Anadolu ajansının 83 üncü kuruluş yıldönümü hk
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 63. Birleşim · 1. yasama yılı · 8 Nisan 2003 · 707 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Berhan Şimşek (CHP), 8 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANADOLU AJANSININ 83 ÜNCÜ KURULUŞ YILDÖNÜMÜ HK); konuşma 707 kelime.
Berhan Şimşek (CHP, İstanbul). “Anadolu ajansının 83 üncü kuruluş yıldönümü hk”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 8 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/berhan-simsek-22-2003-04-08-anadolu-ajansinin-83-uncu-kurulus-yildonumu-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
BERHAN ŞİMŞEK (İstanbul)- Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Anadolu Ajansının kuruluşunun 83 üncü kuruluş yıldönümü nedeniyle, "savaş ve ulusal basın" konusunda gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.
Türkiye'nin yanı başında kanlı bir savaş sürüyor. Savaşta yaşanan vahşetin, acının ve açlığın, dünya kamuoyundan yazılı ve görsel basın tarafından gizlendiği tartışması, özellikle son günlerde yoğunlaştı. Bu savaş, medya savaşına dönüştü. Özgürlükler ülkesi olarak bilinen Amerika ve demokrasinin beşiği sayılan İngiltere'de de basına yoğun bir baskı var; bu iki ülke çıkarları doğrultusunda tarihi çarpıtıyorlar. Doğumevlerine, hastanelere, pazar yerlerine, çocukların sığınağına düşen tonlarca bombanın yol açtığı sivil can kayıpları dünya kamuoyundan gizleniyor; Iraklı esirlere uygulanan insanlıkdışı muamele, yine, dünya medyası tarafından görmezden geliniyor.
Sınırötesi gazeteciliğin köklü kuruluşları tarihsel geçmişlerini ve gazetecilik mesleği ilkelerini bir kenara bırakıp, kamuoyunu istedikleri gibi yönlendiriyorlar. BBC'nin, CNN'in deneyimli kadroları, savaş muhabirliğini bırakıp, âdeta, spor muhabirliğine başladı. Ellerindeki mikrofonla ya da kalemlerle, belli bir takımın taraftarı olan spor muhabirleri gibi, tuttukları ekibin ataklarını anlatıyor, gücünü övüyorlar. Bu durum basın etiğiyle çelişiyor. Görevini gazetecilik etik kurallarına göre yapmak isteyen haberciler de aforoz ediliyor, vatan haini muamelesi görüyor. Oysa, bundan 83 yıl önce, Cumhuriyetimizden, hatta, Büyük Millet Meclisinden de önce Anadolu Ajansı kurulmuştu; tüm ulusumuza ve dünyaya, gazeteciliğin ve ulusal haberciliğin önemini göstermişti. Her türlü maddî imkâna sahip olan İngilizlerin BBC'si bile 1922'de, yani, Anadolu Ajansından sonra kurulmuştu.
Anadolu Ajansının kuruluşu, tüm mazlum milletlere örnek olan Kurtuluş Savaşımızda bir dönüm noktasıdır. Anadolu Ajansının önemini anlatmak için, kan ve gözyaşı dolu o günleri anımsamak ve o günlere dönmek gerek. İşgal altındaki bir ülke; İngiliz donanması İstanbul'a demirlemiş, gemilerinin toplarını padişahın sarayına doğrultmuşlar... Mütareke basını ise, ülkemizi yakıp yıkan işgalcileri övmekte ve tek yaptıkları, teslimiyet propagandasıyla halkımızın moralini bozmaktı. Örneğin, İstanbul'da yayımlanan Ali Kemal'in gazetesinde, 9 Kasım 1918'de, "İngiliz milleti dünyanın en azimli milletidir", 16 Kasımda ise "iki vatanımız var; biri anavatan, diğeri İngiltere" diye yazıyordu.
Halkımız yoksulluğun ve işgalin pençesinde kan ağlarken, mütareke basını, İngiliz Muhipleri Cemiyeti çerçevesinde düzenlenen balo ve partilerde, vur patlasın çal oynasın eğleniyor, yabancı dostlarına şirin görünmek için kalemşorluk yapıyordu.
Yakup Kadri'nin "Sodom ve Gomore"sunda ya da Nâzım Hikmet'in Kuvayı Milliye Destanında bu onursuz tablo açıkça tafsil edilmiştir. O gün yazılan yazılardaki "İngiliz dostlarımız" sözcükleri yerine, bugünkü köşe yazılarında sıkça geçen "Amerikalılar" ibaresini koyun; karşınıza, pek çok uydum akıllının bugün yazdığı, toplumumuzun başka devletlere yaltaklanarak menfaat sağlamasını savunan yazılar çıkar. Bilerek ya da bilmeyerek, böyle bir kirli tezgâha malzeme olmak, malzeme sunmak, gazetecilikle bağdaşmaz.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; özellikle son elli yılda başlayan toplumsal yozlaşmanın sonucu olarak, dünya ve ülke gerçeklerine yabancılaşanlar, cumhuriyetimizin değerlerini de yozlaştırma çabası içerisindedirler. Sonuçta, medyatik gerçekle, yaşamsal gerçeğin üzeri örtülüyor. Oysa, o zamanlar ulusumuzu, yazdıkları köşelerde Amerikan mandasının mı yoksa İngiliz mandasının mı daha iyi olacağını tartışanlar kurtarmadı; aileleriyle helalleşerek Ankara'nın yolunu tutan mebuslar, cephedeki kahramanlar, varını yoğunu cepheye aktaran kadınlar, kısacası, halkımız, bu ulusal Kurtuluş Savaşını sağladı.
Atatürk'ün önderliğindeki bu büyük mücadeleye, Anadolu Ajansı da büyük katkılar sağladı...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, sözlerinizi tamamlayın Sayın Şimşek.
BERHAN ŞİMŞEK (Devamla)Kurtuluş Savaşına katılmak üzere Ankara'ya hareket eden Yunus Nadi Bey ve Halide Edip Hanımın önerileri üzerine, Anadolu Ajansı, 6 Nisan 1920'de kuruldu. Halide Edip Hanım, Atatürk'ün kurduğu Anadolu Ajansının aynı zamanda isim annesidir.
Anadolu Ajansı, Anadolu'nun şanlı mücadelesini başarıyla tüm dünyaya ve yurda duyurdu. Güçlüye karşı haklının kazanabileceğini, yalansız, gür ve onurlu bir sesle haykırdı. İşgale karşı koyarken, belki şimdiki gibi, siyasette "usta kaptan" olduğunu iddia edenler yoktu; ama, güvenilir kaptanlar, kayıkçılar vardı. Anadolu Ajansı, bültenlerini, yani, direnişin sesini, Karadenizin hırçın dalgaları üzerinden İstanbul'a ve yurdun diğer merkezlerine yaydı. Mütareke basınının direncini bu sayede kırdı.
Atatürk, Anadolu Ajansının hiç ödün vermediği ilkelerini, Kuruluş Genelgesinde ilan etmişti. Atatürk, bugün çağdaş gazeteciliğin tanımı sayılan ilkeleri 83 yıl önce açıklamıştı. Büyük Önder "Anadolu Ajansı hızlı, doğru ve objektif habercilik yapacaktır" demiştir. Bu anlayıştan bugün de ders alınmalı.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; oysa, gazeteci, daha matbuat devrinde başlayan toplumu aydınlatma görevine sahip çıkmalı. Demokrasiye büyük bir özveriyle katkı yapan basın dönemi, toplumsal yaşamda yükselen bir değer oluşturmuştu. Medya çağında ise, çürüyen, düzeysiz habercilik ortaya çıktı.
Günümüzde, sendikal hakları olmayan, işsizlikten perişan olan, baskılara, ölümlere ve tehditlere maruz kalan gazeteciler, halkımızın sesidir, sahip çıkmalıyız.
Anadolu Ajansının 83 üncü kuruluş yıldönümünü kutlar, Halide Ediplerden bugünlere kadar Anadolu Ajansına ve bağımsız Türkiye basınına katkı sunanlara şükranlarımı sunar, Yüce Meclisi saygıyla selamlarım. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
16 konuşma daha · 8 Nisan 2003