İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 99. BİRLEŞİM · PAZAR

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

Ali Uzunırmak

Aydın Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 99. Birleşim · 4. yasama yılı · 2 Mayıs 2010 · 472 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Uzunırmak (MHP), 2 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 472 kelime.

Ali Uzunırmak (MHP, Aydın). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim tutanağı, 2 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-uzunirmak-23-2010-05-02-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ UZUNIRMAK (Aydın)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 5’inci madde üzerinde verdiğimiz önerge dolayısıyla hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, buradaki eleştirilerim, kurumsal veya kişisel, hiç kimseyi incitmek maksatlı değildir. Konuşmamın hemen başında bunu ifade etmek istiyorum. Aksine, geçmişten ders çıkararak, bazı tespitleri ve bazı tecrübeleri paylaşarak terennüme yöneltmek için sizlerle konuşmak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, anayasalar, duygusal tepki metinleri değildir çünkü Machiavelli “Duygular üzerine inşa edilen politikalar, temelsiz kum yığınlarının üzerine inşa edilen binalar gibidir.” diyor. Bunun yanında, Türkiye Cumhuriyeti, yaşadığı birçok tecrübeyle de duygusal tepki anayasalarının neticede nasıl reddedildiğini, nasıl değiştirildiğini, toplumla beraber yaşamış ve görmüştür. İşte burada, hemen bir tespiti sizlerle paylaşmak istiyorum: 1961 Anayasası, bütün hukukçuların ve siyaset adamlarının kabul ettiği gibi, Türkiye’deki en geniş özgürlükler anayasasıdır ama ona rağmen, içeriği bu olmasına rağmen, 61 Anayasası, referandumda ancak yüzde 61,5 oy alabilmiştir ve böyle bir Anayasa, 1982’de, tekrar bir tepki olarak değiştirilmiş ve o, özgürlükleri daha kısıtladığını iddia ettiğimiz 82 Anayasası, halktan yüzde 92,5 gibi bir oy alarak bugünlere gelmiştir ve bugün, Adalet ve Kalkınma Partisindeki arkadaşlarımızın, tekrar, 12 Eylül Anayasası’nı, “Darbe Anayasası.” diyerek duygusal tartışmalardan uzak, bilimden uzak bir anlayış içerisinde değiştirmek isteyişi, bu toplumu doğru yöne götürmeyecektir değerli milletvekilleri.

Parlamento… Akıl yönetmelidir Parlamentoyu. Parlamentoyu, duygusal tepkiler yönetmemelidir. Parlamento, eğer halkın tepkilerini, duygularını, kaynağını bilimden alan akılla hukuksal çözümler üretebiliyorsa milletini çağdaşlaştırabilir. Yoksa, o duygusal tepkiler, nasıl ki bugün…

12 Eylül Anayasası’nı yapanlar o gün iki gerekçeyle alkışlanmıştır:

1) Toplum duygularında anarşiden bıkmışlık; yüzde 92,5 oy vermiştir.

2) Bazı aklıselimler bir an önce demokrasiye geçilsin gerekçesiyle yüzde 92,5 oy vermiştir.

Ve bugün, bugünkü bu çalışma içerisinde, Parlamentonun geneli içerisinde bir uzlaşma olmadan, sadece AKP çoğunluğunun geçirmek istediği bu Anayasa, bu duygusal tepkileri veya bazen, yeri geldiğinde başka kesimlerin katılabileceği ama geneline katılmadığı birtakım maddelerle yeniden duygusal bir anayasa yapması demek, çok değerli milletvekilleri, yarınlarda sizin de acaba, bu altında imzası olan sayın milletvekillerinin 12 Eylül Anayasası’nı yapanlara yönelttiği eleştirilere muhatap olmanızı gerektirecek midir diye düşünüyorum ve buradan uyarıyorum değerli milletvekilleri.

Onun için, anayasalar duygusal tepki metinleri olmamalıdır, anayasalar kişisel veya zümresel veya bir grubun çıkarlarına hizmet için başka sosyal katmanlara da âdeta rüşvet verircesine kendine tabi kılma metinleri de olmamalıdır. Eleştirim bir kurumsal yapıya değildir. Burada tehlikede görülen bir maddede birtakım, grubun, arkadaşlarımızın oy kullandığını gördük ve işte burada birtakım katılımlarla, bu Anayasa’nın eğer geneline karşı olup sadece kendini ilgilendiren maddelere “evet” verdirerek toplumda böyle bir vaveyla yapılmak isteniyorsa, o zaman, bu Anayasa gerçekten yaşayabilecek bir anayasa olmayacaktır değerli milletvekilleri.

Değerli milletvekilleri, her konuşmamızda gazi Meclisten bahsediyoruz. Burada bir olayı gündeme getiriyorum, hiç kimseyi incitmek istemiyorum: Acaba aynı fiili işleyen 2 kişiden 1’ine uyarma cezası verilip 1’ine uyarma cezası verilmeyişini gazi Meclisin hangi temsilcileri hangi vicdanlarına sığdırarak temin etmişlerdir? Gazi Meclisin isminin duvarlarda yaşaması değil, gazi Meclisin temsilcilerinin vicdanlarda yaşaması gazi Meclisin sürekliliğini kılabilir. Yoksa, o duvarlardan çıkan ses, o vicdanları bir gün susturmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

43 konuşma daha · 2 Mayıs 2010

43 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook