İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 102. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Adli sicil kanunu teklifi ve adalet komisyonu raporu (s.s.899)

Recep Garip

Adana Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 102. Birleşim · 3. yasama yılı · 25 Mayıs 2005 · 1.041 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Recep Garip (AK Parti), 25 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ADLİ SİCİL KANUNU TEKLİFİ VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (S.S.899)); konuşma 1.041 kelime.

Recep Garip (AK Parti, Adana). “Adli sicil kanunu teklifi ve adalet komisyonu raporu (s.s.899)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 25 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-garip-22-2005-05-25-adli-sicil-kanunu-teklifi-ve-adalet-komisyonu-raporu-s-s-899 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

RECEP GARİP (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; bugün Adlî Sicil Kanunu Teklifi üzerinde -899 sıra sayılı kanun teklifini görüşüyoruz- şahsım adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, öncelikle, Türkiye'de adlî sicil sisteminin yapısını, işlevini, cumhuriyet başsavcılıkları arasındaki koordinasyonu ve adlî sicil bilişim ağını aktararak sözlerime başlamak istiyorum. Bilindiği üzere, adlî sicil bilişim sistemi kapsamında, Mayıs 2005 tarihi itibariyle, 81'i il olmak üzere, toplam 179 ağır ceza cumhuriyet başsavcılığına bilgi işlem merkezi kurularak, Adalet Bakanlığına bağlı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüyle on-line bağlantıları sağlanmıştır. Bu merkezlerden adlî sicil kaydı istemlerine anında, söz konusu merkezler dışından gelen taleplere faksla hizmet verilmektedir; yani, artık, çağdaş dünyada elektronik aygıtlar sonuna kadar kullanılabilme noktasına gelmektedir.

Bilgiişlem kurulu merkezlerde adlî sicil bilgileri mahallinde bilgisayarlara aktarıldıktan sonra Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne transfer edilerek merkezdeki adlî sicil bilgi bankasında yer alması sağlanmaktadır. Adlî sicil bilgi bankasında kesinleşmiş mahkûmiyet kararları ve bunların yerine getirilmeleriyle ilgili özet bilgiler bulunmaktadır. Merkezî adlî sicil bilgi bankasındaki yaklaşık 7,2 milyon kişiye ait 12 000 000 kayıt şu anda mevcuttur.

Adlî sicil bilgi iletişim ağında neler var diye sorduğumuzda; adlî sicil sistemine bağlı bölge sistemleri, ağır ceza ve savcılık sistemlerinden oluştuğunu görmekteyiz. İletişim TÜRKAK aracılığıyla yapılmaktadır. Bu bilgilerin, adlî sicil bilgilerinin muhafazası ve sistem entegrasyonunun sağlanması hususunda sanırım işin ciddiyetini yeterince ifade ettiğine inanmaktayız. Görüldüğü üzere adlî sicil sisteminin ülkemiz için geldiği nokta ortadadır; konu, gerçekten ehemmiyet arz etmektedir.

Değerli milletvekilleri, adlî sicil sisteminin Türkiye'deki altyapısını anlattıktan sonra, teklifin getirdiği yenilikleri bilgilerinize aktarmak istiyorum.

Halihazırda Dernekler Kanununa göre sabıkalı kişi, birisi, kanarya sevenler derneğine bile kurucu olamıyordu; dolayısıyla, Dernekler Kanunundaki kurucu olmak şartında sabıkasız olmak koşulu mutlak suretle aranıyordu; bunun ise modern adalet sistemiyle bağdaştığını söylememiz mümkün değildi. Bu sistemin değişmesi gerekiyordu. İşte teklif, Dernekler Kanunundaki bu düzenlemeyi de kaldırmaktadır. Bu nedenle düşüncelerini açıkladığı için bir suçtan hüküm giyen kişiler, dernekler kurabileceklerdir, yönetim kurulunda olabileceklerdir. Dolayısıyla, dün dernek kuramayan, herhangi bir suçtan dolayı mahkûmiyet kararı alınmış, suç işlemiş olan kişi, suçunun cezasını bitirdikten sonra ya da bir şekliyle böyle bir dernek kurma teşebbüsünde bulunduğunda, dernek kurma imkânına sahip olabilecektir.

Teklif yasalaştığı takdirde, sabıkası olanlar, sadece cumhurbaşkanı -ki, buranın altını çizerek belirtmek istiyorum, cumhurbaşkanı- başbakan, Meclis dışından da olsa -ki, daha önceki dönemlerde hep beraber yaşadığımız zamanlar olmuştur- dışarıdan herhangi bir kimsenin bakan atanması, milletvekili, belediye başkanı ve siyasî parti kurucusu olamayacaktır; çünkü, teklifteki, diğer yasalardaki sabıka şartı düzenlemelerini kaldıran hüküm, Milletvekili Seçimi Kanunu ve Anayasanın milletvekili olma şartlarını düzenleyen 76 ncı maddesini kapsam dışında tutmuştur. Bu nedenle, cumhurbaşkanı, belediye başkanı, Meclis dışından da olsa bakan ve parti kurucusu olabilmek için, sabıka yönünden, milletvekili olma şartlarını mutlak surette taşımak gerekmektedir. Bir kimsenin milletvekili olması için hangi şartlar aranıyorsa, bu şartların arandığını aktarmak istiyorum. Teklifin kapsam dışında tuttuğu milletvekili olma şartları dışında da, sabıkasızlık kriteri bulunmaktadır.

Yürürlükteki Adlî Sicil Kanunu, sabıka kayıtlarının silinebilmesi için, suçun niteliğine göre iki yıldan on yıla kadar zaman geçmesi koşulunu taşımaktadır. Teklif, bu bekleme sürelerini de ortadan kaldırmaktadır; yani, iki yıldan on yıla kadar zaman geçmesi koşulunu taşırken, bu süreyi ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Bir kişinin aldığı ceza süresi tamamlandığı gün, sabıka kaydı silinerek saklanmak üzere arşive kaldırılacaktır. Dolayısıyla, demek ki, iki yıldan on yıla kadar geçme süresi beklenmeyecektir. Adalet Bakanlığı istatistiklerine göre, 2004 yılı sonu itibariyle, Türkiye'de, yürürlükteki yasadaki iki yıldan on yıla kadar varan bekleme süreleri nedeniyle, 8 021 512 sabıkalı bulunmaktadır. Demek ki, 2004 yılında, toplam, iki yıl ile on yıl arasında değişen, 8 021 512 sabıkalı bulunduğunu kayıtlardan öğreniyoruz. Teklif, bu kayıtların hemen silinip, bilgilerin arşiv amaçlı saklanmasını düzenlemektedir; yani, böyle bilgiler elimizde mevcut; dolayısıyla, iki yıldan on yıla kadar, sabıkasının geçerli olmasını değil, kayıtlarda bulunmasını, saklanmasını düzenlemektedir. Teklifin gerekçesine bakıldığında, belli bir suçtan mahkûmiyete bağlı olarak, kişiyi ömür boyu haklardan mahrum bırakacak yaptırım sistemi terk edilmiştir. Demek ki, bir kişinin doğuştan hak etmiş olduğu haklarının, herhangi bir şekilde, bir suç işlediği zaman, ömür boyu hiç kimsenin onu mahkûm etme hakkına sahip olmadığının ortaya çıkmasıdır. Kişiyi ömür boyu haklardan mahrum bırakmak, suç altında onu tescil etmek sistemi terk ediliyor, bundan sonraki dönemde, kritik maddelerin gerekçesinde ise, kişinin cezalandırılmasının yeniden topluma kazandırmak amacında olduğunu, bu amaçla da çeşitli çalışmaların yapıldığını, dünden bu yana görmekteyiz.

Adlî sicil kayıtlarının, kişinin kamu görevlerine atanması sırasında takdirin atama makamına bırakıldığını da görmekteyiz. Her ne kadar, bu sistemde, ceza ve güvenlik tedbirinin infazından sonra, belli bir suçtan mahkûmiyete bağlı olarak, hak yoksunluğu kanunla öngörülmüş değilse de, kişinin örneğin belli bir kamu görevine atanması sırasında, herhangi bir kişi bir suç işlediği zaman, bunun mahkûmiyetinden kaynaklı, ileride mahkûmiyetini tamamladıktan sonra, eğer herhangi bir şekilde kamuda görev alacaksa, bu noktada, adlî sicil arşiv kayıtlarının görülmesinde de mutlak surette yarar görmekteyiz. Bu bilgiler, atama makamının takdir yetkisinin objektif ölçüler çerçevesinde kullanılmasında önemli işlevler görecektir, önemli görevler yapacaktır diye düşünüyorum; çünkü, herhangi bir şekilde suç işlemiş olan bir kişi cezasını çektikten sonra, bir şekilde eğer kamuda görev alabilecekse, bu arkadaşımızın görev alabilmesi için, gelecekte devleti sıkıntıya sokmayacak herhangi bir göreve gelebilmesi için, yöneticinin, objektif ölçüler çerçevesinde onu değerlendirebilmesi mutlak surette gereklidir.

Değerli arkadaşlar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunuyla ilgili olarak ileri sürülen görüş ve eleştireler doğrultusunda, uygulamada ortaya çıkabilecek olası sorunların önüne geçmek amacıyla ve yukarıdaki gerekçeler saklı kalmak kaydıyla bu teklif hazırlanmıştır.

Adlî Sicil Kanunu, yeni Türk Ceza Kanununa uyumlu hale getirilmektedir. Sadece, kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri adlî sicile kaydedilebilecek. Cezanın infazının tamamlanması, zamanaşımı ve genel af hallerinde adlî sicildeki sabıka kaydı silinecektir; çünkü, kişiyi, ömrü boyunca, sabıkalı şekilde topluma yansıtmanın çok yanlış olduğunu kişilik hakları açısından değerlendirmekteyiz. Ancak, bu bilgiler arşivde saklanmaya devam edilecek; arşiv bilgileri, ilgilinin ölümü veya kaydın girildiği tarihten itibaren seksen yıl geçmesi halinde ya da mahkeme kararıyla silinebilecektir. Adlî sicil bilgileri gizli olacak ve veriliş amacı dışında asla kullanılmayacaktır. Bu ifadenin de altını çizmek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, tamamlayın efendim.

RECEP GARİP (Devamla)Tamamlıyorum Sayın Başkanım.

Yani, kaydın girildiği tarihten itibaren seksen yıl geçmesi halinde ya da bir mahkeme kararıyla, bir kişinin suçlarının silinebileceği mümkün görünüyor. Adlî sicil bilgileri gizli kalacak, veriliş amacı dışında asla kullanılmayacaktır.

Adlî sicil veya arşiv kaydı taleplerinde 3 Yeni Türk Lirası ücret alınacak.

Teklif yasalaşırsa, yeni Türk Ceza Yasasına paralel olarak, 1 Haziranda, hepinizin bildiği gibi, yürürlüğe girmiş olacak.

Adlî sicil sisteminde, demokratik ilke ve esaslar muvacehesinde değişiklikler getiren bu teklifin yasalaşması hususunda Genel Kurulun katkılarını bekliyor, hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

26 konuşma daha · 25 Mayıs 2005

26 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook