Ceza muhakemeleri usuhlü kan.tas.(s.s.698)
Ankara Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 27. Birleşim · 3. yasama yılı · 4 Aralık 2004 · 586 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cemil Çiçek (AK Parti), 4 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA MUHAKEMELERİ USUHLÜ KAN.TAS.(S.S.698)); konuşma 586 kelime.
Cemil Çiçek (AK Parti, Ankara). “Ceza muhakemeleri usuhlü kan.tas.(s.s.698)”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 4 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemil-cicek-22-2004-12-04-ceza-muhakemeleri-usuhlu-kan-tas-s-s-698-3 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara)Sayın Başkan, müsaade ederseniz, buradan birkaç cümle ifade edeceğim.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Sayın Kılıç'ın ifade ettiği hususlara, hiç şüphesiz saygı duyuyoruz.
Benim arz etmek istediğim husus şu: Bu konuşmayı dinleyen sizler ya da kamuoyu, Türkiye'de yeni bir olağanüstü mahkeme dönemi başlıyor gibi bir kanaate varabilir. Bu, kesinlikle doğru değil. Biz, Hükümet olarak da, Parlamento olarak da, olağanüstü mahkemelere karşıyız. İşlenen bir suç varsa, olağan sistem içerisinde bunun cezalandırılmasını, yargılamasının yapılmasını esas alıyoruz. Bunun içindir ki, elbirliğiyle, devlet güvenlik mahkemelerini kaldırdık.
Olağanüstü mahkemelere karşıyız; fakat, ihtisaslaşma diye de bir olay var. Hepimiz biliyoruz ki, bütün dünyada, her bilim dalında, giderek, ihtisaslaşma, daha özel konularda bilgisini, kabiliyetini, becerisini geliştirme gibi bir temayül esas itibariyle var. Ben, hukuk fakültesinde okurken, fikrî ve sınaî haklar diye bir ders okumadık; ama, bugün, dünyada da, ülkemizde de en önemli hukukî ihtilafların başında fikrî ve sınaî haklar geliyor. Şimdi, fikrî ve sınaî haklar dersini okumamış bir yargıcın böyle bir mahkemede yargılama yapması hak kayıplarına sebebiyet veriyor. Onun için, ayrı bir fikrî ve sınaî haklar mahkemesi kuruyoruz, geneli içerisinde ihtisas sahibi olabilmesi bakımından. Bütün dünyadaki örnekler... Üstelik bunun kaynaklarını, eğitimini, finansmanını da Avrupa Birliği sağlıyor.
Yine, aile mahkemeleri kurduk. Daha evvel yoktu, biz avukatlık yaptığımız dönemde, aile mahkemeleri diye bir mahkeme yoktu; ama, değişen şartlar, gelişen şartlar, asliye hukuk mahkemelerince görülen bu davaların, daha mütehassıs, bu konuda ihtisas sahibi hâkimlerimiz ve onlara danışmanlık hizmeti verecek birkısım unsurlarla birlikte bir karar verilmesini mümkün kıldı. Yine, sizler ve bizden evvel de yapıldığı gibi, nüfusu 100 000'i aşan yerlerde aile mahkemeleri kurduk; olağanüstü mahkeme değil, bir ihtisas mahkemesi.
Bakınız, çağımız, internet çağı. Artık, oturduğu yerden, insanlar, her türlü işini bilgisayarlarla yapıyor; ama, hiçbirimiz, hukuk fakültesinde okurken "iletişim suçları" diye suç okumadık. Şimdi, böyle bir dersi okumamış, bu konuda ihtisası olmayan insanlar, bir yargılama söz konusu olduğunda, ister istemez, hak kayıplarına sebebiyet verecek, hukukî hatalar yapacak. Önümüzdeki dönemde, mecburen, iletişim mahkemelerini, bilişim suçlarıyla ilgili bir mahkemeyi kurmak gerekecektir, olağan sistem içerisinde. Bu, bizim yaptığımız bir şey değil, bütün Avrupa'da olan bir husustur. Kaldı ki, örgütlü suçlar, sınır aşan suçlardır. Bu konuda da, hiç şüphesiz, mahkemelerimizin ihtisas sahibi olması gerekiyor, gerekmektedir. Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu durum, bu neviden düzenlemeleri getiriyor. Bu düzenlemeleri yaptık; bugün burada tartıştığımız konuları, uyum paketleri içerisinde teker teker gündeme getirdik, Anayasaya aykırılıklar varsa onları ortadan kaldırdık, gözaltı sürelerini düzelttik. Nitekim, bu düzenlemelerdir ki, ilerleme raporunda, Türkiye'nin yaptığı önemli adımlar olarak zikrediliyor. Onun için, gelen hususlarda, emin olasınız diye ifade ediyorum, hukuka aykırı, hukukun temel kurallarına aykırı, olağanüstü bir dönemi veya olağanüstü mahkeme imajını verebilecek herhangi bir düzenleme yoktur; bunu, bilgilerinize sunuyorum.
Kaldı ki, bir başka şey daha var: Bakınız, özellikle bu örgütlü suçlar bakımından -geçtiğimiz günlerde gazetelerde de çıktı- jüri sistemini kabul etmiş olan ülkeler bile, bu neviden suçlarla mücadele bakımından, genel hukuk sistemi içerisinde ve mahkeme düzeni içerisinde farklı usullerle, jüri yerine, bizim sisteme benzer sistemlerle ilgili bir yargılama yapmak ve bu suçlarla mücadele edebilmek noktasında ciddî bir çabanın, ciddî bir gayretin içerisindedirler.
Onun için, vatandaşlarımızın şundan emin olması lazım; lütfen, sizler de emin olasınız ki, olağanüstü mahkemeler dönemini, bu Parlamento, bu dönem kapatmıştır. Yapılan düzenleme, geneli içerisinde ihtisaslaşmaya doğru giden bir düzenlemedir; doğru olanı da budur. Tıpta ihtisaslaşma var. Genel cerrah diyoruz; şimdi, onun kaç çeşit alt branşları çıktı. Hukukta da yapılmak istenen budur. Kaldı ki, bu, avukatlıkta da vardır. Ben ceza avukatıyım diyor, ben deniz ticaret hukukuyla ilgileniyorum; ben ticaret davalarına bakıyorum diyor. Avukatlarda bile ihtisaslaşma var. Hâkimler için de, bu, tabiî bir sonuçtur. Adil yargılama açısından da buna ihtiyaç var.
Bilgilerinize saygıyla arz ediyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
26 konuşma daha · 4 Aralık 2004