Noterlik kanunun bir maddesinin değiştirmesi hk.(s.s.394)
Çorum Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 73. Birleşim · 2. yasama yılı · 14 Nisan 2004 · 768 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Muzaffer Külcü (AK Parti), 14 Nisan 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: NOTERLİK KANUNUN BİR MADDESİNİN DEĞİŞTİRMESİ HK.(S.S.394)); konuşma 768 kelime.
Muzaffer Külcü (AK Parti, Çorum). “Noterlik kanunun bir maddesinin değiştirmesi hk.(s.s.394)”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 14 Nisan 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muzaffer-kulcu-22-2004-04-14-noterlik-kanunun-bir-maddesinin-degistirmesi-hk-s-s-394 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA MUZAFFER KÜLCÜ (Çorum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Noterlik Kanununun 6 ncı maddesine bir fıkra eklenmesiyle ilgili tasarı üzerinde, AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, hepimizin bildiği gibi, noterler, hukukî işlemlerde güvenliği sağlamak -bu işlemler, ya noterin direkt düzenleme yapması ya da hazır bir belgeyi onaylaması yoluyla olabilir- kişiler arasındaki muhtemel anlaşmazlıkları çözmek, bunların önüne daha önceden geçebilmek için aradaki ilişkileri belgelendirmek ve kanunlarla verilen bu gibi benzer işlemleri yapmakla görevlidirler ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 5 inci maddesine göre, noterlik stajını tamamlamak ve staj sonrasında verilen belgeyi almak suretiyle de, herkes, noterlik yapma hakkına sahip olabilmektedir.
5 inci maddeden sonra gelen 6 ncı maddede de, noter olacak kişilerin hangi hallerde bu stajı yapmadan muaf tutulacağı ayrıntılı olarak düzenlenmiştir; yani, bu düzenlemeye ilişkin bir idarî hâkim, Anayasanın eşitlik ilkesine dayanarak Yüksek Mahkememize bir dava açmış ve biz de, bu açılan davanın neticesi olarak, karşımıza çıkan durumu düzeltmek amacıyla, bugün, bir tasarıyla Meclisin huzuruna gelmiş bulunmaktayız.
Anayasa Mahkemesinin 11 Kasım 2002 tarihli ve 2001/252 esas ve 2002/102 sayılı kararıyla, Noterlik Kanununun bahsedilen 6 ncı maddesi üzerinde bir iptal işlemi gerçekleştirilmiştir. Bu iptalde gerekçe olarak da, aynı fakültelerden mezun olan, aynı eğitimi alan, özlük hakları, atanmaları ve terfileri itibariyle de aynı esaslara tabi kılınmış olan hâkimlerin, noterlikle ilgili bir talepleri olduğu zaman farklı bir prosedüre tabi tutulması, Anayasa Mahkememizce Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı görülmüştür.
Talep ve gerekçe doğrudur; çünkü, kanunlar önünde aynı hukukî konumlara sahip olan birden fazla kimsenin farklı hukukî durumlara tabi kılınması, ifade edildiği gibi, Anayasanın eşitlik ilkesine apaçık aykırılık göstermektedir. Bu aykırılık durumunu tespit ederek, Yüksek Mahkememiz de, talep gibi mevcut durumu iptal etmiştir. İptal sonrasında da uygulamada herhangi bir boşluk meydana gelmemesi için, kararın yayımı tarihinden itibaren bir yıllık süreyi öngörerek, o süre içerisinde gerekli düzenlemenin yapılmasını kararında belirtilmiştir.
Bu tasarı, az önce ifade ettiğim gibi, aynı fakültelerden mezun olmuş ve özlük hakları itibariyle aynı duruma tabi olan farklı kurumlardaki hâkimlerin noterlikle ilgili talebindeki o staj konusunu aşmak amacıyla hazırlanmış olan bir tasarıdır.
Bakınız "herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir" diye Anayasamızın 10 uncu maddesi amir bir hüküm içermektedir. Bu ilkeyle, birbirlerinin aynı durumunda olanlara ayrı kuralların uygulanması ayrıcalıklı kişi ve kurumların yaratılmasına sebep olmaktadır. Yasa önündeki eşitlik, elbette herkesin her yönden aynı kurallara tabi olması gibi bir anlamı içermemektedir. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve değişik uygulamaları gerektirebilir; ancak, aynı hukuksal durumlar aynı, ayrıksı hukuksal durumlar da ayrı kurallara tabi tutulursa zikrettiğimiz Anayasamızın eşitlikle ilgili maddesi de zedelenmemiş olacaktır.
Yine, Anayasamızın 138 inci maddesinde mahkemelerin bağımsızlığı, 139 uncu maddesinde hâkimlik ve savcılık teminatı, 140 ıncı maddesinde ise hâkimlik ve savcılık mesleği düzenlenmiş olup, bu maddelerde, hiçbir şekilde, görev alanları dışında adlî ve idarî hâkim ve savcılar arasında farklı bir durum gözetilmemiştir. Bu nedenle, adlî veya askerî yargı hâkim ve savcıları ile idarî yargı hâkim ve savcıları, yasalar önünde aynı hukukî durumda bulunduklarından, noterlik stajından muaf tutulacaklar arasında hukuk fakültesi mezunu idarî yargı hâkim ve savcılarının sayılmaması, mahkeme kararında da tespit edildiği gibi, Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı bir tutumdur.
Anayasamızın 9 uncu maddesinde, yargı yetkisinin, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağı; 10 uncu maddesinde, devlet organları ve idare makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda oldukları; 140 ıncı maddesindeyse, hâkim ve savcıların adlî ve idarî yargı hâkim ve savcıları olarak görev yapacakları; yine, 2802 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde de, bu kanunun adlî yargı hâkim ve cumhuriyet savcılarıyla, idarî yargı hâkim ve savcıları arasında uygulanacağı hükümleri açık bir şekilde yer almıştır.
Değerli milletvekilleri, gerek Anayasamız gerekse hâkim ve savcılarla ilgili 2802 sayılı Kanun, hâkim ve savcılık mesleğinde çalışanları idarî ve adlî yargı hâkim ve savcıları olarak ayırıma tabi tutmuş; ancak, bu iki yargı yerinde görev yapan hâkim ve savcıların adaylığa alınmaları, mesleğe kabul edilmeleri, meslek içerisindeki terfileri, atama esas ve usulleri ile, maaş ve özlük hakları, emeklilik ve disiplin hükümleri bakımından aralarında hiçbir farklı durum gözetilmemiştir.
Peki, sorun nerede diye baktığımızda, karşımıza çıkan şey şudur ki; Noterlik Kanunu, 1972 senesinde kabul edilmiş ve Resmî Gazetede 5.2.1972 tarihinde yayımlanmış, mayıs ayının 5'inde yürürlüğe girmiştir. Noterlik Kanununun kabul edildiği tarihte idare mahkemeleriyle ilgili düzenleme yapılmış değildi, 80 sonrası Anayasasındaki değişiklikle birlikte Noterlik Kanununun 6 ncı maddesinde paralel bir düzenleme yapılmamıştır ve eksiklik buradan kaynaklanmaktadır. Bugün, Anayasa Mahkememizin kararı doğrultusunda bu değişikliği gerçekleştireceğiz ve inşallah, tasarının yasalaşmasıyla birlikte bu durum da değiştirilmiş olacak ve hukuk fakültesi mezunu idarî yargı hâkimlerimiz de bundan sonra bu mağduriyeti yaşamayacaklardır.
Ben, şimdiden, oy verecek bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum; kanunun hayırlı olmasını diliyor, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
16 konuşma daha · 14 Nisan 2004