Çekle ödemelerin düzenlenmesi ve çek hamillerinin korunması hk. ss.58
Ankara Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 37. Birleşim · 1. yasama yılı · 26 Şubat 2003 · 381 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cemil Çiçek (AK Parti), 26 Şubat 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEKLE ÖDEMELERİN DÜZENLENMESİ VE ÇEK HAMİLLERİNİN KORUNMASI HK. SS.58); konuşma 381 kelime.
Cemil Çiçek (AK Parti, Ankara). “Çekle ödemelerin düzenlenmesi ve çek hamillerinin korunması hk. ss.58”. TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim tutanağı, 26 Şubat 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemil-cicek-22-2003-02-26-cekle-odemelerin-duzenlenmesi-ve-cek-hamillerinin-korunmasi-hk-ss-58 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu kanun vesilesiyle, Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna ve AK Parti Grubuna, Adalet Komisyonunun sayın üyelerine ve Sayın Başkanına huzurunuzda teşekkür ediyorum.
Uzun süredir kamuoyunda beklenen ve mahkemelerde de uzun süre yargılamayı tıkayan bu kanun, nihayet, bugün oylarınızla kabul edilmiş bulunuyor.
Bu yasa, yasama faaliyetleri içerisinde düzenlenmesi en zor yasalardan bir tanesidir. Herkesi memnun etmek de mümkün değildir; neticede, bir ortalama yol bulunmuştur ve bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren herkesin kendi faaliyetlerini bu kanuna göre ayarlaması gerekmektedir.
Çalışmaları sırasında da açıkça ortaya çıktığı gibi, işin bir ucunda, bir köşesinde bankalar vardır. Bankaların bu kanunu iyi okuması lazım, iyi araştırması lazımdır. Bankaların, bundan sonra, her önüne gelene çek karnesi vermesi mümkün değildir; verdiği takdirde de, bunun hem hukukî sorumluluğu vardır hem de cezaî sorumluluğu vardır. Bankalar, kayıtlarını yeni baştan gözden geçirecek, çek verecekleri insanların ekonomik durumlarını, sosyal durumlarını iyi araştıracak, Merkez Bankasının kendisine verdiği, gönderdiği bilgileri iyi değerlendirip, dokuz defa düşünüp ondan sonra çek karnesi verecektir.
İkincisi, çeki verecek kişi bakımından da bu önemlidir. Evet, bu düzenlemeyi yaparken, geçtiğimiz dönemde yaşanan ekonomik krizlerin bir ölçüde haklılık payı olduğunu düşünerek, bazı kolaylaştırıcı hükümler getirilmiştir; ancak, bilinmesi lazım gelir ki, dışarıdaki kanaat hilafına, hapis cezası kalkmamıştır; bundan sonra, birilerine çek verecek olanların da dokuz defa düşünüp ondan sonra çek vermesi gerekecektir. "Ekonomik kriz vardı", "unutmuştum", "atlamıştım", "muhasebecim unutmuştu" tarzındaki bir kısım beyanların bu kanun açısından çok fazlaca değeri olmayacaktır.
Çeki alan kişi bakımından da yine bu kanunun iyi okunması lazım gelir; çünkü, bu kanun vesilesiyle bazı kolaylıklar getirildiği gibi, bazı riskler de şüphesiz vardır. Çeki alacak olan kişi, tüccar, müdebbir tüccar gibi hareket etmeli; dolayısıyla, çek karşılığı mal vereceği kişinin ekonomik durumunu o da iyice araştırmalı; ondan, sonra malını vermelidir.
İnanıyorum ki, bir defa daha böyle bir kanunu düzenleme mecburiyeti hâsıl olmaz. Piyasada bir tıkanıklık var ise -ki, vardı, birbuçuk seneyi aşkın bir zamandan beri 100 000'den fazla dava mahkemelerde bekliyordu- Anayasa düzenlemesine paralel olarak, Anayasa Mahkemesinin verdiği karara paralel olarak, şimdi, bütün bu belirsizlikler ortadan kalkmıştır. İnanıyorum ki, bunun sonucunda, ticarî hayatımız daha yerli yerine oturmuş olacak; çeke olan güven de getirilen müeyyidelerle, düzenlemelerle daha ileri bir noktaya gelmiş olacaktır.
Bu vesileyle, katkılarınızdan dolayı, tekrar hepinize teşekkür ediyor; bu kanunun ticarî hayatımız bakımından hayırlar getirmesini temenni ediyorum.
Saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
14 konuşma daha · 26 Şubat 2003