İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 117. BİRLEŞİM · SALI

Kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak ve 3 milletvekilinin bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı, emniyet teşkilatı kanunu ile genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile milli eğitim bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; konya milletvekili mustafa kalaycı ve 3 milletvekilinin; kırşehir milletvekili abdullah çalışkan ve 2 milletvekilinin benzer mahiyetteki kanun teklifleri ile (s.s.: 508)

Durdu Özbolat

Kahramanmaraş Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 117. Birleşim · 4. yasama yılı · 15 Haziran 2010 · 1.087 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Durdu Özbolat (CHP), 15 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ VEYSİ KAYNAK VE 3 MİLLETVEKİLİNİN BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ; GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI, EMNİYET TEŞKİLATI KANUNU İLE GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI İLE MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI; KONYA MİLLETVEKİLİ MUSTAFA KALAYCI VE 3 MİLLETVEKİLİNİN; KIRŞEHİR MİLLETVEKİLİ ABDULLAH ÇALIŞKAN VE 2 MİLLETVEKİLİNİN BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ İLE (S.S.: 508)); konuşma 1.087 kelime.

Durdu Özbolat (CHP, Kahramanmaraş). “Kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak ve 3 milletvekilinin bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı, emniyet teşkilatı kanunu ile genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile milli eğitim bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; konya milletvekili mustafa kalaycı ve 3 milletvekilinin; kırşehir milletvekili abdullah çalışkan ve 2 milletvekilinin benzer mahiyetteki kanun teklifleri ile (s.s.: 508)”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 15 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/durdu-ozbolat-23-2010-06-15-kahramanmaras-milletvekili-veysi-kaynak-ve-3-milletvekilinin-bazi-kanu (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA DURDU ÖZBOLAT (Kahramanmaraş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısıyla ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi en içten duygularımla selamlıyorum.

Görüşmekte olduğumuz tasarı, ağırlıklı olarak emniyet ve millî eğitim teşkilatlarımızı ilgilendiriyor. Tasarı kanunlaşırsa işsiz gençlerimizden bir kısmına istihdam imkânı vereceğiz, 30 bin gencimiz polis olacak. İmkânımız varsa bu sayıyı daha da artıralım. Birçok kurumda olduğu gibi emniyet teşkilatımızdaki eleman sayısı da yetersizdir. Örneğin, Avrupa Birliğine üye ülkelerde kişi başına düşen polis sayısı 250’yken bu sayı ülkemizde 301’dir.

Ülkemizdeki nüfus artış oranı Avrupa ülkelerinin çok üzerindedir. Gerçi, Sayın Başbakana göre bu doğru değildir. Evlenen her çiftten 3 çocuk isteyerek nüfusumuzu kendi istediği seviyeye getirmeyi hedefliyor ama nüfus artış hızı çok çok fazla sayın milletvekilleri. Siz Başbakana inanmayınız.

Polisimizin yetki alanına giren alanlarda nüfus daha da fazla. Bu durum bizlerin önüne öncelikle polis sayımızı artırmak gibi bir zorunluluk getiriyor. Ayrıca, son dönemlerde 43 adet yeni ilçe emniyet müdürlüğü kurulmuş, 84 yeni ilçeyle bazı alanlar jandarma sorumluluk alanından polis sorumluluk bölgesine devredilmiştir. Sayıyı artıralım, hiç beklemeyelim, buna itirazımız yok ancak itirazımız başka konularda: Polis kadrolarını tespit ederken her zaman yaptığınız gibi partizanlık yapmayınız, adaletli davranın, memleketimizin gencini “sizden”, “bizden olmayan” diye ayırmayın. Gençlerin adalet duygusunu zedelerseniz devlete olan güvenlerini de zedelersiniz.

Nicelik önemli sayın milletvekilleri ama nitelik de önemli. Polislerimizin eğitimine önem verelim. Çağın gerektirdiği bilgiyi, beceriyi, anlayışı genç polislerimize kazandıralım, meslekte olanlara da sık sık hizmet içi eğitim programları uygulayalım.

