Gelir idaresi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun (s.s.861)
Konya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 84. Birleşim · 3. yasama yılı · 14 Nisan 2005 · 999 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Atilla Kart (CHP), 14 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN (S.S.861)); konuşma 999 kelime.
Atilla Kart (CHP, Konya). “Gelir idaresi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun (s.s.861)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 14 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2005-04-14-gelir-idaresi-baskanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ATİLLA KART (Konya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 861 sıra sayılı tasarı üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, getirilen tasarının 13 üncü maddesi, Denetim ve Uyum Yönetimi Daire Başkanlığının görevlerini düzenliyor. Maddenin (m) bendinde, daire başkanlığının görev alanına giren konularda, Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Malî Müşavirlik ve Yeminli Malî Müşavirlik Kanununa ilişkin düzenleyici işlemleri yapmanın da bu daire başkanlığının görevleri arasında olduğu belirtiliyor.
Değerli arkadaşlarım, dün gece, 9 uncu maddeyle ilgili konuşmamda ayrıntılı olarak ifade ettiğim üzere, herhangi bir daire başkanlığının yönetmelik düzenlemesi yapması anlamına gelen bu tür bir görevlendirmenin Anayasanın 2, 6, 7, 8, 9, 115 ve 124 üncü maddeleriyle bağdaşır bir yönü yoktur. Herhangi bir daire başkanlığının, ancak bir bakanlığın veya Bakanlar Kurulunun yetkisinde olan yönetmelik veya tüzük düzenlemesi yapmasını ve bu sonuçları yaratacak fiilî düzenlemeleri yaratmasını, hukuk düzeni içinde kabul etmek mümkün değildir.
Değerli arkadaşlarım, bu tür uygulamalarla, maalesef, 58 ve 59 uncu hükümetler döneminde çok sıkça karşılaşıyoruz. Bu yapılan uygulamalarla, Anayasaya, normlar hiyerarşisine aykırı düzenlemelerin ve ihlallerin yapıldığını, somut örnekleriyle anlatmak istiyorum.
Bu uygulamaların, özellikle -Maliye Bakanlığını da anlatacağım; ama, Maliye Bakanlığından evvel- Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde yapıldığını ve âdeta bir hükümet politikası haline geldiğini görüyoruz. Yapılan bu yönetmelik değişiklikleriyle aile bütünlüğü ihlal edilmekte, ilköğretim müfettişlerinin tasfiyesi sağlanmakta ve bunun devamında da, nihaî amaç olan kadrolaşma ve bunun altyapısı sağlanmaktadır.
Değerli arkadaşlarım, peki, Maliye Bakanlığındaki tablo nedir? Maliye Bakanlığındaki tablo da, maalesef, farklı değildir. Ülkemizde kamu yönetiminin verimli, etkin ve hukuka uygun işleyip işlememesinde, diğer unsurların yanında, ilgili bakanın kamu yönetimi anlayışı, görgüsü, kültürü ve uygulamaları önemli ölçüde belirleyici olmaktadır. İşte, bu aşamada, bütçe gelirini artırmaya ve verimliliğini sağlamaya yönelik olan bu tasarının amacına ulaşıp ulaşmayacağını değerlendirirken, zorunlu olarak, Sayın Bakanın uygulamalarını ve kamu bütçesini ilgilendiren zafiyetlerini ve bu yoldaki bulguları değerlendirmemiz gerekmektedir.
Değerli arkadaşlarım, hemen ve önemle belirtiyorum, Maliye Bakanlığının saygıdeğer, birikimli, nitelikli, kamu yönetimi kültürü ve geleneğine sahip olan bürokratlarını, kadrolarını ve kurullarını tenzih ederek söylüyorum; bu kişi ve kurulların çalışma disiplinlerini, özverilerini, sorumluluk anlayışlarını saygıyla karşılıyor ve takdir ediyorum; bunu tereddütsüz bir şekilde ifade ediyorum; ancak, bu kadroların, çok yönlü bir baskı altında, siyasî ve hukukî baskı altında olduğunu da üzülerek ifade ediyorum. Bu baskı, Sayın Bakan ve hükümetten kaynaklanmaktadır. Bunları, örnekleriyle ve belgeleriyle anlatmak istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, Sayın Maliye Bakanı hakkında Meclise intikal eden 2 dosya var.
AHMET YENİ (Samsun)Bugün açıkladı onu.
ATİLLA KART (Devamla)Fezlekeyle Meclise intikal ettiği için, yasama dokunulmazlığı sebebiyle, yargılama yapılması ve bağlı olarak da Sayın Bakanın beraat etmesi söz konusu olamaz.
AHMET YENİ (Samsun)Sayın Bakan açıkladı.
ATİLLA KART (Devamla)Bu sebeple, Sayın Bakanın, kamuoyuna yönelik olarak "2 dosyada beraat ettim, gümrük müfettişlerinin hazırladığı bu 3 üncü dosyada da beraat ederim" demesi, bu anlamda konuşması, tutarsız, dayanaksız ve gerçekdışı bir söylemden ibarettir.
Öte yandan, bu dosyalardaki suçlamalar -yine Sayın Bakanın ifade ettiği gibi- usulsüz kredi veya benzeri işlemlerden kaynaklanmıyor. Hayalî ihracat ve naylonfatura konusunda, ASKOR adı altında ve bağlı olarak 91 adet paravan şirket kuran Orhan Aslıtürk ve Muhammet Ciğer isimli kişilerle işbirliği içinde yapılan bir hayalî ihracat ve naylon fatura düzenlemesi söz konusu. Hesap Uzmanları Kurulu yargılama dosyaları, bu yoldaki ciddî bilgi ve bulguları içeriyor. Bu bilgi ve belgelere dayanarak bunları gündeme getiriyoruz.
Bu rapor ve bilgilere göre şu tespit ediliyor: Sayın Bakanın ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu, yani, bütün işlemlerinden hukuken sorumlu olduğu Albaraka Türk Özel Finans Kurumu, 1995-1998 yılları içerisinde -dört yıllık dönem içerisinde- 150 000 000 dolarlık hayalî ihracat yapmıştır. Oradaki belgelerin tamamı sahtedir değerli arkadaşlarım. Dramatik bir olayla karşı karşıyayız.
Bakın, o iş yoğunluğu içerisinde, yüzde 1, yüzde 2, yüzde 3-5 seviyesinde, gözden kaçacak, kaçabilecek bir evraktan söz etmiyorum, 150 000 000 dolarlık evrakların tamamının sahte olmasından söz ediyorum. Sayın Bakanın, bu sebeple "bu belgelerden haberim olamaz, bilgim dışında olmuştur" yolundaki beyanlarının da hiçbir inandırıcı yönünün olamayacağı açıktır.
Sayın Bakan, yukarıda sözünü ettiğim bu iki dosyada, 1997 ve 1998 yıllarına ilişkin sahte belge ve faturalardan yargılanıyor. Gümrük müfettişlerinin düzenlemiş olduğu üçüncü rapor ise, öyle anlaşılıyor ki, 1997 ve 1998 yılları dışında kalan yıllara ait. Dolayısıyla, yeni bir dosya söz konusu, daha evvelki dosyaların mükerreren anlatılması, ortaya getirilmesi söz konusu değil, değerli arkadaşlarım.
AHMET YENİ (Samsun)Nereye varmaya çalışıyorsun? Maddeyle ilgisi var mı?
ATİLLA KART (Devamla)Evet, değerli arkadaşım, onu anlatıyorum. Neyi anlatıyorum; gelir idaresinin etkinliğini artırma amacına yönelik olan bu tasarıda, bu uygulamalar içerisinde olan Sayın Bakanın bu anlayışının bunu sağlayamayacağını anlatıyorum, değerli arkadaşım.
AHMET YENİ (Samsun)Sayın Bakan bugün açıklama yaptı.
ATİLLA KART (Devamla)Bakın, daha önemlisi şu, değerli arkadaşlarım: Sayın Bakanın mesai arkadaşı olan Albaraka Türk Özel Finans Kurumu Yönetim Kurulunun beyan ve uygulamaları da, Sayın Bakanın savunmasını maalesef doğrulamıyor.
İlgili şirket, 1998 yılına ilişkin, yasaya aykırı olan bu faaliyetlerinden dolayı, Boğaziçi Kurumlar Vergisi Dairesi Başkanlığına toplam 3 958 807 250 000 Türk Lirası ödemek suretiyle, bu eylemleri, bir anlamda kabullenmiştir. 1997 yılına ilişkin 974 661 912 540 Türk Lirası yönünden ise, ne gibi işlem yapıldığını halen bilemiyoruz. Soru önergemizin cevabını, Sayın Bakandan, aradan bir ay geçmiş olmasına rağmen, halen alamadığımızı ifade ediyorum.
AHMET YENİ (Samsun)Basına açıkladı.
ATİLLA KART (Devamla)Bu uygulamaların dışında, vahim olan bir diğer husus; biraz evvel sözünü ettiğim her iki dosyanın hem adlî aşamada hem de, maalesef, yasama aşamasında, yani, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında, mutat olmayan bir şekilde savsaklandığını veya sumen- altı edildiğini görüyoruz değerli arkadaşlarım.
Yine, bakıyoruz, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin Albaraka Türk Özel Finans Kurumuyla ilgili 2001/133 ve 2004/230 esas sayılı dosyalarının temyizi aşamalarında da tuhaf bir uygulamanın yapıldığını görüyoruz. Olayın müdahili durumunda olan Hazine vekili, dosyayı temyiz ediyor değerli arkadaşlarım; ancak, her nedense ve her nasılsa, hukuk müşavirliği temyizden vazgeçiyor. Tabiî, bunu, ayrıca, takip edeceğimizi; ama, gelinen aşamada da yine bir soru olarak Sayın Bakana, bunun açıklamasının yapılması gereğini hatırlatıyoruz.
Değerli arkadaşlarım, Gelir İdaresi Başkanlığının başarıya ulaşmasının önündeki en büyük engel -dramatiktir- Sayın Bakanın bizzat kendisidir. Bunu üzülerek ifade ediyorum. Sayın Bakanın, kamu yönetimi, kamu yönetimi kültürü, anlayışı ve uygulamaları karşısında, bu tasarının amacına ulaşabileceğine ihtimal veremiyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
37 konuşma daha · 14 Nisan 2005