İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 31. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Antalya ili kumluca ilçesinde meydana gelen sel felaketi hakkında

Burhan Kılıç

Antalya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 31. Birleşim · 1. yasama yılı · 5 Şubat 2003 · 708 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Burhan Kılıç (AK Parti), 5 Şubat 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANTALYA İLİ KUMLUCA İLÇESİNDE MEYDANA GELEN SEL FELAKETİ HAKKINDA); konuşma 708 kelime.

Burhan Kılıç (AK Parti, Antalya). “Antalya ili kumluca ilçesinde meydana gelen sel felaketi hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 5 Şubat 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/burhan-kilic-22-2003-02-05-antalya-ili-kumluca-ilcesinde-meydana-gelen-sel-felaketi-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

BURHAN KILIÇ (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Antalya İlimizin Kumluca İlçesinde meydana gelen sel ve hortum felaketi nedeniyle gündemdışı söz almış bulunmaktayım.

Değerli arkadaşlar, 20 Ocak 2003 tarihinde, aşırı yağışlar nedeniyle, örtüaltı sebze yetiştiriciliğinin yoğun olarak yapıldığı Kumluca İlçemizde büyük bir sel felaketi yaşanmıştır. Trilyonlarca Türk Lirası harcayarak, domates, biber, salatalık, patlıcan ekerek, geçimini seracılığa bağlamış olan üreticimiz, bu afet karşısında, akla hayale gelmeyecek şekilde tarımsal bir yıkımla karşı karşıya gelmiştir.

Kumluca İlçemiz, seracılığın başkenti olarak anılmayı hak etmiş, tarım sektörünün gurur veren ilçelerinden biridir. Türkiye'deki toplam örtüaltı sebze üretiminin yaklaşık yüzde 30'u Kumluca'da yapılmaktadır. Toplam 34 500 dekar sera alanı bulunmaktadır. 2002 yılı itibariyle, Kumluca İlçemizin tarım geliri 450 trilyon liraya ulaşmıştır. Bu, sadece üretilen ürünün değeridir; hizmet gelirleri ve diğer yan gelirlerle birlikte, ülke ekonomisine ayrıca katmadeğer sağlamaktadır. Yaklaşık olarak, tarımsal gelirin yüzde 86'sı seracılıktan, geri kalanı narenciye ve diğer ürünlerden karşılanmaktadır.

Ülke ekonomisine böylesine büyük bir katkı sağlayan Kumluca İlçemizin, Mavikent Beldesindeki 7 000 dekar seranın yüzde 80'i, Beykonak Beldesindeki 5 500 dekar seranın yüzde 60'ı, Yenimahalle'deki, Hızırkahya ve Salur Köylerindeki seraların yaklaşık 2 000 dekarı sular altında kalmıştır.

Sel felaketinden hemen sonra bölgeye giderek, bizzat incelemelerde bulundum. Yaptığım incelemelerden edindiğim izlenimler ve yetkili uzmanlardan aldığım bilgilere göre, sel felaketinde zararın bu kadar fazla olması, yağışın düzensizliğiyle beraber, dere ıslahlarının yapılmamış ve yeterli tahliye kanallarının açılmamış olmasındandır. Öyle anlaşılıyor ki, önceki iktidarlar, tarımın yoğun olarak yapıldığı bu bölgeye hizmet götürmekte yetersiz kalmışlardır.

Ayrıca, beldedeki belediye başkanlarının, kendi imkânlarıyla aşabilecekleri problemlerin üzerine gitmediklerini, devletten çözüm beklediklerini gördüm. Tahliye kanallarının açılması noktasında çaba sarf etmemişlerdir.

Yöre halkından aldığım bilgiye göre, daha önce açık olan bazı kanalların kapandığını tespit ettim. Siyasî olarak, göz yumulan bu gibi olayların takipçisi olacağımızı bir kez daha belirtmek istiyorum.

