Aile mahkemelerinin kuruluş ve görevleri hk.(s.s.395)
Aydın Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 73. Birleşim · 2. yasama yılı · 14 Nisan 2004 · 545 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Semiha Öyüş (AK Parti), 14 Nisan 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ VE GÖREVLERİ HK.(S.S.395)); konuşma 545 kelime.
Semiha Öyüş (AK Parti, Aydın). “Aile mahkemelerinin kuruluş ve görevleri hk.(s.s.395)”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 14 Nisan 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/semiha-oyus-22-2004-04-14-aile-mahkemelerinin-kurulus-ve-gorevleri-hk-s-s-395 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA SEMİHA ÖYÜŞ (Aydın)Sayın Başkan, değerli üyeler; Grubum adına söz aldım, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Anayasamızın "Ailenin korunması" kenar başlıklı 41 inci maddesinde, ailenin Türk toplumunun temeli olduğu ve devletin, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması için gerekli tedbirleri alacağı ve gereken teşkilatı kuracağı belirtilmektedir.
Toplumun temelini oluşturan ailenin korunması için gerekli önlemlerin alınması ihtiyacı her geçen gün artmaktadır. Hiç şüphesiz, bir toplumda sosyal barış ve adaletin sağlanmasında, demokratik haklara saygılı, sağlıklı, topluma yararlı bireylerin yetiştirilmesinde ailenin önemi inkâr edilemez bir gerçektir. Ailenin korunması görevi ise devlete aittir.
Günümüzde, birçok sahada olduğu gibi sosyal yapıdaki baş döndürücü gelişmeler ve karmaşıklık, eşlerin ve çocukların da sorunlarının artmasına ve olumsuzluklar yaşamalarına neden olabilmektedir. Bu sorunların çözümünde yargı alanına giren konular bakımından da birtakım yenilikler getirilmesi zorunluluğu bulunmaktaydı. Birçok ülkenin içhukukunda aile mahkemelerine ilişkin düzenlemelerin yer almasına karşın, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun yürürlüğe girmesine kadar, ülkemizde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre, aileye ilişkin dava ve işler genel mahkemelerde görülmekteydi. Bu mahkemeler, aileye ilişkin davaların yanı sıra, diğer hukuk davalarına da bakmak durumunda olup, ayrıca, aileyle ilgili uyuşmazlıkların çözümünde ihtiyaç duyulan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı gibi elemanları bünyesinde bulunduramamaktaydı. Bu durum, mevcut mahkemelerin aile hukukundan doğan dava ve işlerin çözümlenmesinde kendilerinden beklenen işlevi yeterince yerine getirmesine engel olmaktaydı.
4721 sayılı Türk Medenî Kanununun, özellikle aile hukukuna ilişkin hükümlerinden beklenen amacın gerçekleşmesi bakımından da aile mahkemelerinin kurulması bir ihtiyaç haline gelmişti. Bu nedenle, Ocak 2003'te, aile mahkemelerini kuran 4787 sayılı Yasa Meclisimizde kabul edilip yasalaştı.
Bünyesinde psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı bulunan aile mahkemeleri, aile hukukundan doğan dava ve işleri taraflar arasındaki karşılıklı saygı, sevgi ve hoşgörünün korunması ilkesini gözeterek, gerektiğinde uzmanlardan da yararlanarak, eşlerin ve çocukların karşı karşıya oldukları sorunların sulh yoluyla çözümünü sağlamakla görevlidir. Yargılama görevinin yanında, toplumun temel taşı olan ailenin korunmasına yönelik koruyucu, eğitici ve sosyal önlemler alma gibi önemli işlevleri de yerine getiren aile mahkemelerinin, kısa zamanda, iş yükünün çok fazla olduğu görülmüştür.
4787 sayılı Yasanın 3 üncü maddesinde, aile mahkemelerinde görev yapacak olan hâkimler için, 30 yaşın doldurulması ve evli olunması koşulu zorunlu olarak aranmaktaydı. Bu halde, birkısım bölgelerde görev yapacak hâkim tayininde sıkıntı yaşanabileceği ortadadır. Yine, aile mahkemelerinde görev yapacak hâkimlerde evlilik koşulunun zorunlu olarak aranması durumunda, bu mahkemelerde görev yaparken boşanmış bulunan ve konusunda uzmanlaşmış olan hâkimlerin bu mahkemelerde görev yapamamaları gibi bir sonuç ortaya çıkacaktır. Bu nedenlerle, maddede yer alan "evli ve çocuk sahibi olma" ile "30 yaşını doldurmuş bulunma" şartlarını da, aile hukuku alanında lisansüstü eğitim yapmış olma gibi tercih nedeni saymak gereklidir.
4787 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine göre, 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun İkinci Kitabında yer alan dava ve işlerin aile mahkemesinin görev alanı içinde kaldığı belirtilmektedir. "Vesayet" başlıklı bu Üçüncü Kısımda, kayyımlık, yasal danışmanlık, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması, değerli şeylerin saklanması, paraların yatırılması, ticarî ve sınaî işletmelerin işletilmesi veya tasfiyesi ve taşınmazların satılması gibi doğrudan aile hukukunu ilgilendirmeyen konular yer almakta olup, bu konular niteliği itibariyle ayrı bir uzmanlık alanı gerektirmekte ve aile hukukundan çok genel hukuku ilgilendirmektedir. Bu itibarla, aile mahkemelerinin kuruluş amacına uygun olarak görev alanının yeniden belirlenerek, vesayet konusuna istisna getirilmesi gerekmiştir.
Bu amaçla, Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunda değişiklik öneren bu yasa tasarısını olumlu bulduğumuz yönündeki görüşlerimizi sunarak, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
16 konuşma daha · 14 Nisan 2004