İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 103. BİRLEŞİM · SALI

Emekli sandığında değişiklik yapılmasına ilişkin (s:aayısı:208)

Berhan Şimşek

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 103. Birleşim · 1. yasama yılı · 8 Temmuz 2003 · 505 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Berhan Şimşek (CHP), 8 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EMEKLİ SANDIĞINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN (S:AAYISI:208)); konuşma 505 kelime.

Berhan Şimşek (CHP, İstanbul). “Emekli sandığında değişiklik yapılmasına ilişkin (s:aayısı:208)”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 8 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/berhan-simsek-22-2003-07-08-emekli-sandiginda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-s-aayisi-208 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

BERHAN ŞİMŞEK (İstanbul)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının 1 inci maddesi üzerinde, şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Daha önce hükümet tarafından Meclise sevk edilen bu kanunla ilgili tasarı burada yasalaşmış ve uygulamaya geçmişti; ancak, Anayasa Mahkemesinin 8.5.2003 tarihinde verdiği bir kararla yasanın yürürlüğü durdurulmuştu. Bunun üzerine, hükümet, Anayasa Mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararına neden olan gerekçeleri dikkate almadan, bu kanun tasarısını tekrar Yüce Meclisin gündemine getirmiş bulunuyor. Buna göre, 61 yaşında emeklilik öngörüyor; ancak, yürürlüğü durdurulan yasadan farklı, kademeli geçiş öngörülmektedir.

Devletimize, bulundukları mevkilerde, görevlerde yıllarca hizmet etmiş bu insanları erken emekliliğe ayırmak, onların işiyle, ekmeğiyle oynamak, kamu yararı ilkesiyle uyuşmaz. 61 yaşındaki bürokratımıza, memurumuza, öğretmenimize, kamu görevlimize, sanatçımıza "senin artık devlete verebileceğin bir şey yok, devlete bir katkı yapamazsın; yaş olarak buna müsait değilsin" demek için, önce Yüce Meclisin üyeleri -daha önce yasa konuşulurken de ifade etmiştim- yanındaki arkadaşlarına baksın diye düşünüyorum.

Özel hukuk hükümlerine göre, 61 yaşını doldurmasına rağmen, insanlar, her türlü sözleşmeyi izne tabi olmadan gerçekleştirebiliyorlar; bazı hukukî tasarrufları ise, sağlıklı olduklarını resmî mercilerde belgeleyerek 65 yaşından sonra da gerçekleştirebilmektedirler. Özel hukuk ve kamu hukuku arasında, anayasal bir hak olan çalışma özgürlüğü aleyhine neden böyle bir tezat yaratılıyor?!

Aslında, bu tasarının amacı ortadadır. Hükümet, bu tasarısıyla, yıllarını devlete vermiş kamu görevlilerini bulundukları görevlerden alarak -üzgünüm; ama, maalesef böyle- kendisine yakın olanları işbaşına getirmektedir. Sayın Genel Başkanınız, Sayın Başbakan, Antalya'da bir konuşmasında, bu konuda şikâyetlerini de size dile getirdi; ama, bu yasa, bir kez daha, farklı bir boyutuyla Meclise getiriliyor ve buradaki sayı da, 2 116 kişiden bahsediyoruz. Gerçekten büyük bir acı bu. Hükümet, yargı kararlarıyla onların göreve iade olmalarının önüne geçmek ve ifade ettiğim gibi, yandaşlarına, kendi yakınlarına koltuk bulabilmek amacıyla, böyle bir düzenlemeyi, tekrar Meclise getirmiştir.

Her konuştuğumuzda şunu dile getiriyoruz değerli milletvekili arkadaşlarım: Anayasanın üstünlüğünü. Anayasa Mahkemesi mademki, bunun uygulanmasında çalışanlar adına bir eksiklik gördü, bir kez daha, bunu başka bir senaryo yazarak sunmanın gerçekçiliği nerededir, Anayasaya saygı nerededir diye düşünüyorum.

Bu tasarı yasalaşırsa, 61 yaşını dolduran 2 100 civarında kamu görevlisi, bu tasarının 2 nci maddesine göre kademeli olarak emekli olacaklar. Bu yaşa kadar devlete hizmet etmiş olan kamu görevlilerini dört yıl önce emekliye sevk ederek bütçe açıklarını azaltmayı hedeflemek, bu insanlara büyük bir vefasızlıktır. 2 100 küsur insanımızı emekliye sevk ederek kaynak yaratma ya da gençleştirme projesi iddiasında bulunmak, ancak, sürpriz kaynaklarım var diyenlerin yapabileceği iştir. Bizler, bunu yapmamalıyız. Bu vefasızlık örneğini, öğretmenlerimize, bu ülkeyi taşıyan lokomotiflere, bürokratlara gerçekten yapmamalıyız.

Sayın Başkan, sayın milletvekili arkadaşlarım; orman alanlarını, kıyı bölgelerini, okulları ve SİT alanlarını satma hedefinden sonra, kaynak yaratma uğruna, kamu görevlilerinin de işiyle oynamamalıyız. Kaynak yaratmak için, doğal değerlerimizi satmak, yaşadığımız çağın en önemli kaynağı olan insan değerlerimizin görevlerine de son vermek gibi bir hedeften vazgeçmemiz gerekiyor. İnsan değerlerimizin görevlerine son vermeyin; bırakın, bu insanlar, yıllardır edindikleri bilgiyi, birikimi ve tecrübeyi, devletimizin ve milletimizin hizmetine sunsunlar. İktidar olarak siz de, bu bilgiden yararlanın, faydalanın ve acemilik yapmaktan vazgeçin. İktidarın en önemli özelliği, muhalefetle, sivil toplum örgütleriyle bir uzlaşma arayışı içerisine girmeden tasarıları yasalaştırma gayreti içerisinde olmasıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

23 konuşma daha · 8 Temmuz 2003

23 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook