Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)
Batman Milletvekili ·
Genel Kurul, 99. Birleşim · 4. yasama yılı · 2 Mayıs 2010 · 421 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Bengi Yıldız, 2 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 421 kelime.
Bengi Yıldız (Batman). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim tutanağı, 2 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bengi-yildiz-23-2010-05-02-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
BENGİ YILDIZ (Batman)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; statükoya karşı çıkarak iktidar olanların, zamanla statüko bataklığına saplandıklarını siyasal tarihimizde çokça gördük.1950’lerden itibaren milletimiz, İttihat Terakki Partisi ve tek parti zihniyetinin ona biçtiği elbiseyi dar bulmuş ve eline geçen her seçim fırsatını iyi kullanmıştır. Demokrat Parti, daha sonra halka dayalı politikaya önem veren rahmetli Sayın Bülent Ecevit, sonra rahmetli Turgut Özal, halkımızın bu tercihine mazhar olmuş partiler ve şahsiyetlerdir. Adalet ve Kalkınma Partisine halkımızın verdiği oyları da aslında değişim talebine verilen oylar olarak görmekteyiz. Bu nedenle, halkımızın değişim taleplerinin önüne geçilemez, bu değişim taleplerini kısmi, palyatif tedbirlerle geçiştirmeye çalışan AKP, bu ihtiyaçlara cevap olamaz.
Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkan Vekili Sayın Şandır, geçen hafta baraj meselesine değinmişti, eleştirmişti ve adil olmadığını belirtmişti. Cumhuriyet Halk Partisinden de birçok sayın parlamenter, bu konuda görüşlerini açıkladı, ama Adalet ve Kalkınma Partisi hem Parlamentoda halkın iradesine vurgu yapıyor, bunu önemsediğini söylüyor hem de halkın iradesinin önüne geçen barajları korumaya devam ediyor. Bu durum, AKP’nin demokrasi anlayışının somut örneğidir, samimiyet sınavıdır aslında ve ölçütüdür. “12 Eylül Anayasası’nı değiştiriyorum.” diyen AKP Hükûmeti, 12 Eylül generallerinin ve yöneticilerinin sığındığı kurumları korumaya devam ediyor. AKP, yasamayı yürütme içerisinde eritmekte, yürütmeyi ise tüm kurumlarda egemen kılmaya çalışmaktadır. Bu nasıl kuvvetler ayrılığıdır? Bu nasıl demokrasi anlayışıdır? İstikrarı, Kürtlerin iradesini Parlamento dışında tutmakta arayan Adalet ve Kalkınma Partisinin istikrarı sağlayamayacağı gün gibi ortadadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2’nci madde, kişisel verileri düzenleyen bir maddedir. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı yasalaşırsa, tüm vatandaşların tüm özel bilgileri bir havuzda toplanacak ve istisnai hükümlerle bu bilgelere erişim kolaylaşacaktır.
11 Eylül saldırılarından sonra başta ABD olmak üzere tüm dünyada başlayan terörle mücadele çerçevesinde, kişisel verilerin güvenlik amacıyla kullanılması çalışmaları güvenlik ve özgürlük tartışmalarıyla hızlandı. Türkiye’de ise ilk önce vatandaşlık numarası ve daha sonra bunların fişleme olarak değerlendirildiği tartışma süreçleri devam etti.
E-devlet uygulamalarıyla, vatandaşlık numarası bilinen herkesin, örneğin vukuatlı nüfus kaydı bilgilerine erişmek mümkündü. Bu endişeler giderilmeden, uzmanlara danışmadan, Hükûmet, Kişisel Verilerin Korunması Kanun Tasarısı’nı hazırlayıp Meclise sundu ancak tasarının adı öyle olsa da aslında kişisel verileri korumadığı, aksine tüm kişisel bilgilerin bir havuzda toplanmasını ve bu havuza çok sayıda kurumların erişmesini kolaylaştırdığı da ortadadır. Devlet, düzenlemeyle şeffaflaşmıyor, aksine vatandaş şeffaflaştırılıyor.
Tasarı, kişisel veriyi, kimliği belirlenebilir gerçek ve tüzel kişilere ilişkin bütün bilgiler olarak tanımlıyor ve bütün bilgilerin nasıl toplanacağını, nasıl korunacağını, nasıl kullanılacağını düzenliyor. “Bütün bilgiler” ifadesinin sadece nüfus kütüğü, öğrenim düzeyi, adres, iş, sabıka, vergi, pasaport gibi teknik kayıtlardan ibaret olmadığı tasarıdaki maddelerden de anlaşılıyor. Mesela, ırk, siyasal düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve diğer inançlar, dernek, vakıf, sendika üyeliği…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
43 konuşma daha · 2 Mayıs 2010