Toplumsal olaylarda zaman zaman polisimizin uyguladığı orantısız güç vatandaşın teşkilata olan güvenini sarsıyor. Bu kareler bir milletvekili olarak bizleri rahatsız ediyor. Bundan birkaç ay önce Tekel işçilerinin ve milletvekillerimizin maruz kaldığı şiddet hepimizin gözleri önünde. En son Barış ve Demokrasi Partisi Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın uğradığı şiddet nedeniyle hastanede yatmasına neden olan bu görüntüler ülkemize yakışmıyor.

Değerli arkadaşlarım, buradan Sayın İçişleri Bakanına bir çağrı yapıyorum: Ülkemizdeki polis sayısını Avrupa ülkelerindeki standartlara ulaştırın, size destek verelim. Eğitimlerini de o standartlara ulaştırın Sayın Bakan, ona da destek verelim. Emniyet mensuplarımızın maaşlarını da diğer ülkelerdeki meslektaşlarının seviyesine yükseltin, ona da destek verelim. Ama teşkilatı siyasileştirmeyin, zira halkımızda bu teşkilatımızın çok fazla siyasileştiği yönünde bir algılama var.

Tasarının Millî Eğitim Bakanlığıyla ilgili kısmında ise Bakanlığa 70 bin öğretmen kadrosu veriliyor. Bu kadronun 25 bininin 2010 yılında kullanılması öngörülüyor. Ancak, bu sayı 2010 Yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu’nun öngördüğü 21 bin adet öğretmen atamasının dışında olacak. Tasarı kanunlaşırsa bu yıl 46 bin öğretmen ataması yapacağız, buna itirazımız yok.

Sayın milletvekilleri, ne kadar çok gencimizi işsizlik batağından kurtarırsak biz o kadar mutlu olacağız. Ben, 25 Ocak tarihinde, Sayın Millî Eğitim Bakanına “Atama bekleyen kaç öğretmen var?” diye bir soru sormuştum. Sayın Bakan bu soruya “312.400” diye cevap verdiler. Bu sayının birkaç hafta sonra mezun olacak öğretmen adaylarının sayısıyla 350 bin-360 bin civarında olması bekleniyor. Öyle zannediyorum ki bu sayı birçok bakanlığın merkez ve taşra teşkilatlarında istihdam edilen personel sayısının çok üzerindedir.

Yine Millî Eğitim Bakanlığının verilerine göre öğretmen açığıysa 133 bindir. Derslik başına düşen öğrenci sayısı ise okul öncesinde 21, ilköğretimde 32, ortaöğretimde 33’tür ancak büyük şehirler ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bu rakamlar daha da fazladır. Mesela bu sayı İstanbul’da ilköğretimde 46, Şanlıurfa’da 53, Van’da 45’tir.

Öğretmen başına düşen öğrenci sayısıyla ilgili bazı karşılaştırmalar yaptığımızda ise sayın milletvekilleri, ilköğretimde Türkiye’de 22, Belçika’da 12,6; Macaristan’da 10,7; Portekiz’de 11,8; Avrupa Birliğine üye ülkelerde öğretmen başına ilköğretimde 16, ortaöğretimde ise 13 öğrenci düşüyor. Ülkemizde 10 milyon 526 bin 695 öğrenci ilköğretimde, 3 milyon 639 bin öğrenci ise ortaöğretimde eğitim görüyor. Bu rakamları baz aldığımızda ülkemizdeki öğretmen açığı ilköğretimde 172.241, ortaöğretimde ise 73.068 olmak üzere toplam 245.309’dur. Konuşmamı rakamlara dayandırarak belki biraz canınızı sıktım ama değerli arkadaşlarım, tablo böyle. Şu anda atama bekleyen 350 bini aşkın öğretmen adayı ve onların sıkıntılı aileleri bizlerden hamaset değil, çözüm bekliyor.

Eğitim sendikalarımızdan birinin bir basın açıklamasından ve Ardahan Milletvekilimiz Sayın Ensar Öğüt’ün gündüz yaptığı açıklamalardan aldığım bir bilgiyi dikkatinize sunmak istiyorum. Ardahan’da görev yapan 400 öğretmenden 60’ı eş durumu ya da benzeri nedenlerle tayin olunca, öğretmen açığını kapatma konusunda Bakanlığımız da duyarsız kalınca şehrin Valisi ve Emniyet Müdürü derslere üniversite mezunu polisleri sokmaya başlıyorlar. Geçtiğimiz yıllarda da bu açığı kapatmak için, ilgili branşta formasyon şartı aranmaksızın yüksekokul mezunlarını görevlendirerek imam öğretmen uygulaması başlatan yetkililer şimdi de polis öğretmen uygulamasını başlatarak sorun çözmeye çalışıyorlar. Kabahat o şehrin Valisinde, Millî Eğitim Müdüründe ya da Emniyet Müdüründe değil değerli arkadaşlarım; kabahat, 21’inci yüzyılı yaşayan ülkemizin bu sorunları çözememiş Millî Eğitim Bakanlığında; kabahat o Bakanlığın bağlı olduğu hükûmetlerde. 350 binin üzerinde işsiz öğretmen adayı varken, siz öğretmen açığını polisle, imamla kapatmaya çalışın. Çok yazık!

Bakın, değerli milletvekilleri, Avrupa ülkelerinde gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5,5’i kamu eğitim harcamalarına ayrılıyor. Bu oran nüfusun yüzde 31’i çocuk ve gençlerden oluşan Fransa’da 5,7’dir, bizde ise -ki, nüfusumuzun yüzde 47’si çocuk ve gençlerden oluşmaktadır- 2,74’tür, bir önceki yıl ise 2,95’tir. Payı artıracağımıza azaltıyoruz.

Şimdi bize diyeceksiniz ki: “Bütçe olanaklarımız bu kadar.” Artırın değerli arkadaşlarım, iktidar değil misiniz? İşinize gelen konularda “Avrupa Birliği hedefleri” diyeceksiniz, kanunları jet hızıyla çıkaracaksınız, eğitim-öğretim söz konusu olduğunda “Bütçe olanakları bu.” diyeceksiniz.

Seksen yedi yıllık cumhuriyet, AKP İktidarı döneminde kadrolu öğretmenlik, sözleşmeli öğretmenlik, vekil öğretmenlik, ücretli öğretmenlik, polis öğretmenlik, imam öğretmenlik gibi öğretmenlik türleriyle tanıştı. Mevsimlik işçi alır gibi öğretmen alıyorsunuz. Bu durum kaliteyi düşürmüyor mu? Bundan vazgeçin değerli arkadaşlarım. Kaldı ki, bundan bir yıl önce Sayın Bakan artık sözleşmeli öğretmen alınmayacağını, sözleşmeli öğretmenlerin tamamının kadroya geçirileceğini söylemişti. O çocuklar daha ne kadar bekleyecekler Sayın Bakan? 4 Haziran tarihinde 9.599 öğretmen ataması yapıldı. Şimdi bu ataması yapılmayan öğretmenler bize soruyor, biz de size soruyoruz Sayın Bakan: Bunların kaç tanesi sözleşmeli öğretmenlerden, kaç tanesi atama bekleyen öğretmenlerden seçildi? Bundan sonraki öğretmen alımlarında bu işleyiş nasıl olacaktır?

Benim, bu kürsüden Sayın Millî Eğitim Bakanı ve AKP milletvekillerine bir önerim var: “Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu” diye bir platform var, bu gençlerle biraz konuşun lütfen ya da kendinizi o gençlerin anne babalarının yerine koyun, empati yapın biraz. Mesela 2002 yılında mezun olup atanmayan beden eğitimi öğretmeni Hakan Demirbanka’nın yerine koyun ya da Hakan’ın kendi çocuğunuz, kardeşiniz olduğunu düşünün ya da 2000 yılında mezun olan Mustafa Kocabaş’ın yerine koyun kendinizi ya da 2008 yılında mezun olan edebiyat öğretmeni Fırat Sarıpınar’ın, sınıf öğretmeni Mutlu Kayıran’ın yerine koyun. Platformun verilerine göre ataması yapılmadığı için intihar eden öğretmen sayısı 14. En son Bursa’da biyoloji öğretmeni Fikret Ercan intihar etti. Yazık değil mi bu gençlere. Bunların böyle bunalımlara girip hayatlarının baharında intihara sürüklenmeleri içinizi acıtmıyor mu?

Ben, burada, Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir sözünü hatırlatarak sözlerime son veriyorum: “Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında kadrolu-sözleşmeli öğretmen ayrımı olmayacak, atama bekleyen öğretmenlerimizin tamamının da ataması yapılacaktır.” Bugünler de yakın sevgili gençler.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

72 konuşma daha · 15 Haziran 2010

72 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook