Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu toplantısındaki konuşma
Karabük Milletvekili ·
AK Parti
Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu · 5. yasama yılı · 14 Ekim 2026 · 540 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Durmuş Ali Keskinkılıç (AK Parti), 14 Ekim 2026 tarihinde TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 540 kelime.
Durmuş Ali Keskinkılıç (AK Parti, Karabük). “Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu tutanağı, 14 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/durmus-ali-keskinkilic-2026-10-14-tutanak-metni (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90418
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)DURMUŞ ALİ KESKİNKILIÇ (Karabük)Sayın Başkanım, Eti Madenin değerli yöneticileri; ben burada genel bir değerlendirme yapmak niyetindeyim.
Şimdi, dünyanın geldiği son noktaya baktığımızda bir şey ortaya çıktı "karşılıklı bağımlılık teorisi" dediğimiz bir teori ortaya çıktı. Yani, daha önceki dünyada, işte, petrol kaynaklarını elinizde tuttuğunuz, petro-doların üzerine kurulmuş dünyanın bugünkü geldiği noktada da karşılıklı bağımlılık ilkesi ortaya çıktı. Bu ne? Bugün bazı madenleri elinizde tutuyorsanız, tedarik zincirlerini elinizde tutuyorsanız, enerji kaynaklarınızı elinizde tutuyorsanız bu bağımlılık halkasının içinde yer alabiliyorsunuz. Şimdi, baktığımızda Birinci Sanayi Devrimi, İkinci Sanayi Devrimi, Üçüncü Sanayi Devrimi ve Dördüncü Sanayi Devrimi... Yani, elektrik, buhar, işte, efendim, dijitalleşmenin kullanılmasıyla birlikte Dördüncü Sanayi Devrimi'nden sonra yapay zekânın çıkmasıyla birlikte Beşinci Sanayi Devrimi olmadı, bir çağ değişti. Bugüne kadarki bütün sanayi devrimlerinin temel esası somut sanayi devrimleriydi, somuttu bunlar, belliydi, somut gerçekler vardı, somut işlemler vardı ama yapay zekânın ortaya çıkmasıyla beraber soyut teknoloji gelişti "soyut sanayi" dediğimiz bir kavram ortaya çıktı. Şimdi, bu soyut sanayiyi üretmenin, soyut teknolojiyi geliştirmenizin yolu ne? İşte, en önemli yolu elinizde tuttuğunuz nadir toprak elementleri. Şimdi, bunun Çin'den sonra, Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra en önemli potansiyeli kimin elinde? Türkiye'nin elinde. Şimdi, az önce burada iktidardan, muhalefetten milletvekillerimiz konuştu; herkesin ortak kanaati ne? Türkiye'nin şu andaki en stratejik kurumu Eti Madendir, ortak kanaatimiz bu. Neden? Çünkü biz bu karşılıklı bağımlılık masasına oturabileceksek, bu masada olacaksak Eti Madenin stratejik gücü sayesinde olacağız. Özellikle nadir toprak elementlerini bu soyut teknoloji devriminden sonra Çin, Amerika Birleşik Devletleri, Japonya jeopolitik silah olarak tanımladılar "Jeopolitik silahtır bu." dediler ve bunlarla ilgili kısıtlamalara, birtakım işlemlere girdiler. Şimdi, bizim burada da en önemli işlerimizden bir tanesi özellikle Eti Madenin ve Eti Madenin elinde tuttuğu kaynakların bizim açımızdan jeopolitik bir silah olduğudur, jeopolitik bir güç olduğudur ve bu karşılıklı bağımlılığa girilen dünyada bizim en büyük gücümüz ve kudretimiz olduğudur; bu net, burada herkes hemfikir. İşte, ben burada bir tavsiyede bulunmak istiyorum, bulunmak istediğim tavsiye şu: Arkadaşlar, burada ciddi AR-GE'ler yapmak zorundayız, burada ciddi, hızlı işlemler yapmak zorundayız, burada çok ciddi bir insan "know-how"ı oluşturmak zorundayız. İnsan potansiyelinin gelişmesi için buranın yapısal olarak da buna uygun hâle getirilmesi gerekiyor, çok ciddi mühendisler almanız lazım, gerekiyorsa bunlara çok yüksek ücretler ödemeniz lazım, gerekiyorsa bunda çok ciddi yatırımları yapmanız lazım, burada hızlı olmanız lazım. Burada bir KİT mantığıyla bu işleri yürütmek zor. Ben savunma sanayisinden geliyorum. Türkiye'deki savunma sanayisinin ilerlemesi ilk önce yapısal değişimle başlamıştır. Bu yapısal değişimin, Eti Borun da böyle bir stratejik kurumun da bu yapısal değişim... Yani, bir savunma sanayisi şirketi gibi bakmamız, savunma sanayisi yapısı gibi bakmamız ve bunların da çok kritik olduğuna bakmanız ve bu yapıyla hareket etmemiz lazım. Burada vereceğimiz ücretler, burada oluşturacağımız insan "know-how"ı bizim için son derece kritik. Ben bu konuda Bakanlımıza da bir tavsiyede bulunmak istiyorum: Bu konuda gerekli düzenlemeleri yaparak bu stratejik kurumu, Türkiye'nin en büyük gücünü elimizde tutmamız için gerekli değişiklikleri yapmalarını tavsiye ediyorum çünkü bu soyut teknoloji devrimi dünyada yeni bir çağı başlatmıştı arkadaşlar, yeni bir çağ başladı, bunun da farkına varmak lazım. Bu çağın anahtarı da nadir toprak elementleridir, kritik minerallerdir, bunları elinde bulunduran da büyük güçtür.
Bu arada, benim bölgemdir, 14 Ekim 2022 tarihinde maalesef biz bir maden kazası geçirdik, 43 madencimizi şehit verdik. Burada bütün maden şehitlerimizi tekrar tekrar anıyorum, hepsinin ruhu şad olsun diyorum.
Hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum efendim.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
14 konuşma daha · 14 Ekim 2026