Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanunda değişikilik yapılması (s.s.902)
Antalya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 102. Birleşim · 3. yasama yılı · 25 Mayıs 2005 · 994 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Atila Emek (CHP), 25 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKİLİK YAPILMASI (S.S.902)); konuşma 994 kelime.
Atila Emek (CHP, Antalya). “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanunda değişikilik yapılması (s.s.902)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 25 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atila-emek-22-2005-05-25-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanunda-degisikilik-yap (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ATİLA EMEK (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 902 sıra sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin 9 uncu maddesi hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına görüşlerimi belirtmek üzere söz almış bulunuyorum; konuşmama başlarken, şahsım ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlarım.
Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz (2/451) esas numaralı kanun teklifi, Adalet Komisyonunda 5.5.2005 tarihinde görüşülmüş, geneli üzerindeki görüşmeleri tamamlanarak maddelerine geçilmesi kabul edilmiş; ancak, maddelerinin ayrıntılı bir biçimde incelenerek düzenlemesi için altkomisyona havale edilmiştir. Altkomisyon, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Yargıtay Başkanlığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye Barolar Birliği temsilcileri ile üniversite öğretim üyelerinin katılımlarıyla bir rapor hazırlayarak Adalet Komisyonuna sunmuştur. Adalet Komisyonu, 17.5.2005 tarihli birleşiminde, altkomisyonca hazırlanan metni esas alarak kanun teklifini görüşmüş, bazı ek ve değişiklikler yaparak teklifin maddelerini kabul etmiştir.
Sayın milletvekilleri, her şeyden önce belirtmek gerekir ki, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifiyle kişi hak ve özgürlükleri daha iyi hale getirilmediği gibi, kanun daha demokratik yapıya kavuşturulmuş değildir. Bu bağlamda, hükümlüler ve tutuklular daha güvencesiz hale getirilmiştir. Bu düzenlemeler, hükümlü ve tutukluların haklarını önemli ölçüde sınırlamıştır. Açık ifadesiyle, yapılan bu değişiklikler, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu daha da demokratikleştirmediği gibi, kişi hak ve özgürlüklerini ve kişi güvenliğini daha kötü duruma sokmuştur. Ayrıca, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayan hükümler ihtiva etmektedir.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, teklifin, Anayasanın hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayan ve antidemokratik olan düzenlemelerine karşıyız. Yasama çalışmalarında özgürlüklerin genişletilmesi, demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla yaşatılması Cumhuriyet Halk Partisinin asla vazgeçemeyeceği, ısrarla takip edeceği ilkelerdir.
Sayın milletvekilleri, Adalet ve Kalkınma Partisinin tek başına iktidar olmasından bu yana, bu Yüce Mecliste çok sayıda kanun tasarı ve teklifini yasalaştırdık. Yasa tasarılarının yeterince iyi hazırlanmadığını, ilgili çevrelerin görüşlerinin alınmadığını ve katılımlarının sağlanmadığını yaşayarak gördük. Bu nedenle, toplumsal anlaşma sağlanmadan tasarı ve teklifler yasalaşmıştır. Artık alıştık; Adalet ve Kalkınma Partisinin devri iktidarında, yasa tasarıları yeterince tartışılmadan, görüşülmeden, hata ve yanlışlardan arındırılmadan Genel Kuruldan geçmektedir. Yüce Meclis, bu dönemde, bir bakıma, hükümetten gelen tasarıların tasdik mercii haline getirilmiştir.
Değerli arkadaşlarım, yasama yetkisi, Anayasamızın öngördüğü üzere, millet adına Yüce Mecliste olup, bu yetki, Büyük Türk Milleti adına, siz vekiller tarafından kullanılmaktadır. Bunu kullanırken işin aceleye getirilmesi, özgür tartışma ve katılımcılıktan uzaklaşarak parmak hesabıyla oldubitti yaratılması, kanun yapma tekniğine ve yasama faaliyetine uygun değildir. Dün Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekili arkadaşlarımın oylarıyla kabul edilen bu haftaki çalışma gündeminde de aynı durumla karşılaştık.
Değerli arkadaşlarım, hatırlayınız, bir olağanüstü toplantı çağrısıyla, eylül ayında, Türk Ceza Kanununu, buna bağlı Ceza Muhakemeleri Kanununu, Ceza İnfaz Kanununu, topyekûn, 6 Ekime ve 17 Aralığa yetiştirmek için büyük bir çaba sarf ettik ve ne ilginçtir ki, olağanüstü toplantıyla Türk Ceza Kanununu görüşüp tamamlamak üzere olduğumuz bir anda, yürürlük ve yürütme maddesine geldiğimizde, Komisyon Başkanımız tarafından tasarı geri çekildi ve o günleri hatırlayınız, ciddî tartışmalar yaşandı ve daha sonra, bildiğiniz o gelişmelerin sonunda, tasarı, tekrar, Genel Kurulun önüne geldi ve yasalaştırdık. Genel Kurulda yasalaşan bu tasarı 1 Nisanda yürürlüğe girecekti. Bununla ilgili olarak her türlü çalışma bütün ilgili çevrelerce yapıldı; ama, hafta kala, Sayın Başbakanın Kuzey Afrika'dan verdiği bir talimatla yasanın yürürlüğe girmesi 1 Hazirana ertelendi.
Şimdi, merak ediyorum, Sayın Bakan, siz o günlerde çok sıkıntılı bir süreci yaşadınız, biliyorum. Şimdi, bu haftaki gündemimizde yeniden Ceza Kanunu, yeniden İnfaz Tedbirleri Kanunu, yeniden Ceza Muhakemeleri Kanunlarını görüşeceğiz. 1 Hazirana sayılı günler var. Şimdi, bir milletvekili olarak, milletin huzurunda soruyorum; gerçekten, 1 Haziranda bu yasalar yürürlüğe girecek mi, uygulanacak mı?
Şimdi, değerli arkadaşlarım, Türkiye Büyük Millet Meclisini böylesine bir durumda olağanüstü koşullarda çalışmaya yönlendireceksiniz ve yapılan yasaları yürürlük tarihinde yürürlüğe sokmayıp geri alacaksınız, yürürlüklerini erteleyeceksiniz, hiçbir uygulama yapılmadan, nerede aksaklık var, zaman içinde bunları nasıl düzeltiriz anlayışına bakmadan, hemen bir yeni değişiklikle karşı karşıya geleceğiz.
Değerli arkadaşlarım, çok açık, ya sipariş yasa tasarılarıyla karşılaştık bu Mecliste... Hatırlayınız, Eve Dönüş Yasasını bir hatırlayınız. O günlerde, Türkiye'de, âdeta Eve Dönüş Yasası Yüce Mecliste kabul edilirse, malum terör örgütü, artık, Kuzey Irak dağlarından Türkiye'ye gelecek -çünkü, birileri öyle yönlendirmişti- ve bu iş sona erecekti. Biz hazır elimizdekini, cezaevlerindekini bu yasayla bıraktık, Kuzey Irak dağlarındakiler de yine bütün varlıklarını devam ettirdiler. Şimdi o coğrafyada çok ciddî durumlarla nasıl karşılaştığımız bellidir.
Çok değerli arkadaşlarım, şunu çok açık ifade edeyim; yasa yaparken böylesine acele davranmanın bir mantığı ve gereği yok. Bilirsiniz, bir halk deyişimiz vardır; acele işe şeytan karışır. On yıllara çözüm sağlayacak yasaları düzenlerken kendimizi aceleden de, şeytandan da sakınmalıyız değerli arkadaşlarım.
Değerli milletvekilleri, yaşadığımız süreçte bu acele tavrımız, ben yaptım oldu anlayışı, tasarıların hata ve yanlışlarından arındırılmadan Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçmesi kamu düzenini olumsuz etkilediği gibi, vetolar, yürürlüğün durdurulması kararları, iptal kararları birbirini takip ediyor.
Sayın milletvekilleri, kısaca bir sunuş yapacağım. Adalet ve Kalkınma Partisinin iktidar olduğu günden bugüne kadar yasalaşan teklif ve tasarı sayısı aşağı yukarı 577'dir. Bu yasaların 258'i uluslararası sözleşmelerin onaylanmasına dair kanundur. Uluslararası sözleşmeler dışında Türkiye Büyük Millet Meclisinden çıkan 319 yasadan 14'ü veto edilmiş, 51'i de Cumhuriyet Halk Partisi Grubumuz tarafından Anayasa Mahkemesine götürülmüştür. Buna göre yaklaşık her 10 yasadan 1'i Sayın Cumhurbaşkanı tarafından veto edilmiş; yine, yaklaşık her 6 yasadan 1'i Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Anayasa Mahkemesine götürülmüştür. Bu davaların büyük çoğunluğunda yürürlüğün durdurulması ve iptal kararları verilmiştir. Bu yasaların içinde AB uyum paketi içinde çıkan yasalar, bütçe yasaları ve kesinhesap kanunları gibi yasaların da olduğu düşünülürse, hukukdışılık savlarının boyutu daha da büyümektedir.
Sayın milletvekilleri, bu tablo, yasaların iyi bir şekilde hazırlanmamasının, komisyonlarda ve Genel Kurulda alelacele görüşülmesinin yarattığı bir tablodur. Görüşmekte olduğumuz kanun teklifi, diğer kanunlar gibi aynı anlayışla ele alındığından, toplumsal uzlaşma ve mutabakat yansıtmamaktadır.
Değerli arkadaşlarım, kanun teklifinin 9 uncu maddesinde "kadın veya altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin mahkûm oldukları altı ay veya daha az süreli hapis cezasının konutunda çektirilmesine hükmü veren mahkeme ve yükümlü başka bir yerde bulunuyorsa o yerde bulunan aynı derecedeki mahkemece karar verilebilir" hükmü vardır. Söz konusu düzenleme herhangi bir olumsuzluk taşımadığı gibi, bu koşulları taşıyan yurttaşlarımıza çözüm sağladığı için olumlu buluyoruz. Uygulamada da olumlu sonuçlar vermesini diler, bu duygu ve düşüncelerle, Yüce Heyetinizi en içten saygı ve sevgilerimle selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
26 konuşma daha · 25 Mayıs 2005