bir şekilde belirtilmiştir. Ben, bu vesileyle, Anayasa değişikliği üzerindeki düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, AKP’li hukukçu arkadaşlarımızla veya diğer partilerden hukukçu arkadaşlarımızla konferansa, panele ya da bilimsel bir toplantıya katılsak, orada hepimiz, aynı şekilde, hep bir ağızdan çıkmışçasına Anayasa’nın toplumsal uzlaşma belgesi olduğunu, sadece Parlamentodaki siyasi partiler arasındaki uzlaşmayı sağlamaktan ibaret olmadığını, aynı zamanda Parlamento dışındaki tüm grup, katman ve sınıflar arasında da uzlaşmayı sağlayan en geniş uzlaşma belgeleri olduğunu hep birlikte söyleriz ve devamla da şunu söyleriz hep beraber: Anayasalar, karşılıklı dayatma ve suçlama ortamlarından uzak, insanların birbirini karşılıklı olarak bilgilendirdiği, aydınlattığı ve karşılıklı dayanışma içerisinde, aklın ve mantığın egemen olduğu bir süreçte yapılması gerektiğini hep beraber söyleriz değerli arkadaşlarım ancak bugünkü Türkiye ortamına baktığımızda, gerçekten, toplumsal kutuplaşma dengeleri altüst etmiştir, siyasette, Parlamentoda, mahallelerde, sokaklarda çatışmalar, gerilimler yaşanmaktadır. Hatta öylesine ki devlet kendi yasalarını, kendi hukukunu çalıştıramaz ve sahip çıkamaz hâle gelmiştir. Siyaset, yargının kendisini kuşattığından, yargı da siyasetin ve yürütmenin kendisini kuşattığından şikâyet eder hâle gelmiştir. Kurumlar birbirine güvenemez, hatta güvenmeyi bir kenara bırakın, birbirini suçlar hâle gelmiştir.

Değerli arkadaşlarım, böyle bir ortamda biz Anayasa değişikliği yapıyoruz yani rejim değişikliği yapıyoruz. Rejim değişikliği sorunu, sadece muhalefet partileri olarak Cumhuriyet Halk Partisinin, Milliyetçi Hareket Partisinin ya da BDP’nin sorunu değildir; bu, aynı zamanda, AKP’li arkadaşlarımızın da sorunudur.

Elli beş yıllık hukukçu Sami Selçuk, elli beş yıllık hukuk birikiminin verdiği değerlendirmelere göre, bugünkü, böyle bir ortamda Anayasa değişikliklerinin yapılmaması gerektiğini, özellikle yargıya yönelik düzenlemelerin geri bırakılması gerektiğini söylemektedir.

Değerli arkadaşlarım, milletvekili olarak bizler, milletin bize verdiği yetkiyi, yeniden milletvekili olabilmek düşüncesi ve kaygısı ile kendi kişisel çıkarlarımız için kullanıp israf edemeyiz; davranışlarımızı yeniden milletvekili olup olmama ölçütüne göre indirgeyemeyiz, böyle davranamayız. Kaldı ki davranışlarımızı -bu Parlamentoda bulunan tüm siyasi partiler açısından söylüyorum- önümüzdeki dönem yeniden milletvekili olabilme kişisel kaygısına endekslesek bile, geçmiş dönem parlamentoları izlediğimizde, geçmiş dönem Parlamentolarda mevcut milletvekili arkadaşlarımızın üçte 2’sinin bir sonraki Parlamentoda olmadığını görürüz değerli arkadaşlarım. O zaman, bizim yapmamız gereken şey, davranışlarımızı belirlerken, oylarımızı kullanırken sadece ve sadece hakkın, hukukun ve vicdanlarımızın sesini dinlemeliyiz, toplumun ve çocuklarımızın geleceğini gözeterek davranışlarımızı belirlemeliyiz. Bu milletvekilliğinin sona ereceğini, yaptığımız eylemlerin, verdiğimiz oyların gelecekte çocuklarımızla, torunlarımızla birlikte bize bir yaşamı yeniden şekillendireceğini bilmemiz gerekiyor. İleride gerçekten çocuklarımızın geleceği ve torunlarımızın geleceği için bizim bunları şekillendirdiğimizi bilmemiz gerekiyor.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten bugün Parlamento olarak herkes zor bir sınav veriyor. Gerçekten hepimiz toplumdaki sağduyunun, aklın ve mantığın, bir de vicdanlarımızın sesine göre hareket etmemiz gerektiğini ben düşünüyorum. Sayın Başbakan Tayyip Erdoğan’dan korkarak oy kullanmanın doğru olmadığını düşünüyorum, liderlerden çekinerek oy kullanmanın doğru olmadığını düşünüyorum.

MUHARREM SELAMOĞLU (Niğde)Siz de Baykal’dan mı korkuyorsunuz?

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla)Sayın Tayyip Erdoğan’dan… (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

36 konuşma daha · 3 Mayıs 2010

36 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook