İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 102. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Ceza muhakemesi kanununda değişiklik yapılması hk. (s.s. 903)

Halil Ünlütepe

Afyonkarahisar Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 102. Birleşim · 3. yasama yılı · 25 Mayıs 2005 · 1.289 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Halil Ünlütepe (CHP), 25 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK. (S.S. 903)); konuşma 1.289 kelime.

Halil Ünlütepe (CHP, Afyonkarahisar). “Ceza muhakemesi kanununda değişiklik yapılması hk. (s.s. 903)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 25 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halil-unlutepe-22-2005-05-25-ceza-muhakemesi-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hk-s-s-903 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA HALİL ÜNLÜTEPE (Afyonkarahisar)Sayın Başkan, Genel Kurulun değerli üyeleri; Ceza Muhakemesi Kanununun 119 uncu maddesinde değişiklik yapan 903 sıra sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin 15 inci maddesi üzerinde Grubumuz adına söz almış bulunuyorum; Grubum ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ceza Muhakemesi Kanununda değişiklik yapılması yönünde değerli üç milletvekilimizin verdiği bir kanun teklifini görüşüyoruz; Kilis Milletvekili Hasan Kara ve iki arkadaşının verdiği bir yasa teklifi.

Değerli arkadaşlarım, Ceza Muhakemesi Kanununda, Avrupa Birliği giriş süreci içinde, Aralık 2004'te bu yasa Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmüş ve eski Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ortadan kaldırılarak -daha doğrusu, yürürlük tarihi geciktirilmiş ama- 4 Aralık 2004 tarihinde, uzun tartışmalardan sonra, Ceza Muhakemeleri Kanunu kabul edilmiş, yürürlük tarihi ise, 1 Nisan 2005 tarihine ertelenmişti. Mart ayının son gününde, Ceza Kanununda yapılacak olan değişikliklerin yetişmemesi nedeniyle, bu Ceza Muhakemeleri Kanununun yürürlük tarihi de, diğer kanunlarla birlikte, bildiğiniz gibi, 1 Haziran 2005 tarihine ertelenmiştir.

Sevgili arkadaşlar, bu kanunda; yani, 2005 tarihinden itibaren Resmî Gazetede yayımlandıktan sonra, bu kanunda, 1 Nisan 2005 tarihine kadar, değişikliği doğuracak hiçbir etken olmamış; ama, kanunun uygulamasının 1 Haziran 2005 tarihine ertelenmesinden sonra, 3 Mayıs 2005 günü, üç değerli arkadaşımızın verdiği kanun teklifi Meclisin gündemine gelmiştir.

Bu kanunun genel gerekçesi nedir; genel gerekçe aynen şu: Kanunun bilgilendirilmesi sırasında, kime, hâkimlere ve savcılara yapılan bilgilendirme toplantılarında çıkan, ileri sürülen görüş ve eleştiriler doğrultusunda bu değişikliğe gidilmiştir.

Değerli arkadaşlarımızı kutlamak istiyorum; sayın yargıçlara ve cumhuriyet savcılarına, hakikaten, bu konularda değerlendirme bilgileri vermişler, bu kanunu anlatmışlar ve çıkan aksaklıkları, Değerli Bakanlıktan önce Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine getirmişlerdir. Kutlamak istiyorum; Bakanlığın yapacağı şeyi üç değerli milletvekili yapıyor. Kime bilgi veriyor; yargıçlara. Yargıçlar kimseden emir almaz, kimseden bilgi almaz, Bakanlık verecektir o bilgiyi; hayır, üç değerli milletvekilimiz veriyor.

Sevgili arkadaşlar, hükümet, kendi tasarısını, değişiklikleri getiremiyor, bir kanun teklifiyle bunları götürmeye çalışıyor. Yalnız, bu kanunla yapılan değişiklik basit bir şey değil sevgili arkadaşlar. Ne değiştiriyoruz burada; "Arama kararı" başlıklı 119 uncu maddede diyoruz ki, bir ilave yapıyoruz, cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde, kolluk amirinin yazılı emriyle, kolluk görevlileri arama yapabilir.

Sevgili arkadaşlar, bu masumane bir değişiklik değil. Niçin derseniz: Demin de söyledim, Aralık 2004 tarihinde, bu kanun görüşülürken, önce komisyonda görüşülmüş ve şimdiki yapılan değişiklik, komisyonda aynen tartışılmış. Bu tartışmalar sırasında hem Adalet ve Kalkınma Partisinin milletvekilleri hem de Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerinin tümünün katılımıyla bu değişiklik reddedilmişti. Değişiklik reddedilmişti; yani, daha doğrusu, bu metinden çıkarılmıştı, Aralık 2004'te görüştüğümüzde. Metinden çıkarılmasına rağmen, değerli bilgisine ve davranışlarına güvendiğim Sayın Toptan'ın da, herhalde, gözünden kaçmasıyla, bu yasa komisyonda reddedildiği halde, aynen Genel Kurulun gündemine gelmişti. Şimdi, o dönem, Parlamentoda Grubumuz adına konuşan değerli hatip, bunun komisyonda reddedildiğini, reddedilmesine rağmen, Genel Kurulun gündemine getirildiğini ve madde metnine geçirildiğini belirtti.

Sevgili arkadaşlar, Sayın Komisyon Başkanı bunun sehven geçebileceğini belirtti. Komisyonda reddedilen ve sehven bu yasa tasarısında bulunan kısmın çıkarılması yönünde bir teklif verildi. Bu teklif aynen şu değerli arkadaşlar: "119 uncu maddenin birinci fıkrasında yer alan 'veya cumhuriyet savcısının emrinin alınamadığı hallerde kolluk amirinin' ibaresinin madde metninden çıkarılması..." Bu teklifi kimler veriyor değerli arkadaşlar; Mehmet Nuri Saygun, Kemal Anadol, Sadullah Ergin -AK Parti Grup Başkanvekili- Zeyid Aslan... Bu kanunda değişiklik teklifini veren değerli milletvekili, o gün, bu verdiği değişikliğin tasarıdan çıkarılması için teklif veriyor, bugün de geri gelmesi için veriyor. Sayın Zeyid Aslan, Ahmet Gökhan Sarıçam Kırklareli Milletvekili, Feridun Ayvazoğlu, Erdoğan Özegen Niğde Milletvekili, Mehmet Daniş Çanakkale Milletvekili.

Sayın Bakan, bu teklifin üzerine aynen şunu diyor: "Özgürlükler adına ben de bu önerinin kabulünü istiyorum, yasadan çıkarılmasını istiyorum."

Değerli Bakan, beş ay süreyle ne geçti de, beş ay önce yasadan çıkarılmasını istediğiniz teklifi bugün tekrar Genel Kurulun gündemine getiriyorsunuz?!

Değerli Zeyid Aslan -kanun teklifinin üzerinde de konuştu- beş ay önce bu kanundan bu ibarenin çıkarılması için önergeyi imzaladınız. beş ay içinde bu Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu daha hiç uygulanmamış iken, ne değişti de bugün değiştirilmesi için kanun teklifi veriyorsunuz?!

Biz, bazen Bakanlığın sınıfta kaldığını ve hatta... Sayın Bakan, beş ay geçti, siz de yoruldunuz herhalde, dinlenmenizi tavsiye ediyorum.

ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara)Dinliyoruz...

HALİL ÜNLÜTEPE (Devamla)Zabıtlardan bunu okuyorum; zabıtlardan okuyorum. Bir bakan, beş ay içerisinde iki aksi düşünceyi Yüce Meclisin huzuruna nasıl getirebilir arkadaşlar?!

Bu, eğer, Avrupa'daki bir parlamentoda olsaydı, Avrupa'daki meclislerde olsaydı, Sayın Bakan, o bakan gereğini yapardı. Bize kim ne diyecek beş ay içerisinde, söyler misiniz? Siz, beş ay önce, Avrupa Birliğine girebilmek için, özgürlükleri açabilmek için, mahkûmun, suçlunun, zanlının hakkını, hukukunu koruyabilmek için yasal bir düzenleme yapıyorsunuz ve "bu alkışlanacak bir devrimdir" diyorsunuz, beş ay sonra değiştiriyoruz... Lütfen, bunu anlatın; lütfen, bunu anlatın bize.

Meclisler, saygınlığıyla güç kazanır; ama, dört ay içerisinde yeniden bir değişiklik. Yarın, tekrar bir değişiklikle karşılaşmayacağımızın garantisini verebiliyor musunuz Sayın Bakanım?!

Bu madde, açıkçası, emniyet güçlerimizin telkiniyle gelen madde. Sayın Bakan, siz, bunun maddeden çıkarılması için önergeye katılmışsınız, "çıkarılsın" demişsiniz. AK Parti Grup Başkanvekili katılmış, AK Partiden değerli dört milletvekilimiz bu önergeyi imzalamış. Şimdi, ne değişti?!

Arkadaşlar, daha bu kanun Türkiye'de uygulamaya girmedi; uygulamaya girmedi! Hukukun bu kadar hafife alındığı bir ortamı bilemiyorum. yirmibeş yılın üzerinde hukukçuyum. Hukuk bilgi ister, hukuk sabır ister, hukuk aceleden kaçınır.

Yani, niye, niçin yaptık, bunu bir anlayabilsem... Arkadaşlar, yapmayın, Meclisin itibarını kendimiz kaybettirmeye çalışıyoruz. Dört ayda bir kanun değişikliği... Arkadaşlar, uygulansın bu; eğer, eksiklik, eğer, hata varsa, birlikte değiştirelim. Daha dün bir Anayasa hükmünü değiştirebilmenin uyumunu gösterdik, birlikteliğini gösterdik. Amaç, hepimiz için doğruyu yakalamak, doğruyu bulmak. Peki, değerli arkadaşlar, bu konuda bu tür bir değişikliğe giderken, hak ve özgürlükler genişleyecek mi; hayır, aksine, Sayın Bakan, Ceza Muhakemeleri Kanununun kabulünde hak ve özgürlükleri alabildiğince teminat altına aldık, şimdi, yapılan değişikliklerle ise teminat altına aldığımız hak ve özgürlükleri alabildiğine kısıtlıyoruz. Nedir, yani, gecikmesinde sakınca bulunan haller?.. Yasanın maddesi, yani, "gecikmesinde sakınca bulunan haller yasası" gibi. Nedir gecikmesinde sakınca bulunan haller? Düşünebildiğim şudur: Derhal işlem yapılmadığı takdirde suçun delil, iz, emarelerinin ortadan kalkabilmesi. Peki, böyle bir ortamda sayın cumhuriyet savcısına niçin ulaşamıyoruz? Ben, bununla ilgili tartışmaları iyi hatırlıyorum komisyonumuzda, o ilk gelen tasarıda, yani, bu kabul edilmeden önceki tasarıda yargıç kararı vardı. Savcılık kararında, sadece o zaman konuldu "gecikmesinde sakınca olan haller", kolluk güçleri hiç tartışılmamıştı. Ondan sonra kolluk güçleri de devreye girdi. Şimdi, peki, bu olağanüstü hali, yarın olağan hale getirebilirsiniz. Devletin cumhuriyet savcısına niçin ulaşamıyorsunuz, niye ulaşamıyoruz? Biliyorsunuz usulde hüküm var. Eğer cumhuriyet savcısına ulaşılamazsa, cumhuriyet savcısı bulunamazsa sulh hâkimi yetkilidir. Biz, hukuku genişletelim... Terörle ilgili, olağanüstü birtakım şartlarda mücadele ediyoruz, doğrudur; ama, bugünkü teknolojik birikim, telsiz, cep telefonu gibi teknolojik gelişmeler, cumhuriyet savcısına her zaman ulaşılabileceğini gösteriyor.

Hepiniz biliyorsunuz, Türkiye Cumhuriyeti, uygulamalarından dolayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince hukuka aykırı yargılama, hukuka aykırı delil elde etme, haksız ve kötü muamelelerden dolayı biryığın tazminata mahkûm oldu. O sıkıntıların sonucunda, Sayın Bakanın da belirttiği gibi, daha özgürlükçü bir yapıyı oluşturmaya çalıştık. Şimdi ondan geri dönüyoruz.

Sevgili arkadaşlar, demin de söyledim, bu acaba bir takıyye mi? Acaba değişmemenin getirdiği bir nokta ...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HALİL ÜNLÜTEPE (Devamla)Şimdi, Avrupa Birliğine girerken, Sayın Bakanın bu yasanın kabul edildiği gün yaptığı konuşmayı çok iyi hatırlıyorum. O gün burada bir meclis başkanı da konuşmuştu Avrupa Birliğinden: "Şu tarihe kadar daha şu kadar yasayı çıkarmanız lazım..." O geldi, burada, talimat verip gider gibi yaptı. Halbuki, Cumhuriyet Meclisi hiçbir kimseden talimat almaz, Cumhuriyet Meclisi Avrupa Birliğine girmek için değil, kendi halkı için yasa yapar, kendi insanını mutlu etmek için yasa yapar. Biz, Sayın Bakanın ağzından bunları da o dönemde buralarda duyduk. Başkalarına kendimizi beğendirmeyi bırakalım, kendi insanımıza yakışanı yapalım, kendimiz için doğruyu yapalım. İnanın, verdiğimiz sözleri yerine getirirsek biz çok daha mutlu olacağız, insanımız çok daha mutlu olacak. Hukuku değil, hukuksuzluğu öneren bu teklifin savunulabilecek bir tarafı yok değerli arkadaşlar.

Ben, bu konunun, öncelikle teklifi yapan değerli milletvekillerince geri çekilmesini istiyorum; çünkü, Tokat Milletvekili değerli arkadaşım bunun geçen dönem aralık ayında tasarıdan çıkması için imza veren bir arkadaşımız. Sadullah Ergin Grup Başkanvekilidir, ağırlığı, etkinliği olan bir kişidir; Grubu temsilen, Grup adına o imzayı atmıştır.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

26 konuşma daha · 25 Mayıs 2005

26 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook