Maden kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.503)
Rize Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 114. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Haziran 2010 · 675 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Bayram Ali Bayramoğlu (AK Parti), 9 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MADEN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.503)); konuşma 675 kelime.
Bayram Ali Bayramoğlu (AK Parti, Rize). “Maden kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.503)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bayram-ali-bayramoglu-23-2010-06-09-maden-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-503-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Rize)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
503 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın birinci bölümünde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.
Aslında, geneli üzerine konuştuğumuz konularda açık kalan birkaç tane konuyu netleştirmek gayesiyle söz aldım. Birincisi, bizden sonra konuşma yapan arkadaşların konuşmalarını dikkatle takip ettim. Öncelikle, birkaç konuya parmak basmakta fayda var.
Başta, Sayın Sırrı Sakık’ın özellikle Karadeniz Bölgesi’ne yönelik bahsettiği konuya ben çok net bir cevap vermek istiyorum. Ben Rize Milletvekiliyim. Rize’de şu anda aktif olarak çalışan otuza yakın HES projesi var, devam eden otuza yakın HES projesi ve bu HES projelerinde çalışan insanların yüzde 70, hatta 80’e yakını Batman’dan, Siirt’ten, Diyarbakır’dan, Van’dan, Şırnak’tan gelen insanlardır. Aynı şekilde, şu anda çay sezonudur, toplama sezonudur. Birçok, toplamayla ilgili çalışan arkadaşlarda da yine yöre insanlarımız vardır. Ben, Karadeniz’e bu insanların girmemesi veya yasaklanması gibi bir ifadeyi ilk defa sizden duydum. Böyle bir şey kesinlikle yoktur, olması da mümkün değildir.
SIRRI SAKIK (Muş)Medya… Medya…
BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla)Yani gazeteciler haber yazmış olabilir. Ben size fiilî durumu söylüyorum.
SIRRI SAKIK (Muş)Birkaç gazetede haberdi.
BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla)Bakın, fiilî durumu söylüyorum. Uygun bir zamanda gelirsiniz, beraber bu şantiyeleri gezeriz, arkadaşları da görmüş olursunuz.
SIRRI SAKIK (Muş)Bizim de bütün temennimiz o.
BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla)Evet, evet.
İkinci konu, bizim kendi Komisyonumuzda beraber çalıştığım ve en çok sevdiğimiz arkadaşlarımızdan bir tanesi, Sayın Tankut, burada özellikle, konuşmalarını yaptıktan sonra, bu işin samimiyeti noktasında bazı noktalara değindi. Ben kendisinin yüzde 100 samimi olduğuna inanıyorum, yüzde 100. Ama şu hataya düşmememiz gerektiğini de burada vurgulamakta fayda görüyorum: Her kanunun arkasında bir bityeniği arayarak “Bu kanunu kim için çıkarttınız? Bir başka emel mi var? Birilerine bir şeyi peşkeş çekmek mi var?” gibi bir ifade birbirimizi yaralar.
Bugün ben muhalefette olmuş olsam, siz iktidarda olmuş olsanız, bu güvensizliğe yönelik…
YILMAZ TANKUT (Adana)Hiç bu zamana kadar böyle bir şey olmadı, ilk defa bu kanunda oluyor, dikkat edin.
BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla)…bakın, bu güvensizliğe yönelik, sizin her getirdiğiniz kanunda “Bunun arkasında acaba bir bityeniği mi var? Birisine mi bu kanunu çıkartıyorsunuz?” dersem bu benim açımdan da yanlış olur.
RIDVAN YALÇIN (Ordu)Niye acaba öyle düşünüyoruz?
YILMAZ TANKUT (Adana)Niye bu kanunda özellikle?
BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla)Dolayısıyla, işin samimiyet ölçüsünü bu manada değerlendirmemiz gerekir.
Arkadaşlar, Türkiye'nin bir kaynağını, yer altı kaynağını ekonomiye kazandırmak, bu kazandırdığımız ekonomide istihdamın önünü açmak, yerel kalkınmayı sağlamak, bölgelerdeki aktiviteleri artırmaya yönelik bir çabanın içerisindeyiz.
MEHMET ALİ SUSAM (İzmir)Bunlar bir gecede mi ortaya çıktı?
BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla)Bunları siz de bu şekilde biliyorsunuz.
HÜSEYİN YILDIZ (Antalya)Sekiz sene niye beklediniz o zaman?
BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla)Bunların üzerine, bu şekilde “Her bir şeyin arkasında bir başka mana vardır.” gibi ifadelerin çok hoş kaçmadığını sizler de takdir ediyorsunuzdur diye düşünüyorum.
Bir diğer konu, Sayın Seyhan’ın söylediği konu, ki hak veriyorum, doğru söyledi ifadelerinde, ruhsatlar bir plana ve programa göre olmak zorundadır. Ben şu anda bütün gruplara, özellikle Sayın Şandır’ın da sorular sırasında söylediği “Bu kanun bize ne kazandırıyor ne kaybettiriyor?” konusuyla ilgili bir rapor verdim, bütün gruplara da verdim, Tek tek maddelerdeki değişikliklerin ne anlam ifade ettiği, bu maddelerin neleri düzelttiği, neleri eksik olarak şu andaki mevcut sisteme kazandırdığı konusu burada var. Özellikle Sayın Seyhan’ın söylediği 10’uncu maddeyi okumanızda fayda mülahaza ediyorum çünkü 10’uncu madde arama ruhsatları dönemindeki düzenlemeyi, bugüne kadar var olmayan düzenlemeyi bir sistematiğin içerisine alan ve “Ben ruhsatı aldım, isterse 10 bin tane olsun, isterse 20 bin tane ruhsat olsun aldım bu ruhsatı, üstüne oturdum.” demeyi ortadan kaldıran bir mekanizmadır. Ruhsatlandırma, planlama, projelendirme, görünür rezervin tespit edilmesi, formların doldurulması ve orada hangi madene yönelik çalışma yapacağı konusunu net bir şekilde bir yıl içerisinde ortaya koymayan kişinin ruhsat süresi bittiğinde iptal olur ve aynı zamanda yatırmış olduğu teminat da irat kaydedilir. Yani dolayısıyla bu mevcut sistemin içerisinde ilkeyi ve kaliteyi gündeme getirmekte bahsettiğim konu budur. Yani ruhsatları nazarıitibara almak yastık altına atmak demek değildir. Dolayısıyla Sayın Seyhan’ın gündeme getirdiği “Projeye ruhsat verilmelidir.” mantığı zaten bu kanunun içerisine dercedilmiş olan kısımdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
106 konuşma daha · 9 Haziran 2010