İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 120. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türk ceza kanunu tasarısı (ss.664) ve (664'e 1inci ek)

Cânân Aritman

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 120. Birleşim · 2. yasama yılı · 15 Eylül 2004 · 658 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Cânân Aritman (CHP), 15 Eylül 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNU TASARISI (SS.664) VE (664'E 1İNCİ EK)); konuşma 658 kelime.

Cânân Aritman (CHP, İzmir). “Türk ceza kanunu tasarısı (ss.664) ve (664'e 1inci ek)”. TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim tutanağı, 15 Eylül 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/canan-aritman-22-2004-09-15-turk-ceza-kanunu-tasarisi-ss-664-ve-664-e-1inci-ek (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA CANAN ARITMAN (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şu anda görüşmekte olduğumuz Türk Ceza Yasası Tasarısının 142 nci maddesi hakkında Grubumuzun görüşlerini belirtmek istiyorum. Şahsım ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına yüce hazırunu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, ben, önce, bu konuda, sözlerime, Sayın Adalet Bakanımıza, Adalet Komisyonunun Sayın Başkanına, Adalet Komisyonunun üyelerine, komisyondaki öğretim üyelerine, yargı mensuplarına ve bürokratlara teşekkür ederek başlamak istiyorum; çünkü, özellikle bu maddede yapılan düzenlemeler halkın çok büyük memnuniyetine neden olacak düzenlemelerdir. Halkın çok uzun zamandır şikâyetçi olduğu, mağdur olduğu ve çözüm getirilmediği için de adalete ve devlete karşı güveninin sarsıldığı konulara bu maddedeki düzenlemelerle çözüm getirilmektedir. Burada söz konusu olan suçlar ve onların cezalarının artırılması, caydırıcılığı amaçlayarak artırılması, tekrar, halkımızın adalete ve devlete olan güvenini artıracaktır.

Bu maddede, özellikle 2 nci bendin (b) fıkrasıyla ilgili özel teşekkür etmek istiyorum; çünkü, biliyorsunuz, kapkaç suçunu tanımlayan ve kapkaç suçuna ceza yaptırımı öngören fıkradır. Şu anda halen yürürlükte olan Türk Ceza Yasasında kapkaç suçu tarif edilmemiş bir suçtu, yani, yer almayan bir suçtu ve bugüne kadar kapkaç suçları da basit hırsızlık kapsamında değerlendirilip o şekilde cezalandırılıyordu; ama, ne yazık ki, tabiî, bu basit hırsızlık suçundan cezaî müeyyide uygulanması, mevcut yasalarımıza göre cezanın çok az olması ve yakalanabilen faillerin tutuklanmayışı, mahkeme kararlarıyla serbest bırakılması, bu suçu işleyen kişilerin cesaretini artırdı ve suçun daha çok işlenmesine neden oldu; çünkü, suç işleyen insanlar için tutuklanıp tutuklanmamak çok önemlidir, onun psikolojisini son derece etkiler, eğer tutuklanmazsa o suçun önemli bir suç olmadığını, affedildiğini, bağışlanabildiğini düşünebilir -çünkü, bunlar genelde eğitimsiz kişilerdir-ve suçu tekrarlama eğilimi içerisine girer.

Tabiî, ülkemizde kapkaç suçunun son yıllarda çok ciddî boyutlarda arttığını, âdeta bir kapkaç terörünün yaşanmakta olduğunu hepimiz biliyoruz. Bunda önemli olan faktör, bu suçun cezasının çok az olması, faillerinin genellikle yakalanamaması -çünkü, yakalanıp da salıverilme, polisin de bu konudaki inancını, şevkini ve uğraşını kırmaktadır, azaltmaktadır diye düşünüyorum- ve tabiî, özellikle ekonomik nedenler, işsizlik, yoksulluk, gelir dağılımındaki adaletsizlik, köyden şehirlere göç olgusu, bu göç eden insanların iş bulamaması, aş bulamaması ve toplumumuzdaki ahlakî değer yargılarının, ne yazık ki, süratle yitirilmesi, polisiye tedbirlerin yetmemesi ve cezaların caydırıcılığının olmamasıdır. Bu nedenle, ülkemizde bir kapkaç terörü yaşanmaktaydı.

Ben milletvekili seçildikten iki ay sonra -verdiğim ilk kanun teklifiydi- caydırıcılığı amaçlayarak, yürürlükteki Türk Ceza Yasasının ilgili maddesinde değişiklik öngören bir kanun teklifiyle, kapkaç suçunun cezasının artırılmasını talep etmiştim. Adalet Komisyonumuza bu talebi kabul edip, bugün görüşmekte olduğumuz yasa tasarısının 142 nci maddesinin (b) bendine, hem de kapkaç suçunu tarif ederek, tanımlayarak ve aynen benim yasa teklifimde önerdiğim şekilde geçirdikleri için, halkı mutlu ve memnun ettikleri için, halkın adalete ve Meclisimize güvenini artıracak bir uygulama yaptıkları için, tekrar teşekkür ediyorum.

Bu arada, bu madde içerisinde, yine, vatandaşımızı memnun eden iki önemli uygulama daha var. Bunlardan biri, elektrik enerjisi hırsızlığının suç olarak tanımlanmasıdır ve buna artık para cezası değil hapis cezası getirilmesidir; bu da, devletimizi mağdur eden bir husustu. Diğeri, çok çok önemli; özellikle çiftçilerimizi, hayvan üreticilerimizi ilgilendiren bir fıkra daha var; bu da, 142 nci maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer aldığı gibi, barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan küçük veya büyükbaş hayvan hırsızlığı konusunda, hakikaten caydırıcı cezalar gelmektedir. Bu cezalar, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası şeklindedir. Eğer bu suç örgütlü olarak işlenecek olursa, onbeş yıla kadar hapis veya onbin güne kadar adlî para cezası şeklinde olacaktır. Hayvan üreticilerimizin, son derece mağdur olduğu bir konudur bu; hayvan hırsızlıkları, çok büyük ölçüde... Zaten zar zor geçinen, kıt kanaat geçinen ve dünyanın en zor işlerinden birini yapan hayvan üreticilerimiz, bu hırsızlıklar nedeniyle -ve bu da ne yazık ki yine son yıllarda ekonomik nedenlerle çok artmıştır- son derece mağdurdurlar. Artık, bu düzenlemeyle, hayvan hırsızlığı da, hırsızlar açısından caydırıcı olacaktır.

Buradan, artık, kapkaççıların, elektrik enerjisi çalanların, hayvan hırsızlığı yapanların, bundan sonra ayaklarını denk almalarını önermek istiyorum; çünkü, hakikaten onların yaşamını çok büyük ölçüde etkileyecek, kısıtlayacak cezalar gelmiş durumdadır. Bu düzenlemeler için tekrar teşekkür ediyorum ve özellikle, Yüce Meclise şimdi teşekkür etmek istiyorum; oylarıyla bu maddeyi kabul edecekler, yasalaşmasını sağlayacaklar.

Partim ve şahsım adına, hepinize teşekkürlerimi, sevgi ve saygılarımı iletiyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

24 konuşma daha · 15 Eylül 2004

24 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook