Ceza muhakemeleri usuhlü kan.tas.(s.s.698)
Ankara Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 26. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Aralık 2004 · 378 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cemil Çiçek (AK Parti), 3 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA MUHAKEMELERİ USUHLÜ KAN.TAS.(S.S.698)); konuşma 378 kelime.
Cemil Çiçek (AK Parti, Ankara). “Ceza muhakemeleri usuhlü kan.tas.(s.s.698)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 3 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemil-cicek-22-2004-12-03-ceza-muhakemeleri-usuhlu-kan-tas-s-s-698-3 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; bu madde ve bundan sonra da, zaman zaman, bu ifadelere rastlayacağız. Bu vesileyle, bir iki hususu ifade etmek istiyorum.
Şimdi, hep söyleniyor, işte, acele geldi, vesaire geldi, zaman sıkıntısı... Hükümetin değil, Türkiye'nin zaman sıkıntısı var. Ben, tasarının geneli üzerinde konuşurken de söyledim; siz, Avrupa Birliği gibi bir medeniyet projesinin tüm yükümlülüklerini getirip, bir iki yılda yapmak gibi bir mecburiyetle karşı karşıya kalırsanız, geldiğimiz nokta budur.
Bu tasarı Meclise sevk edileli aşağı yukarı iki sene olmuştur. Kimse de "Adalet Komisyonu çalışmadı" diyemez "Adalet Bakanlığı çalışmadı" diyemez "bu Parlamento çalışmadı" diyemez. Geç saatlere kadar çalışıyoruz; hepimizin zamanı 24 saat; bunu yetiştirmeye çalışıyoruz. Daha biraz evvel Avrupa Parlamentosu Başkanının konuşmasını dinledik. 14 Aralığa kadar bu tasarıların çıkması gerekiyor. Bu tarihi koyan biz değiliz, bu tarihi koyan hükümet değil, bu tarihi koyan bu Parlamento değil; ama, bir zaman baskısı altındayız. Bunu arkadaşlarımızın da, bize veya Parlamentoya, Hükümete bir nakısa gibi söylemesi ya da böyle anlaşılması yanlış olur; bir.
İkincisi; biz, bu yasa tasarını hazırlarken -yine başta da ifade ettik- iki şeyi gözetmeye çalışıyoruz; birincisi, evvela hak ve özgürlükleri olabildiğince teminat altına almak. Bu kesin. Burada hiçbir arkadaşımız özgürlüklere karşı bir tavır içerisinde değildir, biz de değiliz; ama, bir taraftan özgürlükleri korurken, öbür taraftan da kamu düzeninin işlemez olduğu, kamu düzeninin bozulduğu, kamu otoritesinin zaafa uğradığı bir yerde özgürlüklerin kullanılamayacağını da biltecrübe yaşamış bir ülkenin insanları olarak, siyasetçileri olarak, acaba Batı düzeninde -şimdi bunların hepsi Avrupa Birliği bağlamında yapılıyor- bu düzenleme var mı?.. Onun için de ben dedim ki, zaman zaman karşılaşacağımız bazı kavramlar, acaba ilk defa bizim Ceza Usul Yasamızda mı var, Batı'da yok mu, Batı'da uygulaması yok mu ve onun cevabını da şöyle söyledim: İlk defa, bizim tarafımızdan bu yasa metnine dahil edilmiş hiçbir kavram yok, hiçbir kural yok. Mesela, Alman Ceza Usul Yasası; hep Alman Ceza Usul Yasasına atıf yapıyoruz. Sebebi; uygulanmakta olan 1412 sayılı Yasanın mehazı Alman Ceza Usul Yasasıdır. Hemen önümde var, 100 üncü maddesinde "gecikmesinde sakınca bulunan hallerde" deniliyor. Demek ki "gecikmesinde sakınca bulunan hal" Avrupa hukukunda da var olan bir kavram. Dolayısıyla...
TUNCAY ERCENK (Antalya)Orada varsa, bakın, oranın demokrasi anlayışı farklı, felsefesi farklı!
ORHAN ERASLAN (Niğde)Tanımlayalım efendim.
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara)Müsaade ederseniz, bir dakika, bir şey söyleyeceğim.
Sayın Başkan...
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
29 konuşma daha · 3 Aralık 2004