İlçede öyle dereler gördüm ki, dere belli bir noktaya kadar geliyor ve ucu sera bahçelerine salıverilmiş, denize kadar ulaşmıyor. Konunun uzmanları birçok proje yapmış; ama, bu projeler, siyasî partiler tarafından, kendi yandaşlarının yerinden değil de başka yerlerden geçmesini sağlama çabaları yüzünden uygulanamamış ve sürekli yeni projeler yapılmıştır. Kırk yıldır çözülemeyen 1 400 metre mesafeli Baysı Deresi konusu bunun en güzel örneklerinden birisidir. Taşkın kontrol projeleri, sel kapanları, acil ihtiyaçtır.

Baysı Deresi için yöre halkımıza söz vermiştik. Hükümetimizi kurduktan sonra, en uygun projenin uygulanması noktasında Devlet Su İşlerine tavsiyede bulundum ve derenin açılması için çalışmalar başlatıldı. Kamulaştırma Kanunu gereği, gönüllülerle, kamulaştırma fiyatı üzerinde anlaşıldı; ücretleri ödenerek, arazilerin tapusu Devlet Su İşleri adına kesildi. Bu bölgedeki çiftçilerimize, bu müjdeyi verebilirim. Ayrıca, yörenin su baskınlarına maruz kalmaması için bugüne kadar yapılmayan gerekli proje ve etütler yapılarak, köklü çözüme gidilmelidir.

Kumluca İlçemizdeki seracılık sektörü, ekonomimize sağladığı katkının yanında, istihdam yönünden de onbinlerce insanımıza iş ve aş sağlamaktadır. Sera sahiplerinin, ortakçılarının ve işçilerimizin mağduriyetinin, vakit geçirilmeden ve adil bir biçimde giderilmesi için, ilgili devlet kuruluşlarınca -yani, Ziraat Bankası, Halk Bankası ve tarım kredi kooperatiflerince- verilen gübre, mazot, tarımsal ilaç borçları faizsiz ertelenmeli; ayrıca, mağdur üreticilerin tamamının bölgede tarım yapabilmesi için, kendilerine yeniden kredi verilmelidir.

Felaket mahalline intikal ettiğimde, hükümet olarak, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu ve Kızılayın, mağdur çiftçi ailelerine battaniye, gıda ve ihtiyaç yardımı yaptığını gördüm. Olay mahalline anında yardım ulaştırdıkları için, her iki kuruma ve görevli arkadaşlara teşekkür ediyorum.

2 Şubat 2003 tarihinde Demre (Kale) İlçemizde hortum çıkmış, 2 200 adet cam sera, 600 adet plastik sera yerle bir olmuştur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, sözünüzü tamamlayın efendim.

BURHAN KILIÇ (Devamla)Yine, 2 Şubat 2003 tarihinde Serik İlçemizde sel felaketi olmuş, 40 ev, 150 sera, 2 köprü tamamen yıkılmıştır.

Sayın milletvekilleri, seracılığın açık tarla ziraati gibi düşünülmesi durumunda, problemlerin çözümü mümkün olmayacaktır; örtüaltı sebze yetiştiriciliği, klasik ziraatin dışında, bir tür sanayi tipi üretim gibi değerlendirilmelidir. Cam veya naylon örtü, ısı kontrolü sağlayan malzeme ve yakıt, hibrit tohum, ilaç, gübre, sulama sistemleri gibi birçok pahalı girdileri olan bu tesislerin tabiî afetlere karşı sigortalanması gerekmektedir. Maalesef, bu konuda çiftçilerimizin yeterli duyarlılığı göstermediklerini gözledim. Bu tesislerin sigortalanması için gerekli eğitim desteği ve teşvik edici, özendirici devlet desteğinin de bugüne kadar yapılmadığını müşahede ettim. Ayrıca, şehirlerimizin yapılan altyapı planlamasının bir benzeri olarak, sera alanlarının da planlanması artık zorunlu hale gelmiştir.

Sözlerime son verirken, bundan sonra da çiftçilerimizin yanında olacağımızı, problemlerini halletme noktasında gerekli girişimlerde bulunacağımızı belirtiyor, zarar gören çiftçilerimize geçmiş olsun dileklerimi tekrar iletiyor ve saygılar sunuyorum. Ayrıca, hepinizin kurban bayramını da kutluyorum.

Hoşça kalın. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

19 konuşma daha · 5 Şubat 2003

19 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook