Üniversiteler ve yök hk.
Genel Kurul, 48. Birleşim · 3. yasama yılı · 6 Ocak 2005 · 530 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Alim Tunç (AK Parti), 6 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜNİVERSİTELER VE YÖK HK.); konuşma 530 kelime.
Alim Tunç (AK Parti, Uşak). “Üniversiteler ve yök hk”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 6 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alim-tunc-22-2005-01-06-universiteler-ve-yok-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİM TUNÇ (Uşak)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; üniversiteler ve YÖK hakkında gündemdışı söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Bilindiği üzere, YÖK, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunuyla 6 Kasım 1981'de kuruldu. Amaç, anarşinin kaynağı olarak görülen üniversiteleri düzene sokmaktı. Ancak, yıllar geçtikçe, çözüm olan YÖK, sorun olmaya başladı. Bütün yetkiler YÖK'te ve başkanda toplandı. Rektörler aşırı yetkiyle donatıldı. Kişisel yönetim, öğretim üyelerinin üniversitelerden kaçışını hızlandırdı. Onlar, kurumlarına yabancılaştırıldı. Yöneticilerin göreve gelmesinde seçim yöntemi terk edildi, atamaya geçildi. YÖK Kanunu, yirmi yılda 50'den fazla değişikliğe uğradı; ama, bu değişiklikler, öze ait, öze dönük değildi. Sadece koordinasyon kurulu olarak kalması istenen YÖK, aşırı merkeziyetçi özelliğini korudu. Öğretim üyesi yönünden keyfî uygulamalarla kan kaybeden üniversiteler, bir de kaynak yetmezliğiyle darbe yedi.
Değerli arkadaşlar, üniversitelerde rekabet kırıldı. Çağdaş düzeyde bilimsel araştırma yapılamaz oldu. Doğal olarak öğrenciler de bu sürecin dışında kaldı. Mevcut yapısıyla dünyanın hiçbir yerinde YÖK gibi bu denli statükocu bir kuruluş kalmadı artık. Bugüne kadar her siyasî parti, YÖK'le ilgili düzenleme yapacağını programına aldı; ama, hiçbirisi şu ana kadar başarılı olmadı. İnşallah, AK Parti hükümeti bu başarıyı gösterecektir.
Değerli arkadaşlar, kamuoyunu aylardır meşgul eden, çeşitli nedenlerle üniversitelerden atılan öğrencilerimiz de, yine, YÖK'le ilgili bir sorun olarak devam etmekte. 2000 yılına kadar her iki yılda bir öğrenci affıyla gündeme gelen ve kısmen -hepsi değil, tamamen bir af değil- bir affetme durumuyla karşı karşıya olan, üniversiteden atılan öğrencilerimiz, son beş yıldır bu konuda hiçbir düzenleme yapılmadığı için çok mağdur durumda kalmışlardır.
Değerli arkadaşlar, son yıllarda büyük malî krizler geçirmiş bir ülke olarak, bu öğrencilerimizin, özellikle ekonomik nedenlerle üniversiteyi bırakıp çalışma hayatına başlamak zorunda kalmalarına, harç yatıramamaları ya da gençlik hataları nedeniyle üniversitelerinden ayrılmalarına, bugün boşta gezmelerine ve yıllardır ilkokulda, ortaokulda, lisede öğrenimini tamamlayıp üniversiteyi de kazanma başarısı gösteren bu gençlerimizin çeşitli nedenlerle üniversitelerden uzaklaştırılmasına ve emeklerinin boşa gitmesine gönlümüz razı değildir. Bunlarla ilgili bir düzenlemenin yapılması ve bu öğrencilerimizin hayata atılmaları ve gerekli eğitimlerini tamamlamaları için çalışmalar yapılmaktadır.
Sayın Millî Eğitim Bakanımızla görüştüm. Bu konuda çalışmaları var. Yine, milletvekili arkadaşlarımızın ve parti grubumuzun bu konudaki kanun teklifleri hazır. Ancak, atılma nedenleri disiplin cezasıyla ilgili olan rakam çok kısmîdir, o da sadece 241'dir. YÖK 'ün verdiği rakam şu anda 67 000 öğrenci. Ancak, sadece örgün öğretimi düşünecek olursak bu rakam çok daha fazladır; çünkü, Açıköğretim Fakültesinde olan öğrencilerle birlikte çok daha fazla bir rakamı ilgilendiriyor ve o kadar da aileyi ilgilendiren bu konunun bir an önce çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Bu konuda sayın muhalefet partisinin de üzerine düşen görevi yerine getireceğini düşünüyorum.
Değerli arkadaşlar, öğrencilerimiz -yaklaşık üç dört aydır bu konuda birlikte çalışıyoruz- gerçekten çok mağdur durumdalar. Buna, muhalefet partisinin, asıl nedenin, eğitimlerini tamamlamak olması gibi bir düşünceyle yaklaşmasını ve bu sorunun kısa sürede çözülmesini bekliyoruz; bu konu da her zaman olduğu gibi bir mutabakatla, bu kadar aileyi ve bu kadar öğrenciyi ilgilendiren sorunun çözümüne katkı sağlamasını muhalefetten bekliyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Tunç.
RASİM ÇAKIR (Edirne)Hastaneleri devrederken muhalefet demiyorsunuz; buna da sayınız yetiyor, buyurun yapın; niye muhalefete konuşuyorsunuz?!
ALİM TUNÇ (Devamla)Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.
Biz, sayısal çoğunluğumuza değil, bunun bir mutabakatla, halkın...
RASİM ÇAKIR (Edirne)O zaman, niye burada hastanelere olan itirazımızı dikkate almıyorsunuz?
ALİM TUNÇ (Devamla)Hastanelerle ilgili olan mutabakatımızı da biz sağladık.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
78 konuşma daha · 6 Ocak 2005
