Eğitimci hasan ali yücel'in ölümünün 42.yıldönümü nedeniyle.
Denizli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 37. Birleşim · 1. yasama yılı · 26 Şubat 2003 · 637 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Gazalcı (CHP), 26 Şubat 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EĞİTİMCİ HASAN ALİ YÜCEL'İN ÖLÜMÜNÜN 42.YILDÖNÜMÜ NEDENİYLE.); konuşma 637 kelime.
Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “Eğitimci hasan ali yücel'in ölümünün 42.yıldönümü nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim tutanağı, 26 Şubat 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2003-02-26-egitimci-hasan-ali-yucel-in-olumunun-42-yildonumu-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MUSTAFA GAZALCI (Denizli)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yazar, düşünür, devlet adamı, aydınlanmacı, iyi vatandaş, iyi insan Hasan Âli Yücel'in ölümünün 42 nci yılında onu saygıyla anmak için söz aldım.
Hasan Âli Yücel, öğretmenlik, müfettişlik, Gazi Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü, Ortaöğretim Genel Müdürlüğü, onbeş yıl milletvekilliği, yedi yıl yedi ay yedi gün Millî Eğitim Bakanlığı, Ulus ve Cumhuriyet Gazetelerinde yazarlık, radyolarda konuşma ve 56'ya varan değerli yapıtlarıyla sayısız hizmetlerde bulunmuştur.
UNESCO, doğumunun 100 üncü yılında (1997'de) bütün dünyada Hasan Âli Yücel'i anma kararı almış, bu karar gereğince ülkemizde ve dünyada çeşitli etkinlikler düzenlenmiştir.
Hasan Âli Yücel'in özellikle Millî Eğitim Bakanlığı döneminde, öğretmen, öğrenci ve her alanda eğitim hizmetleri birkaç misli artmış, okuma yazma oranı yüzde 23'ten yüzde 40'a çıkmıştır.
Ünlü yazarlar, çevirmenler ve ustaları toplayarak "Tercüme Bürosu'nu" kurmuş, Doğu'nun ve Batı'nın 500 başyapıtını -klasiğini- Türkçeye kazandırmıştır. Bu yapıtlar sayesinde, insanlar kendilerini yetiştirmiştir.
İlk Millî Eğitim Şûrası, ilk Neşriyat Kongresi, Coğrafya Kongresi, Beden Eğitimi ve Spor Şûrası onun zamanında toplanmıştır.
İnönü, İslam ve Sanat Ansiklopedileri, çeşitli dergiler, Yazım Kılavuzu ve birçok alanda sözlük yayımlanmış, birçok sergi açılmıştır.
Dilbilgisi çalışmaları yapmış, Anayasanın ve bilim dilinin Türkçeleşmesini sağlayarak, Türk Dilinin gelişmesini sağlamıştır.
Büyük eğitimci İsmail Hakkı Tonguç'la birlikte, ülkenin 21 yerinde, dünyaya örnek köy enstitülerini kurmuştur. O köy enstitülerinden çıkanlar, bozkırı yeşertmişler, ülkenin eğitimine, siyasetine katkı sunmuşlardır.
Onun döneminde müzik ve sahne sanatlarında, Devlet Tiyatrolarında, Devlet Operasında, Devlet Bale Okulunda ve folklor derlemelerinde büyük gelişmeler olmuştur.
Üniversitelerle birlikte hazırladığı Üniversite Yasasıyla üniversitenin özerkliğinin temelini atmış ve niteliğini yükseltmiştir.
Bütün bu işler yapılırken, laik ve çağdaş eğitimden, öğretim birliğinden ödün vermemiştir.
Kısaca, onun bakanlık döneminde, kültür, eğitim ve sanat açısından Türkiye Cumhuriyetinin en parlak dönemlerinden biri yaşanmıştır. Ülkemiz, çağdaş ülkeler arasında onurla temsil edilmiştir. Bunun en güzel örneği, 4 Kasım 1945'te, Londra'da yapılan Birleşmiş Milletler Eğitim, Kültür ve Bilim Konferansında, Türkiye adına, Hasan Âli Yücel'in yaptığı konuşmadır. O konuşmasında, Yücel "Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu günden beri, kendi güvenlik ve rahatını, başka ulusların güvenlik ve rahatında aramıştır.
Ulusları, savaşa olduğu kadar, barışa da hazırlamakta eğitimin en büyük rolü oynadığını, son yılların olayları ortaya koymuştur. İnsanların bilgiye ulaştırılması yeterli değildir, onlara barışçı ilkeleri de aşılamak gerekir.
Şimdiye kadar çok kez küçümsenmiş olan insaniyetçi ve barışçı düşünceler, son savaş deneyiminden sonra, insanlığın gözünde, layık oldukları değeri kazanmaya başlamıştır. Bu düşüncelere ihanet, insanlığa, yalnız ölüm ve yıkım getirecektir.
Barış idealine ulaşmanın en güvenilir yolu, bizce, ulusların eğitimini, bireyin haklarını tanıyan demokrasi ilkeleri üzerine kurmaktır. Böyle bir eğitimin ortak ilkelerini bulmak ve her memleket, kültür siyasetini, ulusal özelliklerine dokunmaksızın bu ilkelere uydurmak zorundadır" demektedir.
Savaş rüzgârlarının estirildiği günümüzde, Hasan Âli Yücel'in bu barışçı konuşmasından, hükümetin, Birleşmiş Milletler yetkililerinin, özellikle ABD'nin alacağı dersler vardır. Ellisekiz yıl önce, Londra'da toplanan bu konferansta şu temel ilke kabul edilmişti: "Savaş, insanların düşüncelerinde ve beyinlerinde başlar; o halde, barışı yaşatma da, önce, insanların bilinçlerinde yükselir."
Bu temel ilke yerine getirilemediği için, barış eğitimi ve kültürü dünyada yeterince yerleştirilemediği için, dünyada yeni savaşlar olmuştur. Ortadoğu petrolünü ele geçirmeye yönelik ABD saldırısı bugün de gündemdedir. Halkımızın barışçı isteklerine kulak tıkayan yöneticiler, hükümet, ülkemizi savaşa sürükleyecek adımları bir bir atmaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hasan Âli Yücel, barışçı düşüncelerinden ve ulusa yaptığı onca hizmet hiçe sayılarak, Bakanlıktan ayrıldıktan sonra asılsız suçlamalara uğramış ve mahkemelere verilmiştir, yalnız bırakılmıştır.
Dünyada ve Türkiye'de estirilen ırkçı ve olumsuz gelişmelerin etkisiyle haklıyken haksız duruma düşürülmek istenmiştir.
Ama, o, hümanist çizgisinden hiç ayrılmamış ve "Hürriyet, gene Hürriyet" diyerek "Dava"sını savunmuştur. Haklılığı onca acılardan sonra mahkeme kararıyla da saptanmıştır.
Türkiye öğretmenleri ve aydınlanmacıları onu her zaman sevgiyle, saygıyla anmıştır. Biz de eğitimimize ve kültürümüze yaptığı sayısız hizmetlerden dolayı, oğlu, ünlü ozan Can Yücel'in deyişiyle "Çağın en güzel gözlü maarif müfettişini" o dev insanı, ölümünün 42 nci yılında saygıyla anıyoruz.
Yüce Meclisin Irak savaşına karşı ülke ve dünya barışını yaratmada yıllar önce Hasan Âli Yücel'in savunduğu gibi davranmasını ve Birleşmiş Milletler kararı çıkmadan, çocuklarını düşünerek "savaşa hayır" demesini diliyoruz.
Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
14 konuşma daha · 26 Şubat 2003