İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 113. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması için iki yıllık diyarbaır da kurulan kanun hakkında

Aziz Akgül

Diyarbakır Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 113. Birleşim · 4. yasama yılı · 8 Haziran 2006 · 441 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Aziz Akgül (AK Parti), 8 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI İÇİN İKİ YILLIK DİYARBAIR DA KURULAN KANUN HAKKINDA); konuşma 441 kelime.

Aziz Akgül (AK Parti, Diyarbakır). “Terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması için iki yıllık diyarbaır da kurulan kanun hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 8 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/aziz-akgul-22-2006-06-08-teror-ve-terorle-mucadeleden-dogan-zararlarin-karsilanmasi-icin-iki-yi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AZİZ AKGÜL (Diyarbakır)Muhterem Başkanım, değerli milletvekilleri; bilindiği gibi, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun 17 Temmuz 2004 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu kanun, bir dönem terör sebebiyle oluşan yaraların sarılması açısından büyük bir önem taşımaktadır.

Ülkemizde çok sayıda vatandaşımız doğdukları ve yaşadıkları topraklardan terör yüzünden ayrılmak zorunda kalmış, aradan geçen süre zarfında bakımsızlıktan evleri yıkılmış, arazilerini ekemez olmuşlar, ağaçları kurumuş ve birçok vatandaşımız da hayatını kaybetmiştir.

İşte, bu kanun Hükümetimiz tarafından çıkarıldıktan sonra, vatandaşların bu yaralarının sarılması yolunda çok ciddî ve somut bir adım atılırken, devletimiz, şefkatli yüzünü bölge insanımıza açık ve net bir şekilde göstermiştir.

Dünyanın pek çok ülkesinde çeşitli sebeplerle insanlar yerlerinden ve yurtlarından olmuşlardır; ancak, Türkiye gibi çok az ülke doğrudan ve çözüme yönelik böyle bir somut adım atmıştır. Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak da, illerimizde, başta valiler olmak üzere, vali yardımcılarımız ve ilçe kaymakamları fedakârca çalışmışlardır. Vatandaşların zararının tespiti için kurulan zarar tespit komisyonları, bazen at sırtında bazen yaya olarak, zor arazi şartlarında, ulaştıkları köy ve mezralarda vatandaşlarımızın zararını tespit ederek, bunun ödenmesine imkân sağlamışlardır. Bu tespitler sayesinde, gece geç saatlere kadar çalışıp geceyi de ücra bir mezrada, mağarada geçiren Diyarbakır İlimizdeki komisyonlarımızın bu fedakârlıkları, gerçekten, şahsım olarak beni çok duygulandırmıştır.

Yapılan bu çalışmalar kısa zamanda meyvesini vermiş ve bazı vatandaşlarımız tarafından Türkiye aleyhine AİHM nezdinde açılan davalar, 5233 sayılı Yasanın etkin bir iç hukuk yolu olduğu gerekçesiyle Türkiye'ye iade edilmiştir.

Saygıdeğer milletvekilleri, bu ne ifade ediyor biliyor musunuz; bu, Türkiye'nin yaklaşık 20 milyar avro tazminat yükünden kurtulmasını ifade ediyor; bu, Türkiye'nin dış dünyadaki itibarının korunmasını ve kendi vatandaşı tarafından şikâyet edilen bir ülke olmaktan kurtarılmasını ve kendi vatandaşının sorununu kendi ülkesinde çözebildiğini ifade ediyor.

Diyarbakır İlinde, mahkemelerde görülen, derdest olmuş dava sayısı 10 000 civarındadır. Bu 10 000 dava, sayıları belki 100'ü bulan savcı ve hâkimler tarafından görülmekte ve onlar tarafından verilen bu kararlar temyiz sırasında da yeniden incelemeye tabi tutulmaktayken, sadece Diyarbakır'da 37 000'i bulan dosyaların, bu ildeki 3 vali yardımcısı başkanlığında kurulan komisyonlar tarafından çözülmeye çalışılmasını büyük bir fedakârlık olarak görüyorum. Bu bakımdan, Sayın İçişleri Bakanımıza, ülkemizin dış itibarının korunmasını, ülke ekonomisinin milyarlarca avro yükten kurtarılmasını sağlayan ve vatandaşlarımızın zararlarının tazmini yolunda gayret gösteren mülkî idare amirlerimizi maddî ve manevî olarak ödüllendirmesini teklif ediyorum.

Saygıdeğer milletvekilleri, bazı kimselerin dile getirdiği gibi, bu yasa, Avrupa Birliğini memnun etmek ya da AİHM'de açılan davalar yüzünden çıkarılmamıştır. Bunun en büyük delili de şudur: Bu yasadan sadece AİHM'e müracaat edenler ya da müracaat etme şansı olanlar yararlanmamaktadır. Herhangi bir vatandaş, zamanaşımı yüzünden AİHM'e dava hakkını kaybetmiş olsa dahi, bizim çıkardığımız bu yasayla, illerde kurulan zarar tespit komisyonlarına müracaat edebilmekte ve eğer zarar tespit edilirse, kendilerine tazminat ödenmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

32 konuşma daha · 8 Haziran 2006

32 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook