Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında (s.sayı:298)
Trabzon Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 26. Birleşim · 2. yasama yılı · 10 Aralık 2003 · 899 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cevdet Erdöl (AK Parti), 10 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA (S.SAYI:298)); konuşma 899 kelime.
Cevdet Erdöl (AK Parti, Trabzon). “Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında (s.sayı:298)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cevdet-erdol-22-2003-12-10-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-kurumu-kurulmasi-hakkinda-s-sayi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CEVDET ERDÖL (Trabzon)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Kanunun geneli hakkında, şahsım adına görüşlerimi arz edeceğim.
Öncelikle, benden önce yapılan konuşmaları dinlediğim zaman çok faydalandığımı ifade etmek isterim. Yalnız, ben, olaya, bir senaryo ve sinema gözüyle değil de, bilim adamı gözüyle bakmayı daha uygun buluyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Şunu söylemek istiyorum; öncelikle, TÜBİTAK'ın yapısını bir inceleyelim: TÜBİTAK'ın 12 üyesi var. Bunlardan 4'ü özel veya kamu kesiminde sivrilmiş kişilerden olabilir; ama, diğer 8'i, muhakkak bilim adamı vasfıyla ön plana çıkmış kişiler arasından olmalıdır; bu 8 bilim adamının 4'ünün, TÜBA, yani, Türkiye Bilimler Akademisi üyesi olma zorunluluğu vardır. Türkiye Bilimler Akademisi üyesi olmanın ne kadar zor olduğunu, ben bir önceki konuşmada da sizlere arz etmiştim; ama, belki aklınızda kalmamıştır, yeniden arz edeceğim. Türkiye Bilimler Akademisi üyesi olabilmek için, çok yetenekli, dünya çapında ilim adamı olmanız yetmez; Türkiye Bilimler Akademisinin, yani TÜBA'nın aslî üyelerinden birisinin size yazılı kefil olması lazım "ben bu arkadaşı iyi tanıyorum, bu arkadaş çok iyi ilim adamıdır, ben buna kefilim, bunu üye olarak alalım" demesi lazım. Bu da yeterli değil; 2 üyenin daha "evet, bu, iyi arkadaştır, aramıza gelsin" diyerek yazılı beyanda bulunması lazım, ondan sonra da Türkiye Bilimler Akademisinin genel kurulunda oylanması lazım ve ondan sonra bilim adamı vasfıyla bir bilim kuruluna üye olabileceksiniz. Bunun dünyada herhangi bir örneği varsa, buyurun söyleyin, biz de öğrenelim!
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir)Sizinki de bilimkurgu gibi oldu.
CEVDET ERDÖL (Devamla)Şimdi, demek ki, önemli olan, Türkiye Bilimler Akademisinin yapısı ve TÜBİTAK'ın yapısının bundan muhakkak surette etkilenmiş olması; yani, 12 üyenin 4'ünü bu üyelerden almak zorunda.
Haa, niye böyle oldu, niye buraya gelindi; daha önce izah edildi zaten. Mevcut Başkanvekili, şu anda hukuken başkanvekilliği yapmak yetkisinde değildir. Burada çok değerli hukukçularımız konuştular, hukuktan bahsettiler de, mevcut Başkanvekilinin, hukuka göre, bizim mevcut kanuna göre, başkanvekilliği yapamayacağını söylemediler. Mevcut kanundan okuyorum, mesela madde 4'te "Başkanın olmadığı zaman, görevlendireceği bir Bilim Kurulu üyesi Başkanlığa vekâlet eder" deniliyor. Açık "edebilir" denilmiyor "eder" deniliyor. Peki, bu mevcut Başkanvekili Bilim Kurulu üyesi mi; değil. Nasıl vekâlet ediyor?.. Kadrolaşma deniliyor; işte, oradan başlıyor... Öyleyse, bu bir kadrolaşma.
Artı, ben size bir şey daha söyleyeyim: Bu yetkili olmayan Başkanvekili, izne giderken yerine bir başkanvekili daha bırakıyor, o da Bilim Kurulu üyesi değil; 14.8.2003.
Size, 31.10.2003 tarihli yazıdan yine kadrolaşmayla ilgili başka bir şey daha söyleyeyim: "115 sayılı toplantıda, filanca kişinin Temel Bilimler Araştırma Grubu Yürütme Komitesi Sekreteri, filanca kişinin Teknoloji İzleme ve Değerlendirme Başkanı olarak atanması..."
Bakınız, kadrolaşılıyor. Niye itiraz etmiyorsunuz?!
Başka kadrolaşma istiyor musunuz; okuyayım: "Filanca kişinin, İkili ve Çoklu İlişkiler Müdürlüğü kurularak..."
Bakınız, müdürlük kuruluyor, yetkisi olmayan bir başkanvekili müdürlük kuruyor ve bu müdürlüğe müdür atıyor. Neredesiniz?! Hukuka saygılı olanların, lütfen, bunları değerlendirmesini bekliyorum ve cevabını da sizlerden bekliyorum. Bir bilim adamı vasfıyla konuşuyorum; tekrar ediyorum, siyasetçi mantığıyla olaya bakmıyorum.
Bakınız, malî konularını daha önce söylemiştim. 160 trilyonluk bir bütçenin yüzde 34'ü ancak yatırımlara ayrılıyor -onun da ne olduğu belli değil, araştırılması gerekir- yüzde 38'i personel gideri, yüzde 15'i özel gider, yüzde 15'i diğer cari giderler.
ZEKERİYA AKINCI (Ankara)Yıllardır Sayıştay incelemiyor mu hesapları?
CEVDET ERDÖL (Devamla)Efendim, bilmediğiniz bir konu var; Sayıştayın denetimine tabi değildir; onun davasını veriyoruz; evet. (AK Parti sıralarından alkışlar) Bu Kurum, TÜBİTAK, kanun gereği, ne Meclisin ne de Sayıştayın denetimine tabidir.
ZEKERİYA AKINCI (Ankara)Murakıplar Kurulu incelemiyor mu?
CEVDET ERDÖL (Devamla)Şu andaki mevcut durumda, Sayın Başbakanımız 6 üyeyi atadı farz edelim; zannediliyor ki, gidip AK Partinin il teşkilatından, ilçe teşkilatından üye atayacak; yok arkadaşlar. (CHP sıralarından gürültüler)
HÜSEYİN GÜLER (Mersin)Sakın bunu söylemeyin. Diğer kadrolaşmaları görüyoruz Hocam. Lütfen...
CEVDET ERDÖL (Devamla)Efendim, bakınız, kanunu okuyunuz. Mevcut kanunun 4 üncü maddesine göre, bilim adamlarından atanması gerekiyor.
OYA ARASLI (Ankara)Başkan için hiçbir sınırlama yok.
CEVDET ERDÖL (Devamla)6 üyeden, atanacak olan 2'sinin TÜBA üyesi olması zorunlu zaten.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir)Söylediklerine sen de inanmıyorsun.
CEVDET ERDÖL (Devamla)Kaldı ki, 1963'te yürürlüğe giren bu kanuna, üç kere kanun hükmünde kararnameyle müdahale edilmiştir; 294, 497 ve 498 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerle, aynı mahiyette müdahale edilmiştir; bir benzerini yapıyoruz.
Sayın Abdulkadir Ateş burada yok; ama, olsaydı, ona sorardım; daha önce Bakan sıfatıyla imzaladığı bu kanun hükmünde kararnameleri, hangi gerekçeyle imzaladı? Biz de aynı gerekçeyle yeniden imzalatacağız, yeniden kanun olarak huzurunuza arz ediyoruz.
ŞEVKET ARZ (Trabzon)Onların atamalarını beğenmedik, biz atama yapacağız; aynı şey.
CEVDET ERDÖL (Devamla)Arkadaşlar, bir diğer konu; bakınız, temiz toplum için gayret ediyoruz. Burada, Meclisimizce ve Sayıştayca denetlenemeyen malî konuları... Sayın Bakanım personelindeki kadrolaşmayı sizlere söyledi, ben arz ettim; böyle şaibeleri olan bir kurumu; yani, TÜBİTAK'ı, temiz toplum hareketi içerisine almak istiyorsak, bundan niye gocunuyorsunuz? Bu yapılanlar, tamamen hukuka uygundur, daha önce yapılmış örnekleri vardır; fakat, şunu söylemek istiyorum ki, her şeyin iyiye gitmesinden, her şeyin güzel olmasından -yani, sizleri tenzih ediyorum- rahatsızlık duyan bazıları vardır; çok rahatsız oluyorlar, işler iyiye gittikçe rahatsız oluyorlar.
Diyorlar ki, 3 Kasımdan önce de aynı insanlar vardı, aynı bütçe vardı, daha kıt imkânlarla bu nasıl yapılıyor; üzülüyorlar. Ben diyorum ki, taşlar yerine oturuyor, onun için işler iyiye gidiyor.
Aynı kelimeleri kullanarak değişik şeyleri ifade edebilirsiniz. Bakınız "kocakarı" derseniz, 1 kişi anlaşılır; ama "karı koca" derseniz, 2 kişi anlaşılır. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Bakınız "Başbakan gibi adam" derseniz başka bir şey anlaşılır "adam gibi Başbakan" derseniz Başbakanımız anlaşılır. (AK Parti sıralarından alkışlar) İşte, Türkiye, adam gibi Başbakan tarafından yönetildiği için böyle iyiye gidiyor; buna, siz de şahitsiniz, biz de şahidiz.
Hepinizi, bu duygularla selamlıyor, saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
32 konuşma daha · 10 Aralık 2003