Giresun ilinde meydana gelen don zararıyla ilgili
Ankara Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 73. Birleşim · 2. yasama yılı · 14 Nisan 2004 · 654 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cemil Çiçek (AK Parti), 14 Nisan 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GİRESUN İLİNDE MEYDANA GELEN DON ZARARIYLA İLGİLİ); konuşma 654 kelime.
Cemil Çiçek (AK Parti, Ankara). “Giresun ilinde meydana gelen don zararıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 14 Nisan 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemil-cicek-22-2004-04-14-giresun-ilinde-meydana-gelen-don-zarariyla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemiz, başta kuraklık, sel, dolu ve don zararları gibi doğal afetlere daima açık olan bir coğrafyada yer almaktadır. Zaman zaman vuku bulan bu afetler hepimizi üzüntüye sevk etmektedir. Bu afetler sebebiyle zarar gören halkımıza devlet tarafından gerekli yardımlar yeteri kadar sağlanamadığı takdirde de, özellikle çiftçilerimiz, önemli ekonomik kayıplarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu afete maruz kalan çiftçilerimizin gelirlerinin genellikle yılda bir tek ürüne bağlı olması, bu kayıpların telafi edilmesinin ne ölçüde önem taşıdığını da ortaya koymaktadır.
Bu yıl, birçok ilimizde tarımsal üretim, don, sel ve fırtına gibi olumsuz iklim koşullarından etkilenmiştir; bu illerimizin başında da Giresun gelmektedir. Giresun İlimizde 4 Nisan 2004 tarihinde meydana gelen alışılmışın dışında yoğun kar yağışı, rüzgâr ve soğuk hava nedeniyle gece sıcaklığı sıfırın altına inmiş ve don olayı meydana gelmiştir. Hava sıcaklığı 5 Nisan 2004 sabahı itibariyle -2 dereceye kadar da düşmüştür ve bundan, hem fındık bahçeleri ve hem de kivi bahçeleri zarar görmüştür. Giresun İlimizde monokültür tarım yapılmakta olup, hâkim ürün fındıktır. 2003 yılı rakamlarına göre Giresun İlinde fındık üretim miktarı 78 000 ton olup, Türkiye üretiminin yüzde 17'sini teşkil etmektedir. Yaklaşık 65 000 çiftçi ailesi 97 000 hektar alanda fındık üretimi yapmaktadır. Bu sahalar, 0-250 metre rakıma kadar sahil kol, 250-500 metre rakım arası orta kol, 500 metre ve üzeri alanlar ise yüksek kol olarak tanımlanmaktadır.
Don olayının görüldüğü 4 Nisan 2004 gecesi akabinde konu İl Tarım Müdürlüğünce bütün ilçe müdürlüklerine duyurulmuş ve fındık tarımı yapılan merkez ve 12 ilçe müdürlüğünce öntespit çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmalar neticesinde, sahil kolda ortalama yüzde 10, orta kolda yüzde 50, yüksek kolda da yüzde 70 civarında don zararı olduğu tespit edilmiştir. Özellikle orta ve yüksek koldaki zarar gören alanlarda, don zararı sadece yaprak ve karanfille sınırlı olmayıp, genç sürgünlerin tamamen yaralanıp yanmasına neden olmuştur.Bu durumun, sadece bu yılın değil, gelecek yılın ürün verimini de olumsuz etkileyeceği düşünülmektedir.
Olumsuz iklim koşulları nedeniyle zarar gören karanfillerin haricinde, bitki üzerinde bulunan ve şu an itibariyle sağlam görünen karanfillerde de döllenmedeki olumsuzluklar haziran ayında ortaya çıkacak ve meyve dökümleriyle zarar daha da netleşecektir.
Don zararına maruz kalan il ve ilçelerde öninceleme çalışmaları tamamlanmış ve hasar tespit komisyonları oluşturulmuştur. Bu çalışmalar tamamlandıkça, yöredeki don zararının oranları tam olarak belirlenecek, çiftçilerimize de gerekli yardımların sağlanmasına çalışılacaktır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün itibariyle, doğal afete maruz kalan üreticilerimize yardım edilmesi amacıyla yürürlükte bulunan yasal düzenlemeler maalesef yeterli değildir, hatta bu konuda boşluk olduğu bile söylenebilir. Bütçe imkânlarının da yeterli olmadığı dikkate alındığında, bu alanda yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu da aşikârdır.
2002 yılı başına kadar ülkemizde doğal afete maruz kalan üreticilere yardım yapılmasını sağlayan 2 tane yasa vardı. Bunlardan birincisi, taa 1948'in 14 Temmuzunda yürürlüğe giren 5254 sayılı Muhtaç Çiftçilere Ödünç Tohumluk Verilmesi Hakkında Kanundur. Bu kanun çerçevesinde, kuraklık, don, sel, haşere, yangın ve benzeri afetlerden mahsulü zarara uğrayıp tohumluğu kalmamış ve kredi kuruluşlarından tohum kredisi alamayacak halde bulunan üreticilere yapılan yardımlar vardı. İkincisi ise, 3 Mart 2001 tarihinde yürürlüğe giren 4629 sayılı Bazı Fonların Tasfiyesi Hakkında Kanundur.1 Ocak 2002 tarihinden itibaren, bu yasa da yürürlükten kaldırıldı. Doğal afete maruz kalan üreticilere yardım sağlayan bir diğer kanun ise, 20 Haziran 1977 tarihinde yürürlüğe giren Tabiî Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanundur. 2090 sayılı Kanun kapsamında, tarımsal ürünleri, canlı-cansız üretim araçları ve tesisleri, değer itibariyle en az yüzde 40 oranında zarar gören ve tarımsal üretim imkânı kalmayan çiftçilere yardım yapılması öngörülmektedir. 2090 sayılı Kanun tamamen yürürlükte olmasına rağmen, kanunun fonla ilgili maddeleri yürürlükten kaldırıldığı için, 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren, doğal afete maruz kalan üreticilere, aynî veya nakdî olarak, ihtiyaç duyulan düzeyde yardım yapılamamıştır.
Görüldüğü gibi, bugün itibariyle, doğal afete maruz kalan üreticilerimize, mevcut yasalar ve düzenlemeler ve kaynaklarla, arzu edilen seviyede yardım yapılamadığı ortadadır. Bu nedenlerle, yeni bir düzenlemeye ihtiyaç vardır. Tarım Bakanlığı, bu konuyla ilgili olarak çok yönlü çalışmalarını sürdürmektedir.
Bu tedbirlerin başında, bir taraftan tarım sigortaları hakkında kanunun desteklenmesi, çıkarılması ve ülkede bu boşluğun doldurulması gelmektedir. Her afet -inşallah olmaz ama- vuku bulduğunda, her defasında...
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
16 konuşma daha · 14 Nisan 2004