İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 99. BİRLEŞİM · PAZAR

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

Halil Ünlütepe

Afyonkarahisar Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 99. Birleşim · 4. yasama yılı · 2 Mayıs 2010 · 503 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Halil Ünlütepe (CHP), 2 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 503 kelime.

Halil Ünlütepe (CHP, Afyonkarahisar). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim tutanağı, 2 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halil-unlutepe-23-2010-05-02-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HALİL ÜNLÜTEPE (Afyonkarahisar)Sayın Başkan, değerli üyeler; Anayasa değişikliğinin ikinci görüşmeleri sırasında 1’inci maddede vermiş olduğumuz önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, ülkemizde son günlerde terör yeniden azmıştır. Her gün yeni cenazelerle karşı karşıya kalıyoruz. Ülkemizin birlik ve bütünlüğü için görevi esnasında yitirdiğimiz askerlerimizi saygıyla anıyorum. Türk Silahlı Kuvvetlerine, ailelerine başsağlığı, Türk halkına da sabır diliyorum.

Değerli milletvekilleri, Kürt açılımının gündeme getirilişi, Habur’dan PKK militanlarının elini kolunu sallayarak geçişi, bunlar hakkında Terörle Mücadele Kanunu hükümlerinin uygulanmayarak soruşturmalarının polis yerine cumhuriyet savcılarınca mobil karakollarda yürütülmesi ve salıverilmeleri PKK terör örgütünü tekrar öne çıkartmıştır.

On güne yakın bir süredir ilgili bakanlar her gün burada, Anayasa değişikliği nedeniyle devlet işlerini yürütemez bir hâle gelmişlerdir. Uzun bir dönemdir her gün teröre şehit veriyoruz. Acaba ilgili bakan bu son terör olaylarıyla ilgili, artık karakolların basılması durumuna geldiğimiz bir dönemde, yüce Meclise terörle ilgili bir bilgi verme ihtiyacını niçin duymuyor? Acaba terörü hâlâ hafife mi alıyoruz? Acaba Hükûmet var mı yok mu? Anadolu’da şehit cenazeleri ciddi bir şekilde tepkiyle karşılanıyor. Böyle bir ortamda Anayasa değişikliğiyle günümüzü yitirmememizin amacı nedir? Hâlbuki, Türkiye’nin bana göre en önemli sorunu, yoksulluk, işsizlik, tarımdaki kötü gidişat, ekonomideki çöküntü, çek ve senetlerin ödenmemesi ve terördür. Hükûmetin de yüce Meclisin de bana göre, asgari, bu konularda önceliği tanıması ve bu konuların tartışılması gerekirdi.

Peki, bu görüştüğümüz Anayasa değişikliği bir teklif mi, tasarı mı? Önce o konuda durmak istiyorum. Değerli arkadaşlar, bu bir tasarıdır. Bu Anayasa değişikliğiyle ilgili görüşmelerin Türkiye’de tartışılmaya başlandığı anda, bu konudaki ilk bilgiler, Hükûmetteki ilgili bakanlar tarafından kamuoyuna sunulmuştur, Hükûmet içinde ciddi tartışmalar olmuştur. Tasarının Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edilmesinden sonra ilgili bakanlar siyasi parti gruplarını ziyaret ederek bu Anayasa değişikliğini bizzat anlatma ihtiyacı duymuşlardır, bununla da yetinilmemiştir, bu tasarının Meclise sunulmasından sonra ilgili bakanlar bağımsız milletvekillerini dahi ziyaret ederek destek istemişlerdir. Hâlbuki, Anayasa’mıza göre tasarı, Anayasa değişikliklerinde mümkün değildir, tekliftir; ama bugünkü, bu gelişi yönüyle baktığımızda, bu bir tasarıdır dolayısıyla Anayasa’nın temel ilkelerine aykırıdır.

Peki, Anayasa değişiklikleri temel bir ihtiyaçtan mı kaynaklanıyor? Bunu hemen kabul edebilmek pek olasılıklı değildir. Elbette Anayasa’da değiştirilmesi gereken Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu vardır, müfettişlerin konumu vardır; bunlar tartışılabilmelidir, bunlarda olası değişiklikler gündeme gelmelidir ama gündeme getiriliş şekli bu şekilde değildir. Avrupa Birliği ilerleme raporlarında, 2002’den bugüne kadar, Adalet Bakanının ve Müsteşarın, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunda bulunmasının uygun olmadığı belirtilmektedir, hatta bunun en basit bir örneği: Kasım 2009 tarihinde, Adalet Bakanlığıyla Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ortak projesi içinde yapılan bir ankette, 1.021 yargıç katılmış, bu yargıçların büyük bir çoğunluğu Adalet Bakanının ve Müsteşarın Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunda olmaması gerektiğini belirtmektedir. Yani Bakanlığın kendi yaptırdığı anketlerde dahi bunu görebilmekteyiz. Yani açıkçası, Sayın Bakan, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunda Adalet Bakanı istenmiyor, istenmeyen bir Kurulda bulunmaktaki ihtiyacınız, ısrarınız niyedir? Yargıya yeniden müdahale edebilmek midir? Elbette, bugüne kadar yargıya ciddi müdahaleler ettiniz. Sayın Bakan burada bir savcıyı arayarak o soruşturmaya müdahale edebildi. Ceza İşleri Genel Müdür Yardımcısı bir savcıyı arayarak o soruşturmadan elini eteğini çekmesini istedi ve Genel Müdür Yardımcısı, bugün Genel Müdür olarak taltif edildi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

43 konuşma daha · 2 Mayıs 2010

43 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook