Kafkaslarda sınır ticareti yapılmasıyla ilgili
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 98. Birleşim · 1. yasama yılı · 25 Haziran 2003 · 525 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Binali Yıldırım (AK Parti), 25 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAFKASLARDA SINIR TİCARETİ YAPILMASIYLA İLGİLİ); konuşma 525 kelime.
Binali Yıldırım (AK Parti, İstanbul). “Kafkaslarda sınır ticareti yapılmasıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 25 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/binali-yildirim-22-2003-06-25-kafkaslarda-sinir-ticareti-yapilmasiyla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Önümüzde, uluslararası üç sözleşmenin onaylanması var. Bunlardan bir tanesi, ticaret gemilerinde çalışan kaptan ve zabitlerin meslekî yeterliliklerine; diğeri, gemi adamlarının sağlık muayenesine ve bir diğeri de mürettebatın gemide barınmasına ilişkin sözleşmelerdir. Bu üç sözleşmenin üçü de Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından kabul edilmiş sözleşmelerdir.
Gemilerde gemi adamlarının çalışmalarını düzenleyen sözleşmeler sadece ILO tarafından değil, aynı zamanda, Uluslararası Denizcilik Teşkilatı tarafından kabul edilen STCW denilen Gemi Adamlarının Eğitimi, Yeterliliği ve Vardiya Tutma Standartları diye ifade edilen sözleşmedir. Bu sözleşme, 1989 yılında ülkemiz tarafından da kabul edilmiş ve yürürlüğe girmiştir. Esasen, burada bugün kabul edeceğimiz ILO dokümanları, aynı kapsamda, Uluslararası Denizcilik Teşkilatının (IMO) kabul ettiği STCW'de yer alan hükümlerle paralellik arz etmektedir; ancak, burada bahsedilen hususlar, daha ziyade, ülkemiz bakımından, Çalışma Bakanlığının konuları arasında yer almaktadır; çünkü, gemi adamlarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi, gemideki yaşam alanlarının iyileştirilmesiyle, hijyenik şartlarla ilgili olduğu için, konu, Çalışma Bakanlığının konusu olmaktadır.
Bu sözleşmelerin onaylanmasının çok geç kaldığı konusunda Sayın Öymen'e katılmamak mümkün değildir; ancak, sevindirici bir gelişme de, geçmişte unutulan, getirilmeyen bu geç kalmış uluslararası dokümanları, hükümetimiz, birer birer Yüce Meclisin onayına taşımaktadır. Bu konuyu da, memnuniyet verici bir husus olarak ifade etmek istiyorum.
Bilhassa uluslararası alanlarda meydana gelen deniz kazaları sonucunda, taşımacılıkta, emniyet tedbirlerini artıran birçok önlemler, çeşitli ülkelerce, her yıl alınmaktadır. Bunun sonucu olarak da Paris Momerandumu diye adlandırılan, gemilerin liman kontrolleri, her ülkede, çok sıkı bir şekilde yapılmaktadır. Ticaret gemilerimizin, Batı Avrupa limanlarını ziyaretlerinde zaman zaman tutulduğu, zaman zaman geciktirildiği konusunda elde bilgiler mevcuttur; ancak, şunu ifade etmek gerekir ki, buna mukabil, biz de, ülke limanlarımızı ziyaret eden bütün gemilerin liman kontrollerini, bu yıldan itibaren artırarak, daha sıkı bir şekilde yapmaya çalışıyoruz. Fakat, ne yazık ki, on seneden fazla bir zaman önce kurulmuş olan Denizcilik Müsteşarlığımızda 1 400 civarında eleman olmasına rağmen, denizci kökenli eleman sayısı, hemen hemen yok denilecek kadar azdı. Göreve geldiğimizden itibaren, denizci kökenli, denizden anlayan, uluslararası konvansiyonlara vâkıf arkadaşlarımızı, süratle, sorumluluk noktalarına getirdik ve bu noktadaki eksiklikleri süratle gideriyoruz.
Düşünebiliyor musunuz, Türkiye'nin limanlarının yüzde 70-80'inde öğretmen okulu mezunu insanlar görev yapıyor. Bu da, bizim denizciliğimiz açısından, hakikaten üzüntü verici bir durumdur. Bunların düzeltilmesi, uluslararası konvansiyonları anlayan, onları yorumlayabilen, bizim gemilerimize dünyanın diğer ülkelerindeki limanlarda reva görülen muamelelere aynı şekilde karşılık verecek teknik donanıma sahip personelin süratle limanlarımıza yerleştirilmesi için çalışmalarımız devam ediyor.
Denizciliğimizin sorunları, aslında, yıllardan beri hep konuşuldu, hepsi biliniyor; bunu bildiğimiz için, biz de çalışmalarımıza bu noktadan başladık ve bu çalışmalar içerisinde -az önce Sayın Kaptanoğlu'nun da ifade ettiği gibi- 1 Temmuz Denizcilik Bayramımız, inşallah, bu sene, gerçek anlamda bayram olarak kutlanacaktır. Her şeyden önce, gemi trafik sisteminin, Boğazları ve tüm Marmara'yı kontrol edecek radarlı kontrol sisteminin hizmete girmesini, emniyetli seyir açısından çok önemli bir aşama olarak görmekteyiz ve bunu hizmete sokacağız. Diğer yandan, liman ücretleriyle ilgili belirlediğimiz yeni tarifemizi açıklayacağız ve nihayet, kabotaj hatlarımızda taşımayı teşvik edecek tedbirleri açıklayacağız.
O bakımdan, bu sene, Kabotaj Bayramı -geçmiş yıllarda olduğu gibi, sabotaj bayramı olarak değil- denizcilerin gerçek anlamda bayramı olarak kutlanacak diyorum ve bu vesileyle, geç kalmış da olsa, onaylanacak bu uluslararası dokümanların, denizciliğimizin standartlarını, gemi adamlarımızın çalışma şartlarını daha da iyileştireceğine olan inancımı belirtiyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 25 Haziran 